‘Basına dönük baskılardan dayanışma ile çıkılacak’

‘Basına dönük baskılardan dayanışma ile çıkılacak’

Gazeteciler Cumhuriyet’e dönük operasyonları KHK’ler ile gazetecilerin tutuklanmasını ve basın özgürlüğünü anlattı.

Cansu PİŞKİN
İSTANBUL

Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında çıkan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Türkiye basını tarihinin en karanlık zamanlarından geçiyor. KHK’lar ile 170 basın yayın kuruluşu kapatıldı, binlerce gazeteci işsiz kaldı ve onlarca gazeteci tutuklandı.

OHAL kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında 668 sayılı KHK’ya göre, ilk etapta 3 haber ajansı, 16 televizyon, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı kapatılmıştı. Ardından yine 668 sayılı KHK’ya dayandırılarak 23 radyo ve TV kanalının yayını durdurulmuştu. Geçtiğimiz günlerde çıkan 675 sayılı KHK ile de 15 ajans, gazete ve dergi kapatıldı. Basına dönük son darbe Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine yapılan operasyonla geldi. Evlerinde arama yapıldıktan sonra gözaltına alınan 13 yazar ve yönetici avukatlarıyla henüz görüştürülmedi. Böylesi bir baskı ortamında gazetecilere bundan sonra “ne yapmalı” diye sorduk.

‘GERÇEĞE SAHİP ÇIKALIM’

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat: Basın özgürlüğü her şeyden önce halkın haber alma, haber olma hakkıdır. İktidarın kendi hedeflerini sınırsız olarak hayata geçirmek için "ayak bağı" olarak gördüğü tüm basın kurumlarına karşı ağır bir saldırı gerçekleştirdiği dönemdeyiz. Öyle ki artık bir basın organına yönelik bir operasyonun gerekçesini açıklarken "hukuki değil, siyasi" demek bile çok naif kalıyor.Bu saldırılara karşı gazeteci inisiyatiflerinin, basın meslek örgütlerinin ve tüm meslektaşlarımızın seslerini yükseltmesi yanında, okurların, izleyicilerin, aslında haberin gerçek muhataplarının kendi sesleri olan basın kurumlarına sahip çıkması hayati önemdedir.
Türkiye'de demokrasiden yana olan tüm güçler için bir sınavdır bu süreç. Demokrasiyi yeniden kazanmadan basın özgürlüğünü de kazanamayız. Bir darbe döneminde ne yaşanıyorsa bir bir yaşıyoruz. Ancak hiç bir devlet zoru, arkasında sahibi olan gerçeklere boyun eğdiremez. Gerçeğe sahip çıkalım.

‘DAYANIŞMAYLA ATLATMAK MÜMKÜN’

Gazeteci Mehveş Evin: Basın özgürlüğü konusunda yıllardır tekrar ettiklerimiz, bugün gelinen noktada elzem bir duruşu gerektiriyor. Nedir o? Bir gazetecinin/yayının hakkında -şiddet içeren eylemde bulunduğu kanıtlanıp yargılanmadan- terördür, şudur budur ayrım yapıp 'oh olsun' ya da 'bana ne' denirse bir gün gelir, okuyacak gazeteniz,doğru haber alacak televizyonunuz kalmaz! OHAL ile kapatılan yüzlerce yayından geriye, büyük mücadele veren çok değerli birkaç yayın kaldı. Basın başta olmak üzere, halkın bu yayınlara sahip çıkması, dayanışma göstermesiyle bu badireleri atlatmak mümkün. Bu yayınları alarak, dayanışma çağrılarını takip ederek, barışçıl ve sivil eylemlere katılarak halkın haber alma hakkını sonuna dek savunmamız gerekiyor. İş dünyası reklam çekerek değil de bu yayınları desteklerse, merkez medyada kalan vicdan sahibi gazeteciler korkmaktan vazgeçip meslektaşlarını açıkça desteklerse; yalan yanlış ve eksik haberlerin kölesi olmaktan vazgeçerse bir yarınımız olacak. Aksi takdirde onlar da bu baskıların, basın özgürlüğü ihlallerinin destekçisi demektir. Karanlığa mahkum olmamak için hemen, bugün, şimdi dayanışmaya!

‘TOPYEKÜN MÜCADELE ETMELİYİZ’

Gazeteci Barış İnce: Basına yönelik gelişen baskılar ve hükümetin son tutumu darbe girişiminin bahane olduğunu gösteriyor. Başkanlık yoluna giderken ayaklarına takılan taşları temizlemek ve kaos ortamında ülkeyi başkanlığa götürmek istiyorlar. Baskılar siyasidir. Bu güne kadar gazeteciler halkı doğru bilgilendirmek için elinden geleni yaptı. Ancak faşizmi yıkacak olan şey, tek başına gazetecilerin uğraşı değil. Yalnızca siyasi partiler değil, sendikalardan sivil toplum kuruluşlarına, velilerden işçilere toplumun tüm kesimleri topyekün biraraya gelerek mücadele etmeli.

‘ALTERNATİF HABER KAYNAKLARI ÜRETİLMELİ’

Gazeteci / Yazar Celal Başlangıç: Bu güne kadar yapılanlar dehşet verici fakat asıl vahim olan şey bundan sonra ne yapılacak ki basın susturulmaya çalışılıyor. Tepki ve dayanışma ile bu susturma operasyonlarının önüne geçebilir. Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon bir kırılma noktasıydı. Çünkü şimdiye kadar FETÖ’cüleri ya da Kürtleri susturmaya çalışan iktidar Cumhuriyet’le birlikte CHP’yi de içine alan bir noktaya geldi. Eğer Azadiya Welat ve Özgür Gündem kapatıldığında yeterli bir tepki verilseydi Cumhuriyet’e bu yapılamazdı. Ya da Diyarbakır eş başkanları tutuklanıp kayyum atandığında yeterli tepkiyi verebilseydik yarın öbürgün Beşiktaş Belediyesi veya Şişli Belediye’sine kayyum atanmasının önüne geçebilirdik. Bundan sonrası için yeni, alternetif haber kaynakları üretilmeli ve yeni alanlar açıılmalı. Dayanışma ve karşı çıkmak gerek.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.