26 Ekim 2016 23:08

KESK: Sözlü sınav şartında hedef hükümetin memurunu yaratmak

Şef ve altındaki unvanlar için sözlü sınav şartı getirilmesini eleştiren KESK, hedefin “hükümetin memurunu yaratmak” olduğunu vurguladı. 

Paylaş

KESK, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte” yapılan son değişikliklere tepki gösterdi. Şef ve altındaki unvanlar için sözlü sınav şartı getirilmesini eleştiren KESK, hedefin “hükümetin memurunu yaratmak” olduğunu vurguladı. 

Resmi Gazete’de 22 Ekim günü yayınlanan değişikliklere göre, bugüne kadar sadece şube müdürü ve müdürler için geçerli olan sözlü sınav uygulamasının kapsamı genişletilerek şef ve altındaki unvanlara atanacak olanlara da sözlü sınav şartı getirildi. Sözlü sınav öncesi yapılan yazılı sınavda 70 puan olan baraj ise 60’a çekildi. 

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan KESK, değişiklikle siyasal kadrolaşma olanaklarının arttırıldığını ifade etti. Daha önce sözlü sınavlara ilişkin pek çok mahkeme kararı olduğu hatırlatılan açıklamada, Danıştay’ın objektif nitelikte incelenip yargısal denetiminin yapılmasına imkân tanınması için ortaya koyduğu ilkelerin de ısrarla uygulanmadığına dikkat çekildi. 

Son yıllarda yapılan sözlü sınavların becerileri değil siyasal iktidara yakınlığı belirlemeye dönük olduğu belirtilen açıklamada, son olarak sözleşmeli öğretmen alımlarına ilişkin mülakatta bir adaya “Reis deyince aklınıza kim geliyor” diye sorulması örnek gösterildi. 

SÖZLÜ SINAV=TORPİL

“Bugünün Türkiye’sinde ‘sözlü sınav’ adı altında kamu yönetiminin en temel ilkeleri olan liyakat ve kariyer ilkeleri ayaklar altına alınmaktadır” denilen açıklamada, bu koşullarda sözlü sınavın “torpil” kelimesi ile eş anlamlı olduğu dile getirildi. 

Açıklamada şunlar ifade edildi: “Devletten ve siyasi iktidardan bağımsız, kendi hak ve çıkarları için örgütlenen ve mücadele eden kamu emekçilerinden rahatsız olanların; çözüm olarak tamamen siyasallaşmış bir kamu personel sistemi ve ‘hükümetin memuru’ anlayışını yerleştirmeye çalışması kabul edilemez. Kamu personelinin işe girme ve görevde yükselmelerinde tamamen taraflı bir uygulama olan ve doğrudan torpili çağrıştıran uygulamalardan vazgeçilmeli, devlet memuru olma koşullarını taşıyan herkes cinsiyet, inanç farklılığı, etnik kimlik ya da siyasi görüş ayrımı yapmaksızın, liyakat ve kariyer ilkleri temelinde kamuda istihdam edilebilmeli, görevde yükselebilmelidir.” (Ankara/EVRENSEL)
 

ÖNCEKİ HABER

Kışladağ duruşması karara kaldı

SONRAKİ HABER

74 muvazzaf askere yakalama kararı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa