24 Ekim 2016 11:54

Patent sahibi David Keynes, ByLock'u anlattı

Hürriyet'ten İsmail Saymaz, ByLock' adlı şifreli mesajlaşma programının patentini elinde bulunduran David Keynes'le görüştü.

Paylaş

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası hayatımıza giren 'ByLock' adlı şifreli mesajlaşma programının patentini elinde bulunduran Türk asıllı ABD'li David Keynes'in New York'ta yaşadığı öğrenildi.

Hürriyet'ten İsmail Saymaz'ın röportaj yaptığı Keynes,  ByLock’u tasarlayan ‘Tilki’ lakaplı eski ev arkadaşının, 3 Aralık 2013’te programı App Store’a koyabilmek için kendisinden kredi kartını istediğini, o zamandan beri de patentin üzerinde olduğunu anlatıyor. David Keynes, ‘Tilki’nin hâlâ Türkiye’de olduğunu belirtiyor.

1973 doğumlu Keynes'in babasının 13 yaşında Türk vatandaşlığına geçtiği, annesinin ise Giresunlu olduğu belirtiliyor.  Keynes, çocukluğunun geçtiği Ankara’da, lise yıllarında Gülen cemaatine bağlı FEM Dershanesi’ne gitmiş. Bu sırada Işık Evi’nde kalmış. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuduktan sonra 2001’de yüksek lisans eğitimi için ABD’ye gitmiş.

Aynı okulda üniversite öğrencisi olan ‘Tilki’ lakaplı Türk arkadaşıyla tanışmış. ‘Tilki’ ile 2003-2004 yılları arasında Oregon eyaletine bağlı Portland şehrinde aynı evde kalmış. İkilinin üst katındaki ev, cemaat evi olarak kullanılıyormuş. ABD vatandaşlığına geçerken ismini İngiliz iktisatçı John Maynard Keynes’ten esinlenerek ‘David Keynes’ olarak değiştirmiş. Keynes, Türk kimliğindeki ismini açıklamayı reddediyor. Halen Connecticut eyaletinde yeminli mali müşavir olarak çalıştığını anlatıyor. ABD pasaportunda taşıdığı isim, aynı zamanda Apple Store’da ByLock uygulamasının sahibi olarak geçiyor. Artık indirilemeyen uygulamanın Apple’daki kayıtları halen Keynes’in elinde.

BYLOCK 600 BİN KİŞİ TARAFINDAN İNDİRİLDİ

Keynes, ByLock’un 600 bin kişi tarafından indirildiğini, kullanıcıların çoğunluğunun Türkiye, Suudi Arabistan ve İran’da yaşadığını söylüyor. Türkiye’dekilerin yüzde 90’ının Gülen cemaatiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Fakat Ocak 2016’dan itibaren ByLock’un kullanım dışı olduğunu, o tarih sonrasında ve darbede kullanılmadığını iddia ediyor. ByLock, Mart 2014’ten sonra Apple Store ve Google Play adlı online mağazalarda kullanıma açılmış. Uygulama için ayda 29 dolar ödendiğini vurgulayan Keynes, altyapısı güçlendirilip sürümü yükseltilemediği için ByLock’un, 7 Eylül 2014’te App Store’dan kaldırıldığını, Google Play’de bir yıl kalabildiğini belirtiyor. ByLock’un Google Play’den yaklaşık 500 bin, App Store’dan ise 100 bin kişi tarafından indirildiğini söylüyor. Ancak program, Apple Store ve Google Play’den kaldırıldıktan sonra da farklı internet sitelerinden indirilmeye devam etmiş.

David Keynes, şöyle devam ediyor: “15 Temmuz sonrası haberlerde ByLock’tan söz edilince Tilki’ye ‘Bu ne demek’ diye sordum. İzah edemedi. Cemaatçi olan ortağını ve cemaati kastederek, ‘Birkaç arkadaşa vermiştim, onlar başkalarına vermiş’ dedi. 15 Temmuz’dan sonra firar eden Tilki’nin ortağı, şu an yurtdışında olan bir gazeteci ile bağlantılı. Bu kişiler üzerinden cemaatin haberleşme ağına dönmüş. Cemaat örgütsel haberleşmesi için kullandı ama bana göre çok saçma. Uygulamanın kırılması çok kolay. Ben ABD’deki cemaatçilere sordum. ‘Ne yapıyorsunuz?’ dedim. ‘Birbirimize dualar ve sohbetler gönderiyorduk’ dediler.”

KULLANICILARINI YAYGINLAŞTIRMAK İSTEDİ

Keynes, ByLock’un başlangıçta cemaat haberleşmesi amacıyla tasarlanmadığını ancak zamanla bu şekilde kullanıldığını ifade ederek, “Tilki, Silikon Vadisi’nde ByLock’u satabilmek için kullanıcılarını yaygınlaştırmak istemiş olabilir” diyor.

Avrupa ve ABD’de neden kullanılmadığı sorusuna karşılık Keynes, “Çünkü reklamı yapılmadı. Reklamı sadece cemaate yapıldı” diye karşılık veriyor. ByLock’un cemaat üyeliğine kanıt sayıldığı görüşü için de “Katılıyorum” diyor. Kendisinin bu programı cep telefonuna yüklediğini ancak kimseyi eklemediği için kullanamadığını kaydediyor.

OCAK 2016'DA KULLANIMDAN ÇIKTI

Keynes, Ekim 2015 itibariyle GoDaddy adlı servis sağlayıcı firmaya ücret ödemeyi kestiğini ve bu nedenle ByLock’un Ocak 2016 itibariyle kullanımdan çıktığını anlatıyor. O tarihten beri ve darbe teşebbüsünde ByLock’un kullanılmadığını iddia ediyor.

Keynes, ByLock’un şifrelerinin MİT tarafından kırılarak, kullanıcı bilgilerine ulaşılması nedeniyle GoDaddy’ye dava açacağını anlatıyor. Keynes, hakkında soruşturma açılması ve ifadesine başvurulması halinde, Tilki’nin kimlik bilgilerini verebileceğini söylüyor. Tilki’nin web tasarımı işleri yaptığını, Türkiye’de yaşadığını, 15 Temmuz’dan sonra Almanya’ya, oradan da ABD’ye kaçtığını ancak hakkında soruşturma bulunmadığı için döndüğünü ve halen Türkiye’de olduğunu ekliyor.

Keynes, ByLock’tan 3 Aralık 2013 günü ‘Breaking Bad’ adlı TV dizisini izlemek için Tilki’nin evinde buluştuklarında haberdar olduğunu söylüyor. Tilki’nin “Kredi kartını kullanabilir miyim” diye sorması üzerine ByLock’u öğrendiğini kaydeden Keynes, şöyle devam ediyor:

“Ne için kullanacaksın?’ dedim. ‘Böyle bir program yazacağım’ dedi. Ben de ‘Tamam’ dedim. Apple Store’a bir program koyabilmek için bu işlem gerekiyordu. Başlangıç böyle oldu. Tilki’nin amacı, ByLock’u San Francisco’daki Silikon Vadisi’ndeki teknoloji şirketlerine sunmaktı. Beğenilirse sermaye yatırılarak şirket büyütülecekti.”

15 TEMMUZ'DA TÜRKİYE'DEYDİ

Yılda en az iki kez Türkiye’de geldiğini söyleyen Keynes, 15 Temmuz’da Türkiye’de olduğu halde hakkında işlem yapılmadığını kaydediyor. Keynes’in Amerikan pasaportunda da Türkiye’ye 12 Haziran’da gelip Hollanda’ya gittiği, 17 Haziran’da Türkiye’ye tekrar giriş yaptığı ve darbe teşebbüsünden sonra, 7 Ağustos 2016’da Türkiye’den ayrıldığı görülüyor. Keynes, “MİT’in bilmemesi imkansız. Pasaportumla senede iki kere girip çıktım. Ben darbede de darbe sonrasında da Türkiye’de bulunuyordum. Kendimi takip altında hissetmedim” diyor. Keynes, Apple Store’da ByLock’un sahibi olarak gözükmesine karşın MİT veya devlet tarafından kimsenin kendisine başvurmadığını ifade ediyor.

GÜLEN, ŞİZOFREN

Keynes, cemaat üyesi olmadığını ancak müşterileri arasında cemaatin tabanından insanlar bulunduğunu belirterek, “Ben Fethullah Gülen’in şizofren olduğunu ve rol yaptığını düşünüyorum. Çevresindeki insanların da para kaynaklarını kontrol ederek, garibanları ve alttakileri sömürdüğünü düşünüyorum. Tabanın masum ama üst tabakanın bir darbe örgütü olduğuna inanıyorum” diyor. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

İşçi servisi duvara çarptı: 11 yaralı

SONRAKİ HABER

KHK ile ihraç edilen kanser hastası Haluk Savaş, pasaportunu aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa