03 Kasım 2016 17:12

Atılan akademisyenler uğurlandı: Üniversiteler bizimdir

İstanbul Üniversitesi'nden KHK ile ihraç edilen Eğitim Sen üyesi akademisyenler meslektaşları ve öğrencileri tarafından uğurlandı.

Paylaş

Son kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen Eğitim Sen ve “Barış İçin Akademisyenler” üyesi İstanbul Üniversitesi akademisyenleri, öğrencileri ve meslektaşları tarafından alkışlarla uğurlandı. 

29 Ekim’de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 77 üniversiteden toplam bin 262 akademisyen üniversitelerden ihraç edildi. İstanbul Üniversitesi’nden ihraç edilen muhalif akademisyenler üniversitenin Beyazıt’ta bulunan ana kapısından uğurlandı. İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi, SES Aksaray Şubesi, Eğitim Sen 6 No’lu Şube, İstanbul Tabip Odası, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nin çağrısıyla Beyazıt Kampüsü’nde bir araya gelen yüzlerce kişi, “Ferman devletin üniversiteler bizimdir”, “Üniversiteler bizimdir bizimle özgürleşecek”, “Teslim olmadık, teslim olmayacağız” sloganlarıyla kampüsünde yürüyüş yaparak, ana kapı girişine geldi. Eyleme CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Emek Partisi MYK Üyesi Levent Tüzel, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, ÖDP ve DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası üyeleri de katıldı. 

AKP ÜNİVERSİTELERİ ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYOR
Burada kurumlar adına ortak açıklamayı yapan Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, ihraç listelerinin hukuksuz bir biçimde oluşturulduğunu vurguladı. İktidarın Türkiye’nin ilerici, demokrat, laik ve barış yanlısı birikimini hedef aldığını söyleyen Yeşildere, rektörlerin Cumhurbaşkanınca atanmasının özerk üniversite ve akademik özgürlüğü ortadan kaldıracağına vurgu yaptı. İhraçların kamu hizmetini parztizanlaştırmayı amaçladığını vurgulayan Yeşildere, hükümetin akademisyenlere kumpaslar kurarak üniversiteleri ele geçirmeye çalıştığına dikkat çekti ve şöyle devam etti: “İlk zamanlarda bu tasfiye hülyasındakilerin akıl hocaları FETÖ’cülerdi. Bunlara karşı mücadele ettik. Kimileri hâlâ görevleri başında, kimi kumpasçıların paraşütle getirildiğini gördük. Darbe başarılı olsaydı da görevinin başında kalacağı muhtemel olan rektörler, 12 Temmuz’da bile cemaatçilerle işbirliği içinde Eğitim Sen’lileri hedef aldı” dedi.
Yeşildere taleplerini ise şöyle sıraladı: “OHAL derhal kaldırılmalıdır. İhraç edilenler göreve dönmelidir. Soruşturmalar evrensel hukuk çerçevesinde yürütülmelidir. Kamu hizmetinde liyakat ilkesini ayaklar altına alınan AKP dönemi uygulamaları sonlandırılmalıdır.” 

‘İŞÇİ SINIFINDAN GÜÇ ALIYORUZ, KAZANACAĞIZ’
Burada konuşan ihraç edilen akademisyenlerden Araştırma Görevlisi ve Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Levent Dölek, İstanbul Üniversitesi’ndeki haksızlık ve usulsüzlüklere karşı gelen insanların hedef seçildiğini kaydetti. “Özellikle de üniversitede, AKP ile cemaatin ele ele yaptığı asistan kıymına karşı, 50d Asistan Hareketinin temsilcileri seçilmiş. O zaman da bize ‘Koçbaşı’ demişlerdi” diyen Dölek, iş güvencesi istediklerini söyledi. Hiçbir iktidara hizmetkar olmadıklarını vurgulayan Dölek, “Bizim üzerimizde cepheye gönderilen yoksul çocuğu Mehmetçiğin de, buzdolabında cenazesi bekletilen Kürt bebeğinin de hakkı var. Başka yerlere yüzümüzü dönecek halimiz yok. Biz onurlu, dik duran insanlara güveniyoruz. İşçi sınıfından güç alıyoruz. Biz kazanacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

‘BAŞIMIZ DİK, GÜCÜMÜZ BÜYÜK’
İhraç edilen akademisyenler Doç. Dr. Zeynep Kıvılcım ve Yrd. Doç. Dr. Sezai Temelli’nin gönderdiği yazılı mesaj da eylemde okundu. Kıvılcım gönderdiği mesajda “Bu ülkenin halklarından aldığım güçle daha fazlasını söylemeye devam edeceğim. Asla teslim olmayacağım” derken, Temelli ise “Bir yere gitmiyoruz. Mücadeleyi özerk, demokratik üniversite anlayışıyla sürdürmeye devam edeceğiz. Başımız dik ve onurluyuz, öfkemiz büyük. Gücümüz de büyük” dedi. 

‘SEÇİLEN REKTÖR ATANMAMIŞTI’
İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi adına konuşan İ.Ü Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Gören de, üniversitede geçen yıl yapılan rektörlük seçimlerinde seçilenin atanmadığını hatırlatarak, “Bu üniversitenin akademisyenleri rektörlük seçimlerinde demokratik bir üniversite istediklerini ortaya koydular” dedi. Gören, “Umutsuz değilim. Kanunlar adalet için vardır ama bugün tamamen faşist yönetim için KHK’ler sopa olarak kullanılmakta. Bu kabul edilebilir birşey değil. Eşitliğe dayanan bir Türkiye ve özerk bir üniversite için sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu. 

ÖĞRENCİLER HOCALARININ YANINDA
Eylemde öğrenciler adına konuşan Kübra Okumuş da, hocalarının sermayeye ve iktidarın saldırılarına karşı bilimi ve demokrasiyi savunduğunun altını çizdi. Okumuş şöyle konuştu: “10 Ekim anmasına polis ve güvenlik saldırdığında hocalarımız barikat oldu. OHAL uygulamalarına karşı mücadele ettiler” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


 

ÖNCEKİ HABER

'Tekme atanın tutuklanması' yasası Meclis Komisyonunda

SONRAKİ HABER

Ekinler Endüstri'de 8 işçi daha işten atıldı, işçiler birlikte mücadele çağrısı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa