26 Ekim 2016 08:51

6 gün çalıştıktan sonra bir gün istirahat etmek istiyoruz

İZENERJİ işçileri, işyeri toplantılarıyla TİS taslağını oluşturdu. İnsanca yaşam talebini dile getiren işçiler, OHAL’e karşı mücadele çağrısı yaptı.

Paylaş

Metehan UD / Eda AKTAŞ
İzmir

İzmir Büyükşehir Belediyesine ait İZENERJİ şirketi ile Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube arasında gerçekleşecek toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başlıyor. Önümüzdeki iki yıl süresince geçerli olacak toplu iş sözleşme, İZENERJİ AŞ’ye bağlı park ve bahçeler, yeşil alanlar, idari işler, kültür-sanat, mezarlıklar, huzurevleri, aşevleri, Eşrefpaşa Hastanesi ile İZSU Genel Müdürlüğü gibi 16 farklı birimde çalışan yaklaşık 4 bin sözleşmeli işçiyi kapsıyor. Geçinebilmek için izin gününde bile çalışmak zorunda kaldıklarını, icralarla boğuştuklarını anlatan işçiler, sözleşmeyle nefes almak istiyor. İşçiler insanca yaşam mücadelelerinin OHAL gerekçesiyle engellenmek istenmesine karşı da mücadele edeceklerinin bildirdiler.

İşçiler, toplu iş sözleşmesi görüşmeleri öncesinde işyerlerinde yaptıkları toplantılarla taslağı belirlediler. Hazırlanan yeni taslağa göre en düşük günlük yevmiyenin 50 TL’den 74 TL’ye çıkarılması, sonraki 6 aylık dilimlerde enflasyon ve artı yüzde 2’lik artış yapılması, fazla çalışma ücretinin yüzde 75’den yüzde 100’e çıkması, gece çalışacaklara verilecek ücretin yüzde 50 fazla olması, kıdem tazminatı hesabının 55 günden 60 güne, ikramiyenin 60 günden 112 güne, öğle yemeğinin 13 TL’den 20 TL’ye, yıllık izin yardımının 260 TL’den 500 TL’ye, en düşük sorumluluk zammının 80 TL’den 120 TL’ye, en az yıllık iznin 18’den 24 güne, çocuk doğum yardımının 300’den 600 TL’ye ve doğum izninin 4 günden 14 güne çıkarılması bulunuyor.

Taslakta daha önceki sözleşmede yer almayan talepler de bulunuyor. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu tarafından riskli ilan edilen işlerde çalışan işçilere günlük 3 ile 9 TL arasında risk primi ve yine İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu tarafından belirlenen yerlerde aylık 100 TL koku primi ve sayaç okuma, açma, kesme işlerinde çalışan işçilere günlük 5 TL kaçak su önleme teşvik primi ödenmesi de talepler arasında. Yine ilk olarak talep edilecek maddeler arasında kadın çalışanların 8 Mart’ta izinli sayılması ve 1 Mayıs’ta da bütün işçilere 200 TL prim bulunuyor.

‘BİR NEBZE OLSUN RAHAT NEFES ALMAK İSTİYORUZ’

Parkbahçelerde çalışan Zeynel Duran, işyerlerine dönük bir şekilde taslağı oluşturduklarını ifade ederek “Ekonomik sıkıntılarımız had safhada. Bizim öncelikli talebimiz ekonomik şartların düzeltilmesi. Bugün bir bekar olarak aldığım ücret bana yetmiyor. Ki evli, çocuklu ve de kirada olan arkadaşlar için durum daha da zor. Bir nebze de olsa rahat nefes alabilmek istiyoruz. İnsan 6 gün çalıştıktan sonra evinde istirahat etmek ister ama biz izin günümüzde de ‘Mesaiye nasıl gidebiliriz’i düşünüyoruz” dedi.
OHAL koşullarına da değinen Duran şunları söyledi “Ülke sonu belli olmayan bir karanlığa hızla sürükleniyor. Bu da işçilerin mücadelelerini etkiliyor. İşçi sınıfı bu duruma karşı öncülük etmek zorunda, geleceğimiz ve çocuklarımız için. Ülkedeki bütün emek güçleri, OHAL’e karşı mücadele etmek zorundadır. Eğer yarın işverenle anlaşamazsak bizim mevcut grev hakkımızı OHAL’den dolayı dışarı çıkıp hakkımızı savunmakta zorlanacağız.” 

‘ÇOĞUMUZ İCRALIK DURUMDAYIZ’

Eşrefpaşa Hastanesi Baştemsilcisi Hamdi Demirkol da, İZENERJİ işçilerinin bu sektörde en düşük maaşı aldığını vurgulayarak “Bunu hak etmediğimizi düşünüyoruz. Sosyal demokrat belediyeden adalet istiyoruz önce. İZENERJİ olarak bu dönem beklentimiz yüksek ve bu anlamda sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bu da verilemeyecek kadar çok büyük rakamlar değil. Maaş farkı işçiler arasında bir bölünmeye sebep oluyor. Şu an abartı gelecek ama bir çoğumuz icralık durumdayız. İşçiler maaşını alıyor, 3 gün sonra bana avans çıkarır mısın diye soruyor. Herkes şu anda borç batağında. Biz hastane işçileri olarak ağır risk altında çalışıyoruz, meslek hastalıkları ile karşı karşıyayız. Düzenlemelerin de buna göre olması gerekiyor. Bir çok arkadaşımız ek iş yapmak zorunda kalıyor” dedi.

Sosyal Hizmetler ve Sosyal Projeler Müdürlükleri Baştemsilcisi Ayfer Yeliz de, işyerlerinde üniversite mezunu ya da yüksek lisans yapan, çalışan işçilerin fazla olduğunu belirterek “Bunların farklı gruplarda değerlendirilmesini ve D grubunun açılmasını istedik. Ayrıca sahada çalışan arkadaşlarımızın B grubundan C grubuna geçmesini talep ettik. Sahada olduğumuz için yüksek riskli bir iş yapıyoruz. Yine kadın çalışanımız fazla olduğu için doğum iznini 4 günden 14 güne çıkarılmasını da istedik” dedi. OHAL’in çalışanlar arasında korku yarattığını da ekleyen Yeliz şöyle devam etti: “İşçiler alana inmek konusunda tereddüt yaşıyor ama biz yine de bilgilendirme yaparak, alana çıktığımızda bunun bizim kendi mücadelemiz olduğunu dile getiriyoruz. OHAL var diye mücadelemizden geri adım atmayacağız. Süreci sadece şube olarak değil, işçilerin tamamını katarak ilerleteceğiz.”

‘OHAL’DE EKMEK MÜCADELEMİZİ VERECEĞİZ’

Hasan Cengiz (Katıatıklar Baştemsilcisi): Şu anda İZENERJİ en az ücret veren şirket konumunda. Sosyal haklarımızın İZELMAN gibi olmasını istedik. Taban ücretimizin yaşanabilir bir seviyeye çekilmesini istedik. Ek olarak katı atıklarda çalıştığımız için iş riski ve koku priminin verilmesini istedik. OHAL’in neden sürdürüldüğünün, asıl saldırıların işçi sınıfına yapıldığının. OHAL’in bizim sürecimize nasıl etki ettiğini yaşayıp göreceğiz ama sonuçta bu bizim için ekmek mücadelesi. Biz her türlü alanlara çıkarak hakkımızı arayacağız. Elimizden gelen bütün mücadeleyi vereceğiz.  

‘MAAŞ DENGESİZLİĞİ ORTADAN KALKMALI’

İsmail Tar (Mezarlıklar Daire Başkanlığı Çalışanı): Daha önceki TİS’lerin çok olumlu geçtiğini söyleyemem. En önemli talebimiz, eşit işe eşit ücret. Öncelikli olarak bu adaletin sağlanması gerekiyor. Alanlarda aynı görevi yaptığımız diğer işçilere göre daha az alıyoruz. Taleplerimiz olmayacak şeyler değil. Buna rağmen bürokrasi hayır derse, gözünü kapatırsa, biz gerekli mücadeleyi ortaya koyarız. Sendikanın aldığı kararlara uyar, gereğini yaparız.

‘İŞÇİ BİTTİ DEMEDEN BU TİS BİTMEYECEK’

Doğan Görer (Fen İşleri Baştemsilcisi): İşçinin beklenti ve taleplerine göre bir sözleşme oluşturulması aslında temsilcisi, yöneticisi, başkanıyla işçi sınıfı sendikacılığı farklılığını açığa çıkaran bir tutum. Sözleşme sürecinde bu sürecin nerede bitmesi gerektiğine şube değil işçiler karar verecek. Bitmesi gerektiği yerde imza, bitmemesi gerektiği yerde ise eylem ve bu konuda ısrar devam edecek. İşçi bitti demeden bu toplusözleşme kesinlikle bitmeyecek. Ne yazık ki OHAL sürecinde yaşıyoruz. OHAL emeğe yapılan bir saldırıdır. İşçinin gerek toplu sözleşme gerekse işten çıkartma gibi durumlarda en insani ve doğal hakkı olan basın açıklaması, grev ve eylem hakkının elinde bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden OHAL bir an önce kaldırılarak olağan duruma hızlıca dönülmelidir.

‘İŞVEREN OHAL’İ BAHANE EDİP, YÜZDE 5 VEREBİLİR’

Bayram Kesgin (İZSU İşçisi): Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Bir tarafta OHAL’in olduğu bir tarafta savaşın olduğu bir süreç ve TİS süreci bunlardan bağımsız değil. Ülkemizde her geçen gün emekçilerin aleyhine bir süreç işliyor. İlk talep güvenceli iş ve güvenli gelecek. OHAL gerçek anlamıyla çalışan arkadaşları etkiliyor. İşçi arkadaşlarımız bize soruyor “Yarın grev ertelenebilir mi” diye.  İşçiler kaygılı ve işveren OHAL’i bahane edip yüzde 5’lik zammı verip, ne haliniz varsa görün diyebilir.
Valilikle birlikte eylemlerimizi yasaklayabilir ama arkadaşlarla konuşurken ortak karar olarak nereden inceldiyse kopsun tarzında bir karar var. OHAL olabilir ama emeğimizin ekmeğimizin görüşüldüğü süreçte işçi arkadaşlar duyarlı olacaktır.

ÖNCEKİ HABER

Sözer Gıda işçileri hakkını istiyor!

SONRAKİ HABER

Ensar Vakfı, kişisel bilgilerini aldığı öğrencileri mesajla taciz ediyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa