28 Ekim 2016 04:30

Kötü bir rejisörün eli değmişti hayatına…

Müjdat Gezen Konservatuvarı'ndan mezun olan şimdilerde eğitmenlik de yapan oyuncu Gizem Yağız ve Gökhan Eraslan Cahide Sonku'yu anlattı.

Paylaş

Eylem AYDOĞDU
İstanbul

Büyük doğdu, büyük yaşadı, büyük öldü. Yalnızlıktan korktu, kızı Ender hep vicdan azabı odu.  Ömründe yalnızca iki adamı sevdi; babasının gölgesinde yaşama hayali gerçekleşemeyen, aporetlerini çoktan çıkarmış  Cahide Sonku’nun…
Cahide Sonku oyunu deyince çok acite edilecek olan bir text  hissi doğuyor öncelikle… Evet yaşanılan şeyler oldukça can acıtıcı… Evet unutulmak, yargılanmak onur kırıcı, toparlanması çok güç duygular olarak görünüyor. Fakat sahnede bir Cahide Sonku vardı ki; her suçu kabul etmiş, bir çamura batmış, o çamurun izleri üzerindeyken  bile avazı çıktığı kadar hayata kafa tutan bir kadın… Keskin ve kesin tavırları olan, içinde onlarca kadın, onlarca anne, onlarca kırılmışkalp taşıyan bir kadın…  İlk olmanın tadını yaşamış, övülmenin, takdir edilmenin, odak noktası olmanın büyüsünü yaşamış, daha sonra tam tersi bir hayatla da yüzleşip yapayalnız kalmış, yalnızlıktan ve sevgisizlikten hırçınlaşmış, geçmişe yüzü dönük yaşayan o sebeple düşüp düşüp yuvarlanan, yorulan, yoruldukça katılaşan bir kadın Cahide Sonku…  Oyuncu-yönetmen  (Tiyatro Keyfi’nin sanat yönetmenliği  kurucusu)  Kemal Başar’ın rejisi ve Gökhan Eraslan kaleminden derlenmiş, Gizem Yağız’ın sahnelediği Cahide Sonku sezonun tek kişilik oyunlarından en dikkat çekeni…
Müjdat Gezen Konservatuvarı'ndan mezun  olan şimdilerde eğitmenlik de yapan oyuncu  Gizem Yağız ve Gökhan Eraslan Evrensel Gazetesi okurları için Cahide Sonku’yu anlattı.

Oyunla buluşma kısmınızdan başlayalım dilerseniz…
Gizem Yağız: Yönetmenimiz Kemal Başar’dan gelen teklife hem çok sevinmiş, hem de çok korkmuştum. Daha önce bir sezon oynamış ve benim yorumumla yeniden sahnelenecek olması  heyecan vericiydi. Oyunu kabul etmek için hocamı (Kemal Başar) ilk aradığımda “hocam bana bir şey sormayın” deyip “Peki” dedim ve telefonu kapadım..  Aslında olayın “Tamam” demesi zordu, sonrasında işin içine dahil olduğumda rahatladım. Cahide Sonku üç yıl ara verdiğim sahneye çıkmamda benim için çok önemli bir özgeçmiş oldu.

Sinemanın ilk kadın yönetmeni olmasıyla beraber filmleri, yaşamı, oyunculuğu ile de her zaman dikkat çeken Cahide Sonku’yu oynamak hakkında neler söylemek istersiniz?
G.Y.: Bir kadını canlandırmak, bu kadar mücadeleci bir kadını oynamak ve yaşadıklarına karşı söylediği sözler çok etkileyici… Benim de bir kadın olarak kendisine katıldığım ve aynı cümleleri kullanacağım  hem fikir olduğum, konular ve düşünceler var. O anlamda bana da bir fırsat oldu aslında… “Cahide Sonku gibi ölmek” diye bir anlayış yansıtılıyor ama hikaye bununla başlamıyor, orada büyük bir yükseliş hikayesi var. Yani onun gözünden her şey çok farklı, ben de onun gözüyle onu yargılamadan yorumladım. Sonuçta bir karakteri oynarken de o karakteri yargılamak zaten çok yanlış!...

EN BÜYÜK KIRGINLIĞI YARGILANMAK

Sizce neden Cahide Sonku’nun yaşamı böyle bir inişe geçti?
G.Y.
:Her şeyin başı sevgisizliktir ya, Cahide Sonku da sevgisizlikten bahsediyor. Üslubu biraz farkl biraz dominant, biraz agresif biraz ters ama bunların hepsini sevgisizlikten yapıyor. Bir nevi savunma mekanizması…Çok ekstrem bir hayat yaşamış, öyle bir hayat bir savunma mekanizmasını ister istemez doğurur. Kendini düşük görse bile dik durmaya çalışıyor. Kırgın ve Kızgın bir kadın o; en büyük kırgınlığı yargılanmak, en büyük kızgınlığı ise önce kendine sonra hayatına giren erkeklere olmuş. Cahide Sonku, fırsatları çok iyi değerlendirememiş gibi gözüküyor.

Cahide Sonku’yu yazma serüveniniz nasıl gelişti, nasıl bir histi?
İnsan hayatının ne denli bedbaht bir yalnızlık ve ölümden ibaret olduğunu hatırlatmak için, Cahide Sonku’yu yazdım. Cahide Sonku çok büyük bir yıldız, bir dönemin en büyük aktristlerinden bir tanesi… İnanılmaz bir hayat hikayesi var, çok dramatik, çok trajik ve bir o kadar da büyüleyici…  Benim için onu kaleme alıyor olmak, bir parça da onu yaşıyor, içimde hissediyor olmak çok özeldi. Kendisiyle ilgili var olan filmlerinin hepsini izledim; bu zamana kadar kendisi için yazılmış oyunları okudum. Hatıraları, anıları buldum, çıkardım. Araştırmalarım çok uzun sürdü. Kendisine ait bugüne kadar blinen ama pek de dillendirilmeyen şeyleri de yazdım, ekledim ve neticede iyi bir tek kişilik kadın oyunu var oldu.

‘AİLESİ HEP DESTEK OLDU BİZE’

Cahide Sonku’nun ailesinden yaşayanlar bildiğimiz kadarıyla varlar. Herhangi bir danışmanlık söz konusu oldu mu?
Oyunun yazım aşaması bittikten sonra kendileri geldiler, oyunun provasını izlediler. Çok duygulandılar. Oyunda ağladılar. Müteşekkirim onlara. Her zaman destek oldular. Bir anıyı yaşatmaktan çok daha öte duygulardaydık hepimiz… Yazılan metne kati surette karışmadıkları gibi, olabildiğince gerçekleri aktarmam hususunda destek oldular.

‘CAHİDE’NİN AŞIK OLDUĞU ADAMI SAKLADIM’

Oyunda bazı yerler hızlı geçiyor, örneğin servetini kaybettiği kısmı, anne olması ve kızıyla olan ilişkisi... Bu hızlı geçisin sebebi nedir?
Bazı noktalarda Cahide Hanım’ın mahremiyetini gözettim; seyircilerin bilmediği, farkında olmadığı şeyler de var. Bu noktada ben, bir yazar olarak, sanırım Cahide Hanım’ın hisleriyle bir özdeşlik kurdum. Ona saygı duyduğum anlarda, yaralarını çok da deşmek istemedim.

Oyuna eklemekten çekindiğiniz veya vazgeçtiğiniz bir bilgi oldu mu?
Hayır, aslında hiç olmadı. Sadece Cahide Hanım’ın gerçekten aşık olduğu adamın kimliğini sakladım, o kadar. Oyun esnasında bahsi geçer, dikkatli seyirci bunu yakalar. Ama ismin kim olduğunu, şahsın kimliğini çok da deşifre etmedim. Merak eden, araştırır ve bulur.

ÖNCEKİ HABER

#AhmetKayaBizimle

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa