Obama'ya çağrı: Peltier ile Abu Jamal’ı serbest bırak

Obama'ya çağrı: Peltier ile Abu Jamal’ı serbest bırak

Peltier ve Mumia... Onların hikayeleri bu ülkenin beyaz yerleşimcisinin soykırımsal ve ırkçı hikayesinin bir atlası işlevi görüyor.

Priti Gulati COX
Counterpunch

“Sadece resim yapabilmenin hayalini kuruyorum. İstediğim zaman uyumak, istediğim zaman yataktan kalkmak, istediğim zaman yemek yemek istiyorum. Bana bırakılanlarla eğlenmeye çalışıyor, küçük çocuklara halkım için saygın kişiler olmalarını söylüyorum.”  
Leonard Peltier, Florida, Coleman I Cezaevi, 4 Temmuz 2016.

“Amerika’da siyah olmak için iyi bir zaman değil. Yürürken, araba kullanırken, koşarken, nefes alırken siyahların başına gelenler nedeniyle değil sadece ama aynı zamanda Amerika’nın dört bir yanında halkın çektiği tüm o lanet olası şeylerden dolayı da. Gerçek şu ki, işler iyi yere gitmiyor.”

Mumia Abu Jamal, Frackville, Pennsylvania, SCI Mahanoy Eyalet Hapishanesi, 7 Ekim 2016

Leonard Peltier ve Mumia Abu Jamal, haksız yere onlarca yıldır tutuklu durumdalar. Özgür kalmaları için son şansları, Başkanlık seçimlerinin gerçekleşeceği 8 Kasım ile yeni başkanın göreve başlayacağı 20 Ocak tarihleri arasında kalan 6 hafta içinde belli olacak. Başkan Barack Obama bu süre içerisinde tamamıyla serbest olacak. Endişe duymasına yol açacak herhangi bir politik baskı olmaksızın, çok uzun zaman önce yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirebilir: Bu iki adama özgürlüklerini geri verebilir.
Temmuz 1975’te, Oglala, Güney Dakota’daki Pine Ridge Rezervasyonunda Amerikan Yerli Hareketinin (AIM) dahil olduğu bir çatışma esnasında iki FBI ajanı vurularak öldürüldü. 1977’de bir Anishinabe-Lakota Amerikan yerlisi, aynı zamanda büyükbaba, Ressam, Yazar ve AIM Üyesi olan Leonard Peltier, söz konusu ajanları öldürmekten suçlanıp iki kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bu hüküm, cinayetleri kendisinin işlediğine dair hiçbir kanıt olmamasına ve yetkililerin sahte delil ürettiğine dair bolca kanıt bulunmasına rağmen gerçekleşti.

34 YILDIR ÖLÜM HÜCRESİNDE

Radyo Gazetecisi, Yazar ve Eski Kara Panterler Üyesi Mumia Abu Jamal temmuz 1982’de Philadelphialı Polis Memuru Daniel Faulkner’ı öldürmek suçlamasıyla yargılanıp ölüm cezasına çarptırıldı. Olay 9 Aralık 1981’de meydana geldi ve Mumia o tarihten bu yana masumiyetini korudu. Takip eden 34 yılın çoğunu Pennsylvania’daki ölüm hücresinde tek başına geçirdi. Federal bir hakim 2001 yılında idam cezasını bozdu ve kararı temyiz için yapılan onlarca başvurunun reddedilmesinden sonra, 7 Aralık 2011’de  Philadelphia Bölge Savcısı ölüm cezasının yenilenmesinden vazgeçtiğini duyurdu. Mumia şimdi şartlı tahliyesiz müebbet hapis cezasını çekmekte.
Hem Peltier hem de Mumia sağlık sorunları yaşamakta. Peltier diğer rahatsızlıklarının yanında şeker, yüksek tansiyon, prostat ve kalp hastalığıyla boğuşuyor. İnsan Hakları İçin Doktorlar kuruluşu,  içinde bulunduğu yetersiz beslenme, yaşam ve sağlık koşulları nedeniyle Peltier’in “Körlük, böbrek yetmezliği, felç ve erken ölüm riski bulunduğunu” söyledi. 2015’in sonlarında Peltier’e cerrahi müdahale gerektiren abdominal aort anevrizması teşhisi kondu. Anevrizmanın patlaması halinde, Peltier dakikalar içinde hayatını kaybedecek.    
Bu yılın ağustos ayında, federal bir hakim, Mumia’nın Hepatit C hastalığı için istediği ilaç tedavisini reddetti. Mumia’nin avukatları Hepatit C Tedavi Komitesi ve Ceza İnfaz Kurumu (DOC) yetkililerine dava açtı. Anayasal olmamasına rağmen bu reddediş devam ediyor. Mumia, protokolün, “Pennsylvania hapishanelerinde bulunan en az 6 bin kişinin tıbbi ihtiyaçlarına kasti umursamazlık” teşkil ettiğini belirtti.   

PELTIER VE MUMIA’YI SERBEST BIRAKMAK BAŞLANGIÇ OLABİLİR

Leonard Peltier ve Mumia Abu Jamal, tarihi 500 yıl öncesine kadar giden ve duracağa benzemeyen kültürel bir soykırımın ve siyahlara yönelik zulmün uzun kurban listesinin sadece son örnekleri.
Irak gibi uzak yerlerdeki ve burada, işgal edilmiş altın diyarındaki zenginliklerin ve sınırlı kaynakların tamamı tüketilmedi. Bugün bir yandan Musul savaşı devam ederken, bu ülkede her üç siyahtan biri her altı Latin’den biri yaşamları süresince hapse tıkılmayı bekleyebilir.
Sadece imparatorluğa direndikleri için 41 ve 34 yıllarını parmaklıklar arkasında geçiren Peltier ve Mumia, belki de, karanlık geçmişimiz ve onunla eşit derecede karanlık geleceğimiz arasında yaşayan son bağlantılardır. Onların hikayeleri, coğrafyaları, sanatları, kelimeleri, hasta bedenleri, gözleri bugün bu ülkenin beyaz yerleşimcisinin soykırımsal ve ırkçı hikayesinin bir atlası işlevi görüyor.

DOĞRU OLAN BU OLDUĞU İÇİN

Amerika bundan nasıl kurtulabilir? Peltier ve Mumia’ya yapılanın yanlış olduğunu kabul etmek ve onları özgür bırakmak bir başlangıç olabilir. Yoksa hükümet, uzun özür listesinin Ay’a kadar uzanabileceğinden korkup, bu ülkenin üzerine kurulu olduğu aldatmaca ve kıyımdan ibaret uyuyan devi rahatsız etmekten çok mu korkuyor? Eğer mesele buysa, sonrası her zamanki gibi aynı tas aynı hamam. Ta ki, tüm ağırlığıyla devrileceği güne kadar.
Evet. İşte buradayız. Amerika’nın ilk siyah başkanı dahil her şey “beyaza boyanmış durumda”.
İroniye bakın ki, Beyaz Saray’a layık görüldükten sonra beyaz adam tarafından eline tıkıştırılan kalemi Obama tutuyor.  Soru şu: Obama, Peltier ve Mumia’ya nihayet af çıkartacak mı? Sadece yapabilir olduğu için değil doğru olan bu olduğu için de.
(Eyalet mahkumu olduğundan dolayı Mumia Abu Jamal için af yetkisinin Başkan Obama’da olmadığının farkındayım. Fakat en azından denemek ve Pennsylvania Valisi Tom Wolf’u Mumia’yı affetmesi için zorlamak, Başkan’ın Obama’nın sorumluluğunda.)

(Çeviren: Ferhat Sarı)

www.evrensel.net