21 Ekim 2016 13:41

Göç İdaresi, Suriyelilerin hayatını tehlikeye atıyor

Suriyeliler geçici koruma kimlik kartını alana kadar sağlık başta olmak üzere en temel haklardan faydalanamıyor.

Paylaş

Metehan UD
İzmir

 
Suriyeli mültecilerin kısıtlı haklardan faydalanabilmek için çıkarmak zorunda olduğu geçici koruma kimlik kartını alabilmek kolay değil. Aylar süren, bürokratik işlemler sonunda verilen bu kart çıkana kadar Suriyeliler sağlık gibi en temel haklardan faydalanamıyor. Halkların Köprüsü Derneği bu süreci Aziz Nesin’in “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” eserine benzetti.
 
Ülkelerindeki savaş ortamı nedeniyle Türkiye’ye giriş yapmak zorunda kalan Suriyeli mülteciler, Göç İdaresi Müdürlüklerine başvurarak geçici koruma kimlik kartı ile Geçici Koruma Yönetmeliği'nde bahsedilen sağlık, çalışma izni, eğitim ve adli yardım haklarından faydalanabiliyor. Ancak şu anda İzmir’de, Suriyeli mültecilerin büyük çoğunluğu geçici kimlik kartına sahip değil. 300 bine yakın Suriyeli mültecinin yaşadığı İzmir'de, geçici koruma kimlik Kartına sahip Suriyeli mülteci sayısı resmi makamların verilerine göre 96 bin civarında.
 
Geçici koruma kimlik kartını çıkarmak ise kolay değil, kartın çıkması bürokratik süreçlerden,  İl Göç Müdürlüğünün personel yetersizliği gibi sorunlardan dolayı en iyi ihtimalle 4-5 ayı buluyor. Yakın zamanda bu sürecin daha da uzaması kimi zaman Konak Kemeraltında bulunan Göç İdaresi önünde uzun kuyruklara ve bekleyişlere sebep oluyor.


 
İlk başvuruda Suriyelilere, geçici bir tanıtım belgesi veriliyor ancak bu belge ile Suriyeliler acil sağlık hizmetleri dışında herhangi bir haktan faydalanamıyor. Pratikte ise bu haktan tam olarak yararlanabildiklerini söylemek mümkün değil. Kimi zaman bu  belgeye sahip olsalar bile Suriyeliler acil kapısından geri çevrilebiliyor ve tedavi olamıyorlar. Öte yandan Suriyeliler bu kartlarının çıkmasını beklerken çalışma izni, eğitim ve adli yardım gibi haklardan hiçbir suretle faydalanamıyor.

ALİ GÖZÜNÜ TAMAMEN KAYBEDEBİLİR

Sürecin mağdurlarından biri de Ali isimli bir Suriyeli. İnşaatta çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu Ali'nin sol gözünde retina yırtılması oldu. Doktorların verdiği bilgilere göre tekrardan görme ihtimali var ancak devlet bürokrasisine takılmış durumda. Yaklaşık 4 aydır kimlik çıkarmak için beklediğini ifade eden Ali, "Kimlik çıkarmak için başvurmuştum ama işlemler uzun sürüyor. Kimliğin çıkmasına 2 ay var dediler. Kimlik olmadan da ameliyat olamıyorum. Bir an önce ameliyat olmazsam da sol gözümü tamamen kaybedebilirim. Para vererek muyane oldum ve ilaçlarım da 150 TL tuttu ancak çalışamadığım için alamadım" dedi. Ali gibi çok sayıda Suriyeli tedavi olabilmek için geçici kimlik kartının çıkmasını bekliyor.

HALKLARIN KÖPRÜSÜ: BU SORUNUN GEREKÇESİ OLAMAZ

 Halkların Köprüsü Derneği de konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Dernek binasında gerçekleşen basın toplantısında konuşan Halkların Köprüsü Derneği Sağlık Komisyonu Üyesi Dr. Zeynep Altın, Göç İdaresine çağrıda bulunarak  "Suriyeli mültecilere kapıları açmak ve onlara haklarını bahşetmekle övünen iktidar, bu kayıt dışılık durumuna bir çözüm bulmak zorundadır. Aksi halde Suriyeli mültecilere geçici koruma kimliği verilmemesini ne idari personel yetersizliği ne de ülkedeki güvenlik sorunu ile açıklayamaz. Bu durum Aziz Nesin’in 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz' adlı eserini akla getirmektedir. Bir tarafta en temel insan haklarından yoksun Suriyeli mülteciler yaşarken/yaşamazken diğer tarafta bizler yaşamaya devam edemeyiz" dedi.

'HER GÜN BU PROBLEMLERLE KARŞI KARŞIYAYIZ'

Basın toplantısında konuşan Dernek Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi de, sahada karşılaştıkları problemlere değinerek  şunları söyledi: "Hemen hemen her gün kimliği olmadığı için sağlık hizmeti alamayan Suriyeli hastalarla karşılaşıyoruz. Bürokrasi, uzun süren işlemler, çok zor karşılayacağı bürokratik talepler ve sonuç olarak karşımızda aşısız bebekler, ilaca ulaşamayanlar, ameliyat olamayanlar gibi vahim tablo var. Nasıl kimlik çıkarılacağına dar bilgileri de yok. Şu an sahada bu insanlara kimlik çıkarmak için yardım eden örgütler de çok az. Bunu kamuoyu ile paylaşmak bizim açımızdan önemli. Neden bu insanlara kimlik verilmez? Bunun cevabı yok. Neden hepsinin kimlik sahibi olması için özel çaba sarf edilmiyor. Mülteciler sorunlarını dile getirmeye korkuyorlar. ‘Başıma bir iş gelir, elimdekini de kaybederim ben burada atarlar’ diye korku ve endişe içerisindeler. Onların çıkmayan sesine ses olabilmek için bu basın toplantısını yapıyoruz".

ÖNCEKİ HABER

10 Ekim davasında asıl sanıklar dışarıda olacak

SONRAKİ HABER

Hrant Dink Vakfı'nın "Kayseri" konferansı gerekçe gösterilmeden yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa