23 Ekim 2016 18:34

Hadi bir şey yapalım

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat Demokrasi İçin Birlik (DİB) inisiyatifinin demokrasi buluşması ile ilgili izlenimlerini yazdı.

Paylaş

Fatih POLAT

‘Ya gerçek demokrasi ya da hiç.’ 14 Ocak 2007 günü Ankara’da gerçekleşen, benim de delegelerinden biri olduğum ‘Türkiye Barışını Arıyor Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmanın sonunda Yaşar Kemal bunları söylemişti.

9 yıl sonra İstanbul’da Şişli Kent Kültür Merkezi’nde Demokrasi İçin Birlik (DİB) inisiyatifinin çağrısı ile gerçekleşen demokrasi buluşmasındayız.

Bu buluşmada DİB adına konuşan CHP Eski Milletvekili Rıza Türmen, ‘Yere atılan, ayaklar altına alınan demokrasiyi ayağa kaldırmak için buradayız’ derken Yaşar Kemal’in 9 yıl önce yaptığı o vurguyu düşündüm. Bugün darbe ile mücadele bahanesiyle demokrasinin sınırlı birikiminin bile ayaklar altına alındığı ve gerçek bir demokrasinin inşasını başaramadığımız sürece de bu gerçeğin değişmeyeceği açık.

Türmen’in ‘Barışın olmadığı yerde demokrasi olmaz, laikliğin olmadığı yerde demokrasi olmaz’ vurguları da Türkiye’nin temel sorunlarının birbirleri arasındaki onsuz olmaz bağı ortaya koyması bakımından anlamlıydı.

Bugünkü buluşmanın açılış konuşmasını yapan CHP Eski Milletvekili Prof. Dr. Binnaz Toprak’ın ve onun ardından konuşan Rıza Türmen’in vurgularında dikkati çeken, bu çalışmanın bir partinin çatısı altında olmayan ama partilerin katılımına da açık olan bir çalışma olduğu ve demokrasinin inşaası için gerekli olan toplumsal değişime katkı sunmayı amaçladığı vurguları Demokrasi İçin Birlik’in yapısının da bir özeti aslında.

Ardından HDP adına konuşan parti sözcüsü Ayhan Bilgen de, bu inisiyatifi parti olarak çok önemsediklerini belirttikten sonra, bu çalışmanın önünde değil, mutfağında olmaya dair yaptığı vurguyla da DİB için biçilen konsepti onaylıyordu.

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan da halkın demokrasi ihtiyacına yanıt olmaya çalışan bu mücadelenin bir parçası olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyledi.

Toplantının ilk bölümünde yapılan konuşmalar içinde Prof. Dr. İbrahim Kabaoğlu’nun, OHAL’in yürürlükte olduğu bir süreçte bir rejim değişikliği öngören başkanlık sistemine dair bir oylamanın yapılamayacağına dair vurgusu önemliydi.

Necmiye Alpay ile Aslı Erdoğan’ın cezaevinden bu buluşmaya gönderdiği ve Gülten Kaya tarafından okunan mesajlar da bir mücadele ve direnç merkezi olarak bu platformun öneminin bir kez daha altını çizmiş oldu. Kürsüden Can Dündar’ın selamını ileten Dilek Dündar ise ‘Sözün tükendiği yerlere geliyoruz, hadi birşey yapalım’ diyerek anlamlı bir çağrı yaptı salona.

Sendikalı oldukları için işten atılan ve direnişte olan Avcılar Belediye İşçileri de direniş önlükleriyle birlikte salondaydılar.
DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nun kürsüden söylediği gibi ‘emeğin hakları  olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da emeğin hakları olmazdı’ ve işçilerin buradaki varlığı kendilerini demokrasi mücadelesinin temel öznesi olarak gördüklerinin de bir işaretiydi.

Aslı Erdoğan’ın mesajında da ifade ettiği gibi bugün Türkiye’nin cezaevleri gazeteci ve yazarlarla dolu ise bizlerin yeri de sadece haberini yapmak için değil aynı zamanda bir öznesi olarak da burasıdır.

Yaşar Kemal’in vurgu yaptığı gerçek demokrasiyi  inşa etmek için, Rıza Türmen’in ifade ettiği gibi demokrasiyi ayağa kaldırmak gerekiyor. Yoksa gerçekten de Dilek Dündar’ın dediği gibi sözün tükendiği yerlere gidiyoruz: Hadi bir şey yapalım!

Ve şunu da söylememiz gerekir ki, bu çalışma geçmişteki çeşitli birlik deneyimlerinin bilgisini dikkate alarak hareket etmeye aday bir çalışma olsa da henüz yolun başında. Deniz Türkali toplantının ilk bölümünde, ‘Bu toplantı çok uzun bir zaman sonra bir ışık gibi doğdu içime’ dedi ve ‘Umarım hayal kırıklığımız olmaz’ diye de ekledi. Bu da ‘bir şey yapalım’ derken o şeyin altının nasıl doldurulacağı ile doğrudan ilgili.

Toplantının öğleden sonraki bölümünde somut gündemler olarak OHAL’e ve başkanlık rejimi hazırlıklarına karşı mücadele önerisi dile getirildi. Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen de, bu inisiyatifin adının başına ‘barış’ sözcüğünün de eklenerek ‘Barış Ve Demokrasi İçin Birlik’ önerisini dile getirdi.

Ben bu yazıya son halini verirken, sonuç bildirgesi komisyonu da toplantı halindeydi. O nedenle sonuç bildirgesine hiç girmiyorum.
Öneriler bölümünde somut önerilerden ziyade tahlil ağırlıklı konuşmalar öne çıktı.

Demokrasi İçin Birlik, Türkiye’nin ağır demokrasi sorunları karşısında çözüm için, nefes almak için şimdilik küçük de olsa bir umut ışığı. Bu ışığın aydınlatma hacminin ne olacağı, neleri değiştireceği ise bundan sonra ortaya koyacağı enerji ve çalışkanlıkla doğrudan ilgili olacak.

ÖNCEKİ HABER

Reuters: Peşmerge, Başika'da kontrolü ele geçirdi

SONRAKİ HABER

Kemeraltı Çarşısı'nda ekonomik kriz: Geleceği parlak görmüyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa