21 Ekim 2016 08:42

Eğitim Fakültesi öğrencileri endişeli

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde okuyan öğrenciler, gelecek kaygılarının daha fazla arttığını söylüyor.

Paylaş

Ayten İPTEŞ
Hilmi MIYNAT
Denizli

On binlerce öğretmenin görevden uzaklaştırılması, kadro sıkıntısı yaşayan okullar, ataması yapılmayan öğretmenler, sözleşmeli öğretmen alımında yapılan mülakatlardaki adaletsizlikler... Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde okuyan öğrenciler, bu gelişmeler karşısında gelecek kaygılarının daha fazla arttığını söylüyor.

Türkçe öğretmenliğinde okuyan iki sınıf arkadaşı Arafat ve Halil’le sohbet ediyoruz.

Mülakat sisteminin güvenilir olmadığı konusunda hemfikir olduklarını ifade eden Arafat ve Halil, iktidarın kendi ideolojisine hizmet edecek insanları torpillerle atadığını belirterek, “Mülakatlardaki adaletsizlik yüzünden yıllarca verilen emek 5-10 dakikada çöpe atılıyor. Yıllarca verdikleri emek ile atama bekleyip de ataması yapılmayan öğretmenler, işsizlik sonucu ya inşaatta çalışıyor ya da çay ocağında... Onlarca öğretmen bunalıma girerek  intihar ediyor, Milli Eğitim Bakanı ise ‘Dikkat çekmek için, intihar ediyorlar efendim!’ diyor. Gelecek nesilleri yetiştirecek olan öğretmenlerin ruh sağlıkları bu durumlara geldiyse bunun sorumluları belli değil midir?” diye tepki gösteriyorlar. Sınıflarında birçok arkadaşlarının daha şimdiden öğretmenlikten umudunu keserek ticaretle uğraşma planlarına giriştiklerinden bahsediyor Arafat. Başka bir seçenek bırakılmadığından yakınan Arafat, sözleşmeli öğretmenlik yapma şansı bulanların da bu kez performans mağduru olduğunu ifade ediyor.

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK SÜRESİ UZUN

Matematik öğretmenliğinde  okuyan Tuğçe de, mülakat sistemine tepki gösteriyor ve “Reis denilince herkesin aklına başka bir cevap gelebilir, gelmeli fakat onlar cumhurbaşkanının reis olduğu bir eğitim sistemi düşlüyorlar. Bir de aile içi şiddet sorusu var ki istedikleri cevap belli; küçük yaşta din eğitiminin verilip verilmemesine işaret ediyorlar. Fakat asıl verilmesi gereken insan hakları eğitimidir” diyor. Kamu emekçilerinin iş güvencesi olan 657’nin kaldırılması gündemini hatırlattığımız Tuğçe, “657 bizim tek güvencemiz, onu da elimizden almak istiyorlar. Zaten onlar sadece 657 yasasını değil anayasanın tamamını değiştirmek istiyor. Sendikaya üye olup olamayacağımız, olabileceksek de hangisine üye olabileceğimiz tamamen onların kontrolü altında olsun istiyorlar” diye devam ediyor.  

Sözleşmeli öğretmenlik süresinin de uzun olduğunu vurgulayan Tuğçe, “Sözleşmeli öğretmenliğe dahi razı olan arkadaşımız 6-7 yılın çok uzun olduğu en azından 3 yıla düşürülebilmesini temenni ediyor” diyor.

OKULUN İLK GÜNÜ FİŞLEDİLER

Kapatılan bir üniversiteden gelen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü öğrencisi Abdullah’ın Pamukkale Üniversitesi’ne kaydolurken verdiği dosyaya 667 KHK damgası vurup kapatmışlar. “Be ne demektir? Kayıt gününde beni fişliyorlar. Yarın ben o dosyayla hangi işyerine başvurabileceğim. Nerde iş bulacağım?” diye soran Abdullah “Sınav sorun değil çalışıp hallederim fakat mülakat geleceğe dair umutlarımın önünü tıkıyor” diyerek umutsuzluğun altını bir kez daha çiziyor.

ÖNCEKİ HABER

Bob Dylan'ın web sitesinde 'Nobel' karmaşası

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa