30 Ekim 2016 16:29

Demokrasi için Birlik

Levent Tüzel, birçok emek-meslek örgütü, parti, vakıf ve dernek temsilcilerinin bir araya gelerek oluşturdukları ‘Demokrasi İçin Birlik’i yazdı.

Paylaş

Levent TÜZEL*

23 Ekim’de İstanbul’da toplanan birçok emek-meslek örgütü, siyasi parti, vakıf ve dernek temsilcileri, çeşitli taleplerle bir araya gelmiş inisiyatif ve platform katılanları, emek demokrasi ve barış mücadelesinde yer almış birçok kişi yeni bir demokrasi hareketi için bir araya geldiler. Ülkemizin içinde bulunduğu koşullar demokrasi mücadelesi veren siyasi yapıların birlik arayışlarını üst düzeye çıkarttığı bir dönemde 13 Mayıs tarihli yazısında “bir demokrasi cephesine ihtiyaç var” değerlendirmesi yapan Rıza Türmen’in bu çağrısı önce diyalog grubunda ve daha sonra giderek genişleyen bir çevre içinde sahiplenildi ve 28 Haziran’da ilk toplantı gerçekleşti. Aradan geçen zaman içinde çeşitli kesimler ve kentlerde yapılan toplantılarla hazırlıkları yapılan DİB buluşması bir ilk adım olarak cephe kurmamış olsa da demokrasi safında yer alan herkes için birleştirici bir merkez olma yoluna koyuldu.
Siyasi iktidarın uygulamaları karşısında mücadele içinde olan güçlerin birlik çabaları hiç eksik olmadı ve yetersizlikler taşısalar da oluşturulan yapılar varlıklarını sürdürdüler. Öte yandan parlamento içinde muhalif siyasi partilerin giderek etkisizleştirilmeleri karşısında hak ve özgürlük arayışları, toplumsal mücadeleler içinde olan platformlar ve direniş güçleri hep oldu, sayıları artarak çoğaldılar. Bunlar arasında söz edebileceğimiz son olarak eğitim alanındaki gerici saldırının adı olan “proje okulları” uygulaması karşısında “projen değiliz” diyerek bir araya gelen veliler sayılabilir. Dolayısıyla basın özgürlüğüne saldırılardan doğanın katledilmesine her alanda mücadele içinde olan halk güçleri ve oluşumların demokrasiyi kazanmak üzere bir araya gelmesi ve bir güç merkezi oluşturması son derece hayati bir önemdeydi. Bu mücadele dinamiklerinin yan yana gelmesi, birbirine eklemlenmesi ve topluma ortak sesleniş içine girmesi, geniş kesimlerin endişeyle izlediği ve durdurmak için arayışa girdiği tekçi, despotik iktidara karşı direnç potansiyeli anlamına gelmekteydi.
15 yıllık AKP rejimi ve destekçileri ülkeyi son derece kırılgan, zorlu bir sürece sokmuştur. Yeni bir paylaşım konusu olan ve savaş sahası haline getirilen Ortadoğu’da rol ve pay kapmak isteyen iktidar savaşçı siyaseti ana eksen yapmış; 15 Temmuz sonrası OHAL/KHK rejimini halkları sindirmenin olanağına dönüştürmüştür. Şimdi sırada böylesi gerici ve despotik rejimi sürdürebilmenin zorunluluğu olarak başkanlık/dikta sistemi için hız almış bulunmaktadır. Tek adamın “reisliğinde” tek parti rejimi ve böyle bir yönetimle yayılma, bölge gücü olma hesapları; neoliberal İslam kodlu aktif iç/dış politika büyük sermaye güçlerince de benimsenmiş görünmektedir. Bu gidişatın halklara yıkım getireceği, izlenen siyasetin emperyalist, gerici karakterli olduğu açıktır. Yani beklemek ölümcüldür. Demokrasi için birlik hareketi bu gidişata seyirci kalmamak, katlanmamak; durduracak, çözümü ve umudu uyandıracak bir güç biriktirmek üzere yola koyulmaktadır.
Savaş, şiddet, terör ortamında herkesin teslim alınıp susturulduğu; hak arayanların düşman sayılıp hedef gösterildiği, büyük bir tasfiyenin hızla sürdürüldüğü bu süreçte AKP’nin tek parti rejimini mutlaklaştırması anlamına gelen OHAL’e, içeride sürdürülen ve bölgede hazırlanan savaşa, başkanlık dayatmasına karşı halkların doğruları görmesini ve “kolektif direncini” oluşturmak DİB hareketinin ilk çalışması olacaktır. Bu denli yıkıcı saldırılar karşısında demokratik bir muhalefetin kolay olmayacağının herkes bilincinde. Hazırlık açısından bütün eksikliklerine rağmen DİB çalışması bundan sonrasında hareketin toplumun ayırımsız bütün kesimlerine ulaşması için yürekli bir çaba içinde olacaktır, olmak zorundadır.
Bu şartlarda mücadele potansiyeli taşıyan ve demokrasi derdi olan tek bir insanın bile halkanın dışında kalmaması gerekirken örneğin Birleşik Haziran Hareketi gibi yapıların kendilerini çeşitli gerekçelerle dışarıda tutmaları kendileri için de tüm demokrasi güçleri için de bir zayıflık oluşturacaktır. Yürüteceğimiz çalışmalarda sahada ortaklaşacağımız ve kesişeceğimiz benzeri güçlerin bu durumu yeniden değerlendirmeleri ısrarlı dileğimizdir.
DİB yeni bir siyasi yapı, oluşum vb değildir. Demokrasi mücadelesinin güç merkezi ve koordinasyonu olabilmek hedefini taşımaktadır. Örgüt formu ve hiyerarşisi olmayan, esnek, hem örgütlü yapıların hem de kişilerin yer aldığı, çağrılarına katıldığı; dolayısıyla bu hareketin hayat bulması, toplumsal dinamikleri harekete geçirme sorumluluğunun da kendisini burada gören herkesin ve bu birliğe katılan yapıların üstlendiği bir hareket olarak nitelendirmek, böyle bir yere koymak doğru olacaktır. Arzu ettiğimiz bu kolektif direnişin halkın tüm kesimlerine ulaşabilmesi, DİB çalışmasına katılan başta emek örgütleri olmak üzere tüm yapıların öncelikle bu çalışmayı kendi kurul ve organlarına, teşkilat ve alt kademelerine benimsetmeleri ve onları da bu doğrultuda harekete geçirmelerine bağlıdır. Mahallelerde, işyerlerinde, hizmet kurumlarında, okullarda, yerellerin en ücrasında kadınları, gençleri bu dinamizm ve halkanın içine katmak ihtiyaç duyduğumuz birleşik halk hareketinin yapı taşlarını oluşturacaktır. Burada izlememiz gereken tarz ve ilke; model ve kalıplara girmemek en geniş esneklik ve gönüllülükle herkesin gücünden, yeteneğinden yararlanmak olmalıdır. Kimse mevcut bölünmüşlük ve önyargılarla bu çalışmanın dışında görülmemeli; demokrasi için varım diyen herkese kollarını açmalıdır.
Kutuplaştırmanın, düşmanlaştırmanın had safhaya vardığı; her konuşanın iç savaş tehdidinden söz ettiği, iktidarın yandaşlarını kahramanlık ve şehadet söylevleriyle harekete geçirdiği bu tehlikeli gidişatın önüne geçmek; toplumdaki barış ve bir arada yaşam isteğini korumak, ekonomik saldırıların yıkıma sürüklediği emekçi sınıfların direnişini büyütmek, güvenle yaşayabileceğimiz bir ülkeyi demokratik esaslarla yeniden kazanmak bu birlik hareketinin başarısıyla doğrudan ilgilidir. Önce demokrasi diyen herkesin hızla demokrasi için birliği büyütmesi dileğimizdir.

* DİB Buluşması koordinasyon üyesi

ÖNCEKİ HABER

Okul müdüründen 'Kız-erkek yan yana oturma' yasağı!

SONRAKİ HABER

EYT’liler Adana’da buluştu: Açlık sınırının altında maaş hak mı, adalet mi?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa