25 Ekim 2016 22:03

Polis alternatifleri düşünmedi, silah sıkmaktan kaçınmadı

Okmeydanı'da polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt davasında savcı mütalaasını açıkladı.

Paylaş

İstanbul Okmeydanı’da bir yakınının cenaze törenine katılmak için gittiği cemevinin avlusunda polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin davada, karar aşamasına gelindi. Mütalaasını açıklayan Savcı Ekrem Şakar, sanık polis S.K’nin “Olası kasıtla hareket ederek ölüme neden olmak” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Öte yandan Kurt ailesinin, sanığın hükümle birlikte tutuklanması talebi reddedildi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7. celsesi görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık polis S.K. katılmazken; şikayetçiler Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt ve babası Kemal Kurt katıldı. Adeta çevik kuvvet polisi ablukasında görülen duruşmada, Uluslararası Af Örgütü temsilcisi Hollandalı eski hakim Bert Van Delden de izleyici olarak hazır bulundu.

SANIK POLİSİN TUTUKLANMASI TALEBİ

Duruşmada söz alan Kurt ailesinin avukatı Turgut Kazan, Türkiye’de kamu görevlilerine ilişkin çok ciddi bir cezasızlık uygulaması bulunduğuna dikkat çekerek “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde şu anda nasıl ki ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin davalar yüksekse kamu görevlilerine karşı cezasızlık uygulaması da çok yüksek. Bunlar, Türkiye için sorun yaratacak bir şekilde beklemektedir” dedi. Sanığın kalabalığı gördüğü halde hedef odaklı ateş ettiğini ve sanığın eyleminin doğrudan kasıt olduğunu ifade eden avukat Kazan, sanığın hükümle birlikte tutuklanmasını talep etti.

‘UZAKLAŞTIRMA ALTERNATİFİNİ DÜŞÜNMEKSİZİN ATEŞ ETTİ’

Savcı Ekrem Şakar esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, olay günü Okmeydanı ve civarında Berkin Elvan’ın anılması nedeniyle bazı grupların toplandığı ihbarı üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı çeşitli birimlerin olay yerine gittiğini belirterek, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polis sanık S.K’nin de olayda görev aldığını anlattı.

Mütalaada, “Sanık polis S.K’nın görev aracına isabet eden molotof ile kendisine yönelik yaralanma ve ölüm olayını bertaraf etmek amacıyla yanlarında bulunan gaz bombalarıyla veya FN silahı veya plastik mermilerle eylemcilere yönelik ateş edip uzaklaştırma alternatifini düşünmeksizin görev sebebiyle kendisine verilen beylik tabancasıyla ateş etmek suretiyle eylemle hiç alakası olmayan, Uğur Kurt’un baş bölgesini isabet almak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği” ifade edildi.

Savcı Şakar, sanık polisin bu tehlikeyi görmesine rağmen silah sıkmaktan kaçınmadığını, “olursa olsun” diyerek olası kasıtla hareket ettiğini belirtti. Savcı, sanığın TCK’nin 81/1 ve 21/2 maddeleri uyarınca “Olası kasıtla hareket ederek ölüme neden olmak” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar cezalandırılmasını talep etti.

TUTUKLAMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Sanık polis S.K’nin avukatı Tolga Yurdakul ise, savcının mütalaasına katılmadığını belirterek savunmasını hazırlamak için süre istedi.

Mahkeme heyeti, şikayetçilerin sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması talebini reddetti. Heyet, sanık tarafına savunmasını hazırlaması için süre vererek duruşmayı erteledi. (İstanbul/DHA)

ÖNCEKİ HABER

Brezilyalı Futbol Efsanesi Carlos Alberto yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

Alakır'da taş ocağı şirketine karşı girilen arazi ihalesi kazanıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa