04 Kasım 2016 08:45

Paşabahçe işçileri, Kristal-İş'in yaptığı protokole tepkili

Mersin Paşabahçe’nin kapatılacağının açıklanmasının ardından Kristal-İş yönetimi ile patron arasında imzalanan protokolün tartışmaları sürüyor.

Paylaş

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Şişecam Topluluğuna bağlı Mersin Paşabahçe’nin kapatılacağının açıklanmasının ardından Kristal-İş yönetimi ile patron arasında imzalanan protokolün tartışmaları sürüyor. Sendika yönetiminin “görülmemiş başarı” olarak sunduğu protokolün söylendiği gibi olmadığını belirten işçiler, performans uygulaması, esnek çalışma ve eşit ücret talebini engelleyen maddelere işaret ederek “Açıklamalar farklı, protokol farklı” dedi.

Sosyal medya üzerinden protokolü değerlendiren işçilerden biri, “Bu protokolde Topkapı işçisine diyor ki; siz fabrika ortalamalarına göre nakil oldunuz. Ama şimdi PCS Mersin işçisi mevcut saat ücretleriyle nakil oluyor diye ‘Ben de isterim’ diye huzursuzluk çıkarman yasak. Bunun için madde koymuş” dedi. Aynı işçinin protokole dair ikinci değerlendirmesi ise şöyle: “Paketlemede çalışacak personelin bağımsız bir firma tarafından verimliliği ölçülecek. Bu ne demek oluyor. Bankacılarda uygulanan hedef sistemini bilirsiniz. Şu kadar kredi kartı satacaksın, şu kadar bireysel kredi kullandıracaksın gibi. Ne yani bu ay verimliliğin düşük az ürün paketledin deyip işten mi atacak.” Bu paylaşımın altına yorum yapan başka bir işçi ise; “Rezilliğin bini bir para. İşveren topu oynuyor golü atıyor bizimkiler de ben attım ben attım diye bağırıyor. Aslında kale arkası top topluyoruz haberimiz yok” ifadelerini kullandı.

Kristal-İş Genel Başkanı Bilal  Çetintaş protokolü kurban keserek duyurmuştu.

PERFORMANS UYGULAMASI

“Ne zaman iyi bir şey yapıldı dense altından mutlaka başka şeyler çıkıyor” diyen diğer bir işçi ise; imzalanan protokolün fabrika içerisinde huzursuzluk yaratacağını düşünüyor. Bu işçi gerekçelerini ise şu şekilde sıraladı: “Tamam kapanmalarda veya daralmalarda yatay geçiş mutlaka olmalı. Ama 53. madde olarak herkese uygulansın. Duruma göre protokol yapılmasın. Daha önceki arkadaşlarımız asgari ücret ya da fabrika ortalamalarıyla gitti. Bunlar huzursuzluk çıkarır. Ya da işçiler verimli çalışmayı bırakırsa ne olacak. Sendika da altına imzayı atarak bir şey olmayacağının garantisini veriyor. Yarın bir gün hedefi tutturamadın deyip de işten atmalar başlarsa kimse şaşırmasın.” Bir başka işçi de benzer fikirde: “Bu protokol 53. maddeye göre yapılan bir protokoldür. Performansı düşük işçi yıllarca çalışıp sağlığını yitirmiş işçidir. Bu protokole göre yarın bir gün senin performansın düşük diyerek işçi çıkarılmasına sebep oluyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Çalışan işçiye karşı her türlü oyunlar gizliden bu şekilde protokol altına alınıp emek hırsızlığı yapılıyor. Yaptığı açıklama bu protokole uymuyor, karşı çıkanı da hain ilan ediyorlar.”

2013’te kapatılan Topkapı Şişecam direnişinden.

YILLIK İZİNLER 12 AYA BÖLÜNECEK

Bir başka işçi ise “Gözümüz aydın izinlerimiz 12 aya bölünerek verilecek. Gelin hep beraber bu konuyu artı ve eksileriyle irdeleyelim” diyerek, şöyle devam etti: “Kırklareli Cam Sanayi olarak baktığımızda her yıl mevcut kadroluları izine çıkarabilmek için 7 aylığına nisan-kasım ayları arasında izin dönüşüm ekibi adı altında ihtiyaç kadar sözleşmeli işçi alınırdı bugüne kadar. Ancak Kırklareli Cam Sanayide 110 sözleşmelinin kadrolu olacağı duyumları var. Şimdi işçilik adına sayımızın artması kadrolu olmaları ve sözleşmelilerin girdi-çıktı gibi problemlerini aştığımızı düşünsek de, önümüzde miadı dolan dolmak üzere olan fırınlarımız var. Ola ki bir fırın tamiri ya da daralma ya da fırın kapanması olduğunda eskiden ilk önce sözleşmeli işçiler çıkarılıp yıllık izinler kullanılıyordu. Şimdi her işçi kadrolu olacağına göre bu oluşabilecek olumsuz durumlarda kadrolu işçiler de kapının önüne konulacak. Bize her ne kadar her işçi 15 gün yaz 15 gün kış izni kullanacak diye sunulsa da maalesef uygulamada bu kesinlikle böyle olmayacak. Esnek çalışma ancak izinlerin 12 aya bölünmesiyle uygulanabilirdi. Bu da bu şekilde kabul edildi. Aslında biz yalnızca yaz ve kış izni kullanmayı kabul etmedik, esnek çalışmayı da kabul etmiş olduk. Hep beraber yaşayıp görelim.”

İSTEDİĞİMİZ ŞEFFAF BİR YÖNETİM

Topkapı fabrikasının taşınma sürecinde aynı sistemin uygulanmadığını hatırlatan işçi şunları ifade etti: “İşveren aynı işveren, sendika aynı sendika kurban kesen aynı genel başkan, şube başkanı aynı şube başkanı... Üyeler olarak biz şunu merak ediyoruz, madem oluyordu neden geçen sene olmadı. Topkapı’daki aileler perişan olduğunda neden aynı tepki konulmadı. Kimse kimseyi uyutmasın yok Topkapılılar yatay geçiş istemedi ondan oldu deyip olayları çarpıtmayalım. Bunu herkes biliyor. Topkapılı arkadaşlarımıza işsizlik maaşı bile bağlandı. Kimse hikaye anlatmasın.” Bu yatay geçişin her bölge için uygulanmasını ve her zaman aynı şekilde uygulanmasını isteyen işçi; “Bizlerin sizden istediği şeffaf bir yönetim” dedi.

VEDALAR... VEDALAR... VEDALAR...

Yıllardır bu fabrikada çalışan işçiler, kurdukları düzenin bozulmasından kaynaklı da büyük üzüntüler yaşıyor. “Vedalar... Vedalar... Vedalar... Ardı arkası kesilmeyen vedalar...” diyen bir işçi, işinden ayrılmaktan duyduğu üzüntüyü anlattı: “Öncelikle böyle büyük bir camiada çalıştığım için gurur duyuyorum ve aynı zamanda şu an ben de çok üzgünüm. Gençliğimizi ve en güzel yıllarımızı verdiğimiz Paşabahçemiz maalesef kapanıyor. Gönül isterdi ki emekli olduktan sonra bile fabrikamızın bacası tütsün bizden sonrakiler de çalışsın ekmek yesin ama maalesef olmadı. Bütün arkadaşlarımın vedalaşmalarını gördükçe içimiz kan ağlıyor ve elimizden de bir şey gelmiyor maalesef. İşsiz kalanların da nakil olanların da Allah yar ve yardımcısı olsun inşallah. Söylenecek çok şeyler var aslında ama çok duygu yüklüyüm buralara da sığmaz zaten.” Bir başka işçi ise; “8 Mayıs 1995 tarihi itibariyle başladığım Şişecam camiasında 15 Şubat tarihi itibariyle ikinci Şişecam ailesine katıldım. 1 Kasım 2016 tarihi itibariyle de üçüncü Şişecam ailesine katılmak üzere düştük yollara” diyerek arkadaşlarından helallik istedi. Bir başka işçi ise “Valla bu gidişle dördüncüyü görürsün. İçimiz kan ağlıyor” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

ÖNCEKİ HABER

Halkın talepleri karşısında durulamaz

SONRAKİ HABER

Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde hukuk ayaklar altında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa