'Greve davet kabulümüzdür'

Memur konfederasyonlarıyla süren toplusözleşme görüşmelerinde hükümet son teklifini yüzde3.5 artı 4 olarak açıkladı. Emekçiler teklifi ‘greve davet’ olarak yorumladı.Hükümet toplusözleşme görüşmelerinin son oturumunda yeni zam oranını yüzde 3.5 artı 4 olarak açıkladı. Memur-Se

3.5 artı 4 olarak açıkladı. Emekçiler teklifi ‘greve davet’ olarak yorumladı.

Hükümet toplusözleşme görüşmelerinin son oturumunda yeni zam oranını yüzde 3.5 artı 4 olarak açıkladı. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in açıkladığı zam oranını “Cılız bir teklif” diyerek değerlendirdi. KESK ve Kamu-Sen ise teklifin kabul edilemez olduğunu belirtirken Memur-Sen ve tüm kamu emekçilerini greve davet etti.

Diğer yandan yurdun dört bir yanında grev hazırlıkları sürüyor. Çeşitli illerden sendikaların şube başkan, yönetici ve üyeleri, kamu emekçilerinin tabanda birliği sağladığını ifade ediyorlar. Kamu emekçileri, sendika ayrımı gözetmeden grev hazırlıklarının sürdüğünü, Memur-Sen üyelerinin de kendi yöneticilerine tepki gösterdiklerini söylüyorlar.

DÖRT BİR YANDA GREV HAZIRLIĞI

Kamu emekçilerinin hükümetin zam teklifine karşı grev hazırlıkları yurdun dört bir yanında sürüyor. Emekçiler hazırlık çalışmaları çerçevesinde işyeri gezileri, toplantılar ve eylemler gerçekleştiriyor.
Hükümetin zam teklifi, sendikalı ve sendikasız tüm kamu emekçilerinin tepkisini çekmiş, çeşitli eylem ve etkinlikler yapılmıştı. KESK ve T. Kamu-Sen ortak bir grev örgütleme kararı almış, Memur-Sen’i de greve katılmaya çağırmıştı. Grev kararıyla birlikte işyerlerinde başlayan grev hazırlıkları son aşamasına geldi. Bugün çeşitli il ilçe ve sendikalardan grev hazırlıklarına dair görüşlere yer veriyoruz.

HÜKÜMETİN EMEKÇİYE BAKIŞI

Hükümetin TİS masasına getirdiği teklifin, kamu emekçilerine bakış açısını yansıttığını belirten Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Doğan Kaya, “Özellikle Başbakanın kamu emekçilerine hükümetin belirlediğinden fazla verecekleri her kuruşun ülkeyi Yunanistan’a benzeteceğini ifade etmesi; aslında olası krizin nedeninin emekçilerin insanca yaşam talebi olduğununun ima edilmesidir. Başbakanın söyleminde bir de itiraf saklı; bu da ‘Krizin ülkeyi teğet geçeceği’  söyleminin faturanın  işçi, emekçi ve halk kesimlerinin üzerine yıkılarak atlatılmaya çalışıldığıdır.” diye konuştu.

Kaya sözlerine şöyle devam etti: “23 Mayıs’ta yapılacak grevin KESK ve Kamu- Sen tarafından ortak yapılacak olması hem çalışmamızı kolaylaştırdı, hem de greve katılımı kolaylaştıracak. Grevin işyerlerinden yoğun katılımla gerçekleşeceğini gözlemliyorum. Yaptığımız işyeri gezilerinden edindiğimiz izlenim sendikasız ve başka sendikalara üye eğitim emekçilerinin ve Eğitim Bir Sen’in tabanından da greve katılımın olacağıdır.”

İŞYERLERİNDE EYLEMLER

Eğitim Sen Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Dengiz Sönmez, grev kapsamında işyeri ziyaretlerinin sürdüğünü belirterek, “2 Nolu Şube yapıtığı işyeri temsilciler toplantısında  aldığı karara göre 23 Mayısta bölgelerde etkinlikler yaparak alana gelecekler. Batıkent’te Metro son durakta, Yenimahalle Endüstri Meslek Lisesi önünde, Çayyolu’nda Arcadium önünde, Beşevler’de  İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanacaklar ve saat 11.00’de YKM önünde kitlesini birleştirecek. Batıkent Şevket Evliyagil Ticaret Meslek Lisesi ve Çankaya Atatürk Anadolu Lisesi  gibi kimi işyeri temsilcilikleri de okul önlerinde etkinlik yapmayı planlıyor. Ayrıca ilçe temsilcilikleri de bulundukları ilçelerde açıklamalar yapacak.” diye konuştu.

TAM GÜN GREV

Grevin sadece alanlara çıkmak değil üretmemek olduğunu vurgulayan BTS İzmir Şube Başkanı Bülent Çuhadar, “Kendi iç tartışmalarımızı su yüzüne çıkarmadan, hangi politik görüşü-hangi sendikal anlayışı savunuyor olursak olalım, tüm gücümüzü grevin başarısı için harcamak zorundayız.” diye konuştu.
Kamu-Sen’e bağlı Türk-Ulaşım-Sen sendikası ve demiryollarında örgütlü derneklerle bir dizi toplantılar gerçekleştirildiğini bildiren Çuhadar, “Grevi örgütleme çalışmalarını hızlandırdık. BTS olarak 20 yıldır uyguladığımız ve taktik değil, stratejik kararımız olan gece saat 24.00’dan, ertesi gece 24.00’a kadar süren grev kararımıza, kurumda örgütlü dernekler itiraz ederek, diğer kamu çalışanları gibi sabah 08.00 akşam 17.00 arası yapılması önerisi getirdi. Bu öneri karşısında sabırlı bir çalışmayla dernek yöneticileri ikna edilerek bizim kararımızda ortaklaşma sağlandı.” dedi.

Halil Kara (Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu Üyesi): 5 aydır zamsız maaş alınması, art arda gelen zamlar, emekçilerin iyi bir toplu sözleşme imzalanacağı beklentisine sokulması, hükümet açıklamalarının kamu emekçilerinin onurunu incitmesi, tabandaki birlik isteğini bir ihtiyaç haline getirdi. KESK’in almış olduğu grev kararının Kamu-sen ve Birleşik Kamu-İş tarafından da desteklenmesi; yılların verdiği ön yargı ve rekabet duygusu; ortak çalışmayı grevi işyerlerinde birlikte örgütlemenin önünde hâlâ engel oluştursa da, yukarıda belirtilen durum aradaki buzları eritti, birleşmekten başka çarenin olmadığını gösterdi.
Adana’da KESK örgütleme amaçlı salon toplantıları gerçekleştirildi. Kalabalık işyerlerinde (postane, vergi daireleri, Bağ-Kur vb.) KESK’e bağlı sendika yöneticilerinin katıldığı toplantılar gerçekleştirilmektedir. Eğitim Sen olarak 4-5 ekip halinde işyerlerinde yoğun katılımlı toplantılar yapıyoruz. Sendika üyesi olsun olmasın tüm emekçilerde katılım konusunda istek olduğunu görüyoruz. Memur-Sen üyeleri yer yer kendi sendikaları karar almasa da eyleme katılacaklarını belirtiyorlar.

FARKLI ALANLARDA OLACAĞIZ

Kemal Kazak (T. Sağlık-Sen Gaziantep Şube Başkanı ve Kamu-Sen İl temsilcisi): 23 Mayıs sürecine gelinmesinde 3+3 çok etkili oldu. Bir yandan ülkenin büyüdüğü söylenirken,  diğer yandan çalışanlara verilmek istenen  bu komik zam, bizim bu grev kararını almamızı sağladı. Bizce gerçek enflasyon yüzde 20’dir.
KESK ile dünya görüşlerimizde farklılıklar olabilir ama emek mücadelesinde ortaklaşmamamız için bir neden yok. Geçmişte Emek Platformu ve Tekel eylemlerinde bunun örnekleri de var. Hatta Türk İş, DİSK ve KESK ile beraber yaptığımız eylemler sonucunda emeklilik yasasında değişiklikleri sağladık. Grevi ortak yapmamıza rağmen farklı alanlarda olacağız. Biz KESK ile aynı alanda olmaya hazır değiliz. Genel merkezimizden gelen yazı ayrı alanlarda olmamız gerektiğini belirtiyor.

KAMU-SEN İLE BİRLİKTELİK ÖNEMLİ

Ömer Faruk Koç (Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı ve KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü): Sendikalar yasası özgürlükleri elimizden alan eşitlik prensibine dayanmayan ve yandaş sendikal anlayışla ortak hazırlanmış bir yasadır. Bu yasanın sonucunda gelen toplusözleşme sürecinde emekçilere dair hiçbir şey olmayacağı belliydi. Bu son grev olmayacaktır. 657’de yapılan değişikliklerle sağlıkta yapılan dönüşüm, eğitimde de yapılmak isteniyor, bu duruma sessiz kalmayacağız. 23 Mayısa merkezde ve ilçelerde tüm gücümüzle hazırlanıyoruz. Aktivist arkadaşlarımızın da katkılarıyla okulları dolaşıyoruz. Okullarda hem kendi üyelerimizden hem de diğer emekçilerden çok olumlu tepkiler alıyoruz.
Kamu Sen ile ortaklaşmasını önemli buluyoruz. Memur-Sen üyelerini beklentiye soktu şimdi bu beklentiyi karşılayamıyor. Memur-Sen üyelerinin greve katılacağını düşünüyorum.

MEMUR-SEN ÜYESİNDEN TEPKİ ALIYOR

Hediye Kılınç (Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı):
Memur-Sen dışında, Kamu Sen, Özgür Eğitim Sen ve Hak Sen ile bir görüşmemiz oldu. Grevimizi destekleyeceklerini ve katılacaklarını ifade ettiler. İşyeri gezilerimizde, grevi örgütleme noktasında sıkıntılı bir süreç yaşamıyoruz. İşyerlerindeki Memur-Sen üyeleri de greve çok ciddi destek vereceklerini beyan ediyorlar. Memur-Sen bu süreçte hükümetin yanında yer alarak, grevi desteklemeyerek kamu emekçilerinin önemli tepkisini alıyor. Memur-Sen tabanında bir çözülme de söz konusu. Bu Memur-Sen’in büyümesinin kamu emekçilerini temsil etme noktasında gerçek bir büyüme olmadığını bize gösteriyor.  

TABANDA BİRLİK EĞİLİMİ GÜÇLÜ

BES İstanbul 3 Nolu Şube Yöneticisi Salih Aksoy, “Bize teklif edilen 3+3’lük ücret artışı ve iş güvencesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi talepleri tüm kamu emekçileri için hayati önemdedir. 23 Mayıs grevinin zemini oldukça geniş ve meşruluk yönünden olumludur. Sendika  farkı gözetmeden tüm maliye emekçileri arasında ‘sendikalara çağrımızdır’ başlıklı imza çalışmamız ve ortaya konulan talepler tabanda birlik eğiliminin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.
SES temsilcisi Cemil Altuntaş, “Bu sefer emekçiler ciddi bir birleşik tutum alarak, muhataplarımıza sesimizi duyuracağız” dedi.
Kartal Adliyesinde de imza metni ile birlikte, emek hareketi imzalı 23 mayıs grevine çağrı bildirisi dağıtıldı. Eğitim-Sen İşyeri Temsilcisi Mustafa Okumuş, “Benim dolaştığım okullarda tabanda sendikaların birleştiğini görebiliyorsun. İmzaları incelediğinde bunu göreceksin” dedi.

Hasan Özaydın (Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı): İlçe ve işyeri gezileri yapılmakta, tüm sendikalarımız grevi örgütlemek için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çerçevede, Hastanelerde, BES işkoluna bağlı vergi daireleri ve SGK kurumlarında, okullarda Kamu-Sen ve KESK’e bağlı sendikaların şube başkanları veya temsilcileri tarafından ortak açıklamalar yapılacaktır. Çalışanlar ortak çağrıyla greve çağrılacaktır.

İsmet Akyol (Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi): KESK Çaycuma bileşenleri 23 Mayıs Grevine yönelik çalışmalarını hızlandırdı. İşyeri temsilcileri toplantıları ve işyeri gezileri yaparak 23 Mayıs’ta grevine gitme gerekçelerini anlatan KESK, 23 Mayıs’ta saat 11.30’da Çaycuma Çarşı Meydanında toplanacak.

Hüseyin Tecim (Ulus Endüstri Meslek Lisesi Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi): Ortak eylemler her zaman iyidir. Grevin de ortak olması bu açıdan iyi olmuştur. Grevi ortak örgütleyen konfederasyonlar ortak afişi ve bildiriyi de çıkarmalıydılar. Grev örgütlenirken yeterince çeşitlilikte materyal olmadığı görülüyor.

Güven  Kardeş (Ankara Ticaret Meslek Lisesi Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi): Okulumuzda üyelerimizle birebir görüşerek bu grevi örgütlemeye çalıştık. Ayrıca Türk Eğitim Sen’in işyeri temsilcisi ile de görüştük ve 22 Mayıs Salı günü okulumuzda ortak bir toplantı yapmayı planlıyoruz. Bu toplantıda okulumuzdaki bütün eğitim emekçilerini greve davet edeceğiz. Greve  KESK ve Kamu Sen tarafından ortak karar alınması; tek başımıza yaptığımız eyleme mesafeli yaklaşanların greve katılımını kolaylaştıracaktır.

Mehmet Turan (Adıyaman Lisesi Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi): İşyerimiz Adıyaman’ın en çok öğretmeni olan okulu konumunda. İşyerimizde tüm arkadaşlarımızla görüşmeler yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Özellikle bizim sendika üyelerimiz başta olmak üzere diğer sendikalara üye arkadaşlarımız da hükümetin önerdiği zam oranından çok rahatsız. Bu rahatsızlıklarını greve yansıtacaklarını söylüyorlar. Diğer sendikalardaki arkadaşlar yıllardır hep niye birlikte hareket etmediğimizden şikayet ediyorlardı. Şimdi Eğitim Bir-Sen dışındaki sendikaların birlikte grev kararı almış olmaları karşısında tüm eğitim emekçileri memnunlar ve devam etmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Memur-Sen bir konfederasyon olarak bu duruma ciddi tepki göstermezse en azından bizim işyerimiz için söyleyeyim, Eğitim Bir-Sen üyesi arkadaşlar sendikalarından istifa edeceklerini söylüyorlar.

EMEKÇİLER BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİ

Osman Çakmak (Türk Eğitim-Sen Düzce Şube Başkanı): Tüm kamu çalışanları 23 Mayısta memurun, emeklinin, dul ve yetimin feryadını duyurmak için, hakça bir paylaşım, adil bir gelir dağılımı için, yanlış ücret politikalarına dur demek için iş bırakarak alanları dolduracaktır.
Ayrıca bu verilen mücadele ile bundan sonraki olabilecek hak kayıplarına karşı da bir direnç geliştirilecektir. Zira bir televizyon programında AKP milletvekili Salim Uslu memurlar imtiyazlarından vazgeçmeli demiştir. Yine Çalışma Bakanı Faruk Çelik köhnemiş 657’yi değiştireceklerini ifade etmiştir. Burada asıl amaç memurun iş güvencesini kaldırmaktır. Kamu çalışanları mevcut hak kayıplarına karşı birlikte gerekli mücadeleyi veremezse bundan sonraki süreçte daha büyük hak kayıplarına uğrayacaklardır.
Bu verilecek mücadeleyle elde edilecek kazanımlar dolaylı olarak tüm çalışanların, işçilerin, asgari ücretlinin durumunun iyileştirilmesini de beraberinde getirecektir. Bu nedenle işçi ve işçi emeklileri bu mücadeleye destek vermelidir.

Fevzi İpek (Eğitim Sen Düzce Şube Başkanı): Gelinen süreç tüm kamu emekçilerinin birlikte hareket etmelerinin zorunluluğunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Sendikalar, işyerinde emekçinin emekçi ile rekabetini ortadan kaldırmak için ortaya çıkmışlardır. Biz kamu emekçileri, taleplerimizin karşılanmasının yolunun birlikte ve dayanışma yoluyla mücadele vermekten geçtiğini çok iyi bilmekteyiz.  Bu talebi artık sendika genel merkezlerinin de görmesi gerekliliği apaçık ortadadır. Ama kamu emekçileri tarafından anlaşılması mümkün olmayan ise sendikaların emekçileri birleştirmek yerine neden bu kadar rekabetçi ve ben merkezci bir tutum takındığıdır.
Talepler ortaksa, çare birleşmekten geçiyorsa, sendikaların birleşmenin koşullarını örmeleri olmazsa olmaz bir zorunluluk değil midir? Tüm sendikalar, tüm ayrılıklarını bir tarafa bırakarak işyerlerinin sesine kulak vermeli, en acil taleplerimiz için birlikte mücadele etmenin koşullarını yerine getirmelidir.

Zeki Bayram (Eğitim-İş Düzce İl Temsilcisi): Siyasi iktidar 4688 sayılı Sendikalar Kanunu’nda yaptığı değişiklikle kamu çalışanlarına toplusözleşme hakkı tanımıştır. Ancak bu hak, grev hakkı olmadan layıkıyla kullanılamayacak bir haktır. Anayasa referandumunda “Yetmez ama Evet!” diye propaganda yapanların bunda sorumluluğu vardır.
“Sendikalar Yasası’nı çıkaracağım, ondan sonra toplu sözleşme yaparız.” diyerek kamu çalışanlarını oyalayan Hükümet, amacına ulaşmış ve cumhuriyet tarihinde ilk kez memurlar yeni yıla zam almadan girmişlerdir.
Hükümet yetkilileri toplusözleşme masasında teklif ettiği 3+3 ve 3+2 zam oranıyla kamu çalışanlarıyla ve sendikalarla adeta dalga geçmiştir. Güzel olan ve umut veren odur ki; kamu sendikaları aynı gün için aldıkları bir günlük iş bırakma kararıyla başarı kazanmanın yolunun ortak ve birlikte mücadeleden geçtiğini anlamışlardır. Yandaş sendikanın bu karara katılmaması da üzmüştür ama kimseyi şaşırtmamıştır.

İsmet Meydan (BES Ankara 1 No’lu Şube Başkanı): BES Ankara 1 No’lu Şube olarak KESK’in grev kararını basına açıklaması üzerine 15 Mayıs günü genel örgütlenme çalışması yaparken aynı zamanda 23 Mayıs grevi için de çağrıda bulunmaya başladık ki henüz 23 Mayısa ilişkin elimizde materyal yoktu, sadece TİS taleplerimize ilişkin bildiriler vardı. Hükümete karşı tepkilerini ortaya koymasının yanında, sendikalara yönelik de kimi bu grevin geç kaldığından, bu saatten sonra yapılmasının sonucu değiştirmeyeceğinden, kimi de sendikaların hep birlikte hareket etmesi gerektiğini ancak bu şekilde iyi bir sonuç elde edilebileceğini dile getirmektedir. Kimileri ise talepler karşılanmazsa sonrasında ne yapılacağını sormaktadır. Sonrasında ne yapılacağını soranlar  alınan kararın aslında grev değil, bir günlük iş bırakma eylemi olduğunu da belirtmektedirler.
Kamu çalışanlarının oturdukları yerden sadece söylem olarak dile getirdikleri tepkilerin sokağa taşması ve iş yerlerinde hizmet üretmemeye dönüşmesinin tek etkili yolunun sadece konfederasyonların tepeden eş zamanlı olarak grev kararı almaları değil, iş yerlerinde grev komiteleri oluşturarak ortaklaşa çalışılması, hatta Memur-Sen tabanını da Memur-Sen’e baskı yapacak derecede harekete geçirerek en geniş katılımı sağlamaya çalışmalıyız. Gittiğimiz iş yerlerinde yaptığımız çağrılarda her ne kadar birlikte hareket edileceği vurgusu yapmış olsak ve bu bizim çağrılarımızın etkili olmasına biraz yardımcı olsa da 23 Mayısa istediğimiz gibi yansıması  için yeterli değildir.
Kamu emekçilerinin tek isteği var o da üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Şube olarak amacımız elimizden geldiğince 23 Mayısı sonuç almaya yönelik örgütlemek, geniş bir katılım sağlamaktır. Yoksa sadece kadrolarla grev yapmak değildir.

MEMUR-SEN TABANI GREVİ DESTEKLİYOR

Behçet Eşkili (SES Gaziantep Şube Başkanı): Bizim taleplerimizde yıllardır grevli toplusözleşme var. Bu yasayla bize yüzde 30 verseler, yarın yapacakları zamlarla bu zammı hiçe çıkarabilirler. Burada emekçilerin temel dayanakları grevdir. Bizim amacımız tüm hastanelerde iş bırakmayı sağlamak bunun için başta 25 Aralık Hastanesi olmak üzere yemekhane toplantıları, işyeri gezileri yapıyoruz.
Kamu-Sen tek başına hiçbir zaman iş bırakmadı. Ben Kamu-Sen’in şu anki muhalif çizgisini olumlu görüyorum, bu birleşme psikolojik bir destek sağlıyor. Memur-Sen tabanı eylemi haklı buluyor ve destekliyor. Tavan ise hükümete yakınlığından dolayı yasak savuşturuyor. 23 Mayıstan sonra daha  büyük eylemler bizi bekliyor; bunun için hazırlanmalıyız. Gaziantep’te mücadele eden, sınıf kaygısı olan sendikaların daha fazla ortak hareket etmesi gerekir.

Hüseyin Kaya (Eğitim Sen Ankara 3 Nolu Şube Başkanı): Grevin Kamu-Sen’le ortaklaştırılması şube yönetimimizce olumlu bulunmuştur. Greve yönelik  işyeri ve şube faaliyetleri  yoğunlaştırıldı. Şube temsilciler toplantısı ve genel  üye toplantıları yapılarak greve çıkış nedenleri açıklandı, iş yerlerinde yapılacak çalışmalar programlaştırıldı.  İş yerlerinde Kamu-Sen temsilcileri ile bizim temsilcilerin ortaklaşa yapacakları çalışmalarına önem veriyoruz. İş yerlerinde sendikalı sendikasız demeden bütün eğitim emekçilerinin greve katılımını sağlamaya yönelik bir çalışma içindeyiz.

Ferhat Şafak (Haber-Sen Ankara 2 No’lu Şube Yöneticisi): 23 Mayıs tarihinde Etimesgut Dağıtım ve Toplama Merkezinden 1 otobüs tutularak APİM (Ankara Posta İşleme Merkezine ) getirilmesi, ayrıca yine Babaharman Dağıtım ve Toplama Merkezinden APİM’e gidilerek APİM’den iş bırakma eylemi yaparak buradan eylem alanına kadar posta emekçilerinin yürütülmesi konusunda anlaşılmıştır. Bu konuda ayrıca yandaş sendika olan Birlik Haber Sen’e bir tepki doğmuştur. Her ne kadar yöneticileri bu konuda geri durmaktaysalar da tabanı eylem alanına gelecekleri yönünde söylemleri olmuştur. Yine eylemi örgütleme noktasında bütün işyerlerine PTT gişeleri ve Dağıtım merkezleri dahil iki sendika yöneticileri birlikte bildiriler dağıtılmıştır. İşyerleri gezilerinde örgütlü ya da örgütsüz tüm çalışanları bu işe katmamız gerektiği yani işçi sendikaları ya da taşeron işçilerin de bu işin bir parçası olduğu bu bağlamda taşeron işyerleriyle de greve katılım noktasında gidilerek bildiler dağıtılmıştır.

www.evrensel.net