Savunmaya KHK darbesi

Savunmaya KHK darbesi

Bakanlar Kurulu tarafından dün açıklanan kararnamelerle savunma hakkı kısıtlanıyor. Hukukçular, değişiklikleri Evrensel'e değerlendirdi.

Bakanlar Kurulu tarafından dün açıklanan kararnamelerle savunma hakkı kısıtlanıyor. Hukukçular, değişiklikleri Evrensel'e değerlendirdi.

Kararnamelere göre, darbe veya terör gibi suçlardan gözaltına alınan şüphelinin avukatıyla görüşmesi hakim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilecek. Terör suçlarından yargılanan veya soruşturulan şüpheli ve sanığın avukatı hakkında, aynı suçlardan soruşturma veya dava açılırsa avukatlık görevi yasaklanabilecek. Bu yolla örgüt suçlamalarıyla ilgili açılan davalarda savunma yapan ve aynı dosyanın şüphelisi olan avukatlar saf dışı bırakılacak. Mahkeme, sanığın duruşmaya getirdiği tanığı ‘davayı uzatmak amacıyla’ diyerek dinlenmesini reddedebilecek. Duruşmada avukatın bulunması şartı, ‘mazeretsiz olarak duruşmayı terk etme’ durumunda geçerli olmayacak ve hakim duruşmaya devam edebilecek.

AVUKATLA GÖRÜŞME DİNLENECEK

Darbe ve terör suçlarından tutuklu olan kişilerin avukatlarıyla yapacağı görüşmeler, hakim kararıyla teknik cihazlarla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilecek. Hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla bir görevli bulunabilecek, hükümlü ile avukat arasında paylaşılan belgelere el konulabilecek. Hükümlü ile avukat görüşmesi, örgütlere talimat içermesi durumunda sonlandırılacak. Bu durumda hükümlünün avukatlarıyla görüşmesi 6 ay süreyle yasaklanabilecek. Yargılamalarda sanıklar aleyhinde ciddi savunma kısıtlamasına gidildi. Buna göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, yani görülen davaların duruşmalarında en çok üç avukat hazır bulunacak.  Avukatların duruşmayı terk etmesi halinde hakim duruşmaya devam edebilecek.

‘CİNAYET’

Çıkartılan iki kararnamenin de Anayasaya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu dile getiren Ağır Ceza Avukatı Ercan Kanar, yeni düzenlemelerin Almanya’da Hitler’in iktidara geldiği ilk yıllarda yapılan yasal değişikliklere benzediğini söyledi. KHK’lerin, Anayasada yer alan kişi özgürlüğü, adil yargılama hakkı, suç ve cezanın geriye yürümezliği, çalışma hakkı, kamuya girme hakkı, basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü gibi birçok hakkı ihlal ettiğine vurgu yapan Kanar, kararnamelerde imzası bulunanların ileride bu nedenlerle yargılanabileceğine dikkat çekti. Kanar, yaşananları cinayet diye tanımladı.

Yine yasalara göre öğretim üyelerini YÖK’ün görevden alabileceğine dikkat çeken Kanar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görevinin Anayasanın uygulanmasını sağlamak olduğunu ancak Erdoğan’ın Anayasanın uygulanmaması için çalıştığını dile getirdi. Savunmaya getirilen kısıtlamalara da tepki gösteren Kanar, avukatlığın ‘kapı dışarı edilmek istendiğini dile getirdi.

AVUKATLIK YASAKLANMAK İSTENİYOR

Avukat Yıldız İmrek, savunmaya yönelik kararları, “Diktatörler avukatları sevmezler. Son yaşananlar avukatlığın fiilen yasaklanmasına doğru gidiyor” diye değerlendirdi. Cezaevlerindeki görüşmelerin kayda alınmasının yasalara aykırı olduğunu söyleyen İmrek, “Avukatla müvekkilinin görüşmesi gizli olmalı. Bu savunma hakkının ortadan kalkması demek. Daha önceki KHK’lerde de savunma hakkına getirilen kısıtlamalar nedeniyle bazı avukatlara soruşturma açıldığını hatırlatan İmrek, savunma hakkının, kişinin avukat seçme hakkının fiilen engellenmek istendiğini ifade etti. Getirilen düzenlemeyle ‘devlet avukatlığının’ inşa edildiğine dikkat çeken İmrek, bu uygulamanın Nazi Almanya’sında olduğunu sözlerine ekledi. OHAL dönemindeki ihraçların 12 Eylül dönemini aştığını vurgulayan İmrek, bu uygulamalara karşı ortak mücadele etmekten başka yol olmadığını söyledi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
ETİKETLER OHALKHK