22 Ekim 2016 08:48

Şehir hastaneleri halkın yararına değil sermayenin çıkarına

Cumhurbaşkanının, ‘14 yıllık hayalim’ dediği Şehir Hastaneleri, hastayı müşteri, hastaneyi ise turizm işletmesi olarak tasarlıyor.

Paylaş

Zülal KOÇER
İstanbul

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki ‘14 yıllık hayalim’ dediği şehir hastaneleri projesinin altından da sermayeye kıyak çıktı. Yavuz Sultan Selim, Osman Gazi Köprüsünde olduğu gibi kamu-özel ortaklığıyla kurulacak şehir hastanelerine devlet garantisi getiriliyor. Yüzde 70 doluluk garantisi verilen şehir hastaneleri bu orana ulaşamazsa fatura yine halka kesilecek. Hastaneleri yapan şirketler, görüntüleme, laboratuvar, bilgi işlem, güvenlik, gibi tüm hizmetleri alabilecek. Devlet bu hizmetler karşılığında şirketlere ‘hizmet bedeli’ adı altında para verecek. Şirketler ayrıca hastanelerin çevresine kurdukları ticari alanları işletebilecek. Bu gelirler KDV, damga vergisi ve harçlardan muaf olacak. Köklü devlet hastaneleri de “kampus dışı ticari alan” adı altında bu şirketlerin kullanımına verilebilecek. 
Sağlık örgütleri, yıllardır bu projeye karşı çıkıyor. Projenin sadece sağlığın sermayeye tamamen açılması anlamına gelmediğine dikkat çeken sağlık örgütleri, sağlık emekçilerinin çalışma koşullarının daha da artacağı uyarısında bulunuyor. 

HALK İÇİN DEĞİL SERMAYE İÇİN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlıkta dönüşüm programı ilan edildiği günden bu yana projeyi ‘halkın yararına’ diye tanıttığını hatırlatan İstanbul Tabip Odası Sekreteri Samet Mengeç, projenin sağlığın tamamen piyasalaştırılması anlamına geldiğini söyledi. Mengüç tabip odası olarak şehir hastaneleri projesine neden karşı çıktıklarını şöyle anlattı: “Kamuya ait sağlık tesislerinin ‘kiralama’ karşılığı yaptırılabilmesine ilişkin yapılan düzenlemelere göre şehir hastaneleri de dahil bakanlığın yapmak ve yaptırmakla yükümlü olduğu sağlıkla ilgili tüm tesislerin bu yöntemle yapılması planlanmaktadır. Üstelik şirketlere ödenecek para sadece kira bedeli olmayacaktır. Hastanelerde görüntüleme, laboratuvar, bilgi işlem, güvenlik, gibi aklımıza gelen tüm hizmetler yine bu şirketler tarafından verilecek, bunlar için de bu şirketlere ‘hizmet bedeli’ adı altında yüksek paralar ödenecektir. Şirketler ayrıca hastanelerin çevresine kurdukları ticari alanları işleterek kâr elde edecek, üstelik bu gelirleri KDV, damga vergisi ve harçlardan muaf olacaktır. Mevcut köklü devlet hastaneleri de “kampus dışı ticari alan” adı altında bu şirketlerin kullanımına verilebilecek, bu alanlara otel, alışveriş merkezi gibi ticari yapıların kurulmasının önü açılmaktadır.” 

‘HASTA EDERİM’ GARANTİSİ 

SES Genel Sekreteri Birsen Seyhan da projenin bir özelleştirme yöntemi olduğuna dikkat çekti. Kamu-özel ortaklığı ile yapılacak bu yerleşkelerin ‘kamu’ ile ilgisi olmadığını vurgulayan Seyhan, “Kamu- özel ortaklığı çerçevesinde kurulan hastaneler kamusal sağlık hizmetini ortadan kaldıran, özel ve kâr amaçlı hizmet vermektedirler. Çünkü burada hizmetin odak noktasını insan sağlığı değil, elde edilecek kâr oluşturmaktadır. Ayrıca ihale alan şirketlere hastanede yüzde 70 doluluk oranı vadedilerek ‘Ben toplumu senin için hasta ederim’ garantisi verilmektedir” diyen Seyhan, küçük kamu hastaneleri kamu-özel ortaklığı yüzünden kapandıkça özellikle acil hastane bakım hizmetlerinin daha da erişilmez olacağını ifade etti.  

DAHA FAZLA ANGARYA VE MOBBİNG

PROJENİN hayata geçirilmesinin sağlık emekçileri için de fazla ve esnek çalışma, angarya, mobbing uygulamaları anlamına geldiğini söyleyen SES Genel Başkanı Seyhan, “Sağlık alanında mevcut durumda işyerlerinin çalışma koşullarına baktığımızda şehir hastaneleri ile bu koşullar daha da artacaktır. Şehir hastaneleri ile şirketler daha fazla kâr elde edebilmek amacıyla hareket edecekleri için hastane personelinden kısıntıya gideceklerdir” dedi. 
Kamu yararının gözetildiği, bilimin gereklerine uygun biçimde, kente ve çevreye saygılı modern hastanelerin kamusal çerçevede hayat bulması gerektiğini söyleyen Seyhan  “Merkezinde kâr değil insan sağlığının olduğu, sağlık emekçilerinin uygun çalışma koşulları ortamında iş güvenceli olarak çalışmaları kamusal sağlık hizmetinin gereğidir” diye konuştu. 

‘HAYIRLI OLSUN’ İLANI

İzmir ve Kocaeli Şehir Hastaneleri Proje Finansman Antlaşmasının imzalanmasının ardından dün, 4 şirket Evrensel, Birgün ve Cumhuriyet gazeteleri dışındaki tüm gazetelere tam sayfa ilan verdi. “Türkiye’ye Hayırlı Olsun’ başlığıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a teşekkür edilen ilanda “2 bin 600 yatak kapasiteli İzmir Bayraklı ve 1180 yatak kapasiteli Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsleri 1.1 milyar dolarlık dış finansman antlaşmaları imzalandı. Sağlık yatırımlarımıza özel önem veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan başta olmak üzere Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ,  katılımları için; Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan’a, Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’ye, uluslararası finans kuruluşlarına ve bize bu yatırımları sağlayan yüce milletimize teşekkür ediyoruz.” dendi. İlanı veren 4 şirket ise şöyle; İzmir Bayraklı Hastane Yatırım Ve Sağlık Hizmetleri AŞ, Kocaeli Hastane Yatırım Ve Sağlık Hizmetleri AŞ, Gama Holding, Türkerler Holding.

ÖNCEKİ HABER

Avukat Büşra Demir, 8 aydır yasağın sürdüğü Şırnak'ı anlattı

SONRAKİ HABER

İstanbul'da kadınlar İran'da Seher Hüdayari için sahaya çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa