23 Ekim 2016 13:17

Madonna meselesi: Vurur ekrana iktidarın ifadesi

Sabahattin Ali’yi de hakkıyla konuşacak, devrimi de yayınlayacak yayınlar var, oldu, olacak. Ama sahiden 21 radyo ve televizyon neden kapatıldı?

Paylaş

Ayşen GÜVEN

Kürk Mantolu Madonna’yı okumayan tek kişinin Funda Özkalyancuoğlu olduğunu öğrendiğimiz günlerden geçiyoruz. Bu büyük elemle nasıl başa çıkacağımıza hayıflanırken pek çok şey karşısında bir örsün kafamıza vuracağı anı öngörüp sustuğumuzu düşünürsek sanırım bir “sosyal patlama” bugün buradan geldi. Yani tüm itirazlarımızı içimize ata ata ne hale gelmişiz. Öyle ki görece en az “politik” yerde kusuyoruz öfkemizi. Eleştiri ve aşağılama arasında salınan sosyal medyadaki tartışmalar azımsanmayacak bir tepkinin açığa alınma, tutuklanma ve öldürülme sonuçlarının gözünün içine Sabahattin Ali’yle bakabildi. 

Meseleyi önemsizleştirme anlamına vardırmak değil niyetim. Mutlaka bir yanı Sabahattin Ali ve eseri Kürk Mantolu Madonna’yı ekran önüne çıkacak bir programcının bilmiyor olması. Bu noktada “cahil” ile başlayıp küfürlere varan tepkilerin sığlığını hemen şuracığa bırakayım ama bir meslek etiği, saygısı ve bunlara özen gösteren yayınlara yeterince sahip çıkabildik mi sorusunu da hemen yanına iliştireyim izninizle. Ancak hepsinin üzerine ekrana vuran bir iktidar tarzı olarak “takiye” ve bunu yaparken gösterilen serin kanlılık eklenince üzerine boylu boyunca düşünmeye hak kazanıyor Tv8’in magazin programındaki “gaf” ya da daha neler neler... 

Daha ötesine bakarsak; ortaya atılan bir iddianın sağlaması yapılması gerekmeyen, bilginin çok da tın olduğu ve hatta yalan söylemenin yüz kızartıcı olmaktan çıkarıldığı bir toplumsal kültür inşaası pek tabi basın-yayın vesilesiyle de tamamlanıyor anlaşılan. İktidar, yalanı kurcalamayı rafa kaldırıp, utanmaya da neden kalmadığını öğretmekle yetinmemiş anlaşılan, haksızken üste çıkmayı da ekranlara gelecek kadar yaygın bir “ahlaka” dönüştürmüş. Özkalyoncuoğlu onu eleştirenlere verdiği yanıtla yayıncılık etiğini bir yana savurup hiçbir kabahatin hesabını vermeyen yöneticilerin ağzıyla bakın nasıl konuşuyor: “Bildiğim de benimdir bilmediğim de benimdir diye peygamber efendimizin bir açıklaması var değil mi? Bu benim bilmediğim olsun. Vay arkadaş ya siz Musul’a bakın…” Bilmemesiyle barışması sempatik görünüyor burada doğrusu eğer yayında “ben okudum ama çok da bir şey bulamadım kitapta” tadında cümlelerini unutursak, Musul meselesi de eğreti durmuyor memleket bağlamında ama dikkat kaydırma hamlesinin de bu iktidarın en iyi bildiği şey olduğunu es geçerseniz. Ve ortada bir kusur yokmuşçasına “yola devam” havası yazık ki hiçbir suçun hiçbir kademede istifa ya da özür getirmediği bir yönetime sabah akşam selam eden bir televizyonda şaşırtmıyor. 

BİLGİSİZLİĞİ SAVUNMAK

Kürk Mantolu Madonna’nın şarkıcı Madonna olduğunu sanabilecek okumuş-okumamış milyonlar var. Ve bu kimseler bazen sen bazen ben bazen akraba, ahbap arasında sevgili okur, bence burada anlaşalım. Bu bakımdan bilginin önemi kadar öğrenmenin sınırsızlığına da inanmak bence gelen eleştirilerin eksikliği. Üst perde “cehalet” yaftalaması işin kolayına kaçmak. Şimdi göz gözü görmez bir kaosun idaresi canımızdan, ekmeğimizden ediyor da bir tarz mı kazandırmıyor, bir ahlaksızlığı ahlak mı belletmiyor olsun? Olmuyor işte. Toplumun kültürel edinimi de bir “terbiyeden” geçiriliyor. Geriye bir ustayı tanımamak, bundan hicap duymamak, bilmemekten utanmamak değil elbette ama bilgisizliği savunmak falan kalıyor. Ve bütün bunları bu halk bu kadar “cahil” ondan iktidar AKP, kadar maalesef yüzeysel bir denklem çözmüyor. Anlamlı tüm eleştirilerse bir şeyi eksik bırakmış bulunuyor; Sabahattin Ali’yi bilen, kitaplarını, şiirlerini okumuş eksiği varsa da işine özeniyle tamamlayan, bu iktidarın savaş hakkında, işsizlik hakkında, din hakkında yalanlarını açığa vuran, Kürk Mantolu Madonna’yı da hakkıyla anlatan şarkıcı Madonna’nın da işlerini takip eden 21 radyo ve televizyon neden kapatıldı? Sorusu kalıyor. Entellektüeller ve izleyiciler eğer bu yayını eleştiriyorsa ve böyle kuvvetli bir itiraz patlayacak yer arıyorsa önce yalanın maskesini düşürecek haberciliğe, yayınlara sahip çıkmalı. 

Sabahattin Ali’yi de hakkıyla konuşacak, devrimi de yayınlayacak yayınlar var, oldu, olacak. Ama sahiden 21 radyo ve televizyon neden kapatıldı? Diyebilir misin! 

ÖNCEKİ HABER

Ne adam ne de madam gibi ölmek...

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa