24 Ekim 2016 16:30

Polis aracı çarpan 15 yaşındaki Y.U ve ailesi adalet istiyor

Muş’ta 2012'de zırhlı polis aracının çarpması sonucu yüzde 90 engelli kalan 15 yaşındaki Y. U.’nun tedavisi, maddi imkansızlık nedeniyle yapılamıyor.

Paylaş

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Muş’ta yaşayan üç çocuklu ailenin ortanca çocuğu olan Y.U., 2012 yılının mart ayında dershaneden çıkıp evine gitmek için toplu taşıma aracına binmişti. Toplu taşıma aracı yaya geçidine yakın bir mesafede duran yine başka bir toplu taşıma aracının arkasında durup Y.U’yu indirmiş, öndeki araç yaya geçidini kısmen kapattığı için Y.U da yaya geçidinin seksen santim kıyısından karşıya geçmek istemişti. İşte tam o esnada hızla gelen zırhlı polis aracının şiddetli çarpması sonucu Y.U kaldırıma savrulmuştu. Ağır yaralanan Y.U'ya ilk müdahale Muş Devlet Hastanesinde yapıldı, ardından da çeşitli illerdeki hastanelerde kısa süreli tedavi gördü.
Doktorlar, Y.U'nun ileri teknolojiye sahip bir çocuk hastanesinde göreceği tedavinin onu eski sağlığına kavuşturacağını söyledi. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavisi yarım bırakılan Y.U, tekerlekli sandalye ve yatağa bağlı olarak yaşamını sürdürüyor.

TEDAVİ GÖRDÜĞÜ HASTANEDEN APAR TOPAR ÇIKARILMIŞ

Baba Mehmet Uysal, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, mektup yazarak kazadan sonra yatağa mahkum kalan oğlunun masraflarını karşılayamadığını söylemiş ve yardım talebinde bulunmuş. Bunun üzerine Gül’ün devreye girdiğini belirten baba Uysal, dönemin Sağlık Bakanlığının talimatıyla Y.U'nun Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesine yatırıldığını ancak tedavisi başladıktan dört hafta sonra apar topar hastaneden çıkartıldığını söyledi.
Anne Rukiye Uysal da oğlunun hastaneden apar topar çıkarılma sebebini şöyle anlattı, “Y.’un tedavisiyle ilgilenen doktorlardan biri bana ‘Sen oğlunu taş atmaya gönderiyorsun, sonra da gelip bizden tedavi etmemizi istiyorsun’ dedi. Y.’um olaylara karışmazdı. Zaten kazanın olduğu gün olay bile yoktu. Bu süreçten sonra da ‘Bizim böyle bir hastaya bakacak imkanımız yok’ denilerek hastaneden çıkarıldık.” Y.’un hâlâ iyileşme şansı olduğunu vurgulayan anne ve babası tedavi masraflarına yardımcı olmaları için duyarlı kamuoyuna çağrıda bulunuyor.

ADLİ TIP RAPORU ÇOCUĞU KUSURLU BULDU

Kazanın olduğu tarihlerde dönemin BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, yine dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’e konuyla ilgili soru önergesinde bulunmuş, fakat önerge cevap bulmamıştı. Olayla ilgili mahkemeye taşınan dava ise henüz sonuçlanmadı. Adalet arayışı devam eden ailenin avukatı Zekai Akpolat, kazaya sebebiyet veren 2 ayrı araç için de açılan ceza davasının 4 yıldır sürdüğünü söyledi. Akpolat, “Mahkeme, kaza anına ait görüntülerin izlenmesinin ardından asli kusuru Y.’a, tali kusuru ise zırhlı araca vermişti. İtirazımız üzerine dosya, incelenmek üzere Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Oradan gelen raporda Y., yüzde 80 hatalı bulunurken, yaya geçidinde park halinde duran otobüs yüzde 10, Y.’a çarpan zıhlı araç yüzde 10 kusurlu bulundu. Tekrar itirazlarımızı yaptık. Dosya bu kez de İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurumuna gönderildi. Oradan gelen rapor daha vahim çünkü raporda Y.’un yüzde 100 kusurlu olduğu söyleniyor” dedi.Son gelen raporla birlikte 1 Aralık’ta görülecek olan duruşmada karar çıkabileceğini söyleyen Akpolat, kaza sonucu yüzde 90 engelli kalan Y. için maddi manevi tazminat davası açacaklarını aktardı.

ÖNCEKİ HABER

Frankfurt Kitap Fuarı'nda, Türkiye'de basın özgürlüğü eylemi

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: İsraf düzenini tasarruf düzenine dönüştüreceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa