21 Ekim 2016 08:52

Fişleme uygulaması yargıya taşınacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde tartışmaya yol açan yeni personel takip sistemine karşı tepkiler giderek yükseliyor.

Paylaş

Metehan UD
İzmir

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde tartışmaya yol açan yeni personel takip sistemine karşı tepkiler giderek yükseliyor. Sabah saatlerinde belediye önünde uygulamayı protesto eden belediyede örgütlü sendikalar “fişleme” olarak niteledikleri uygulamaya karşı dava açacaklarını duyurdu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaklaşık 1 milyon lira bedelle satın aldığı ve önceki gün hizmet binalarında kullanılmaya başlayan Personel Denetim Yönetim Sistemi (PDYS) krize yol açtı. Büyükşehir Belediyesi’nde yüz taraması ve parmak izi sistemi nedeniyle sendikaların tepkisini çeken ve fişleme olarak nitelenen uygulamaya karşı belediye emekçileri yeniden eylem yaptı. Sabah mesai giriş saatlerinde belediye sarayı önünde toplanan çalışanlar, memur ve işçi sendikaları önderliğinde eyleme gerçekleştirdi.  

KİŞİSEL HAKLAR İHLAL EDİLİYOR

Hizmet binası önünde uzun kuyruklara yol açan ve personeli çileden çıkartan uygulamaya karşı yetkili sendikalar dava açacaklarını da dile getirdiler. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde örgütlü bulunan KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen, Birleşik Kamu-İş’e bağlı Tüm Yerel-Sen ve DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle uygulamanın kaldırılması için yargıya gideceklerini açıkladı. Geçmişte Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından hukuka aykırı bulunan ve kişisel haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle iptal edilen sistemin belediye binalarından kaldırılması için sendikalar ayrı ayrı dava açacak.

‘KAYNAKLAR, ULAŞIMA VE YEMEĞE AYRILMALI’

Söz konusu uygulamayı belediye örgütlü sendikaların işyeri temsilcileri ile konuştuk.  Genel-İş 3 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Cafer Alt, kişisel bilgilerinin elektronik ortamda şirketlerle paylaşılmasına karşı olduklarının vurgulayarak “Bu uygulama bize duyulan güvensizliğin bir göstergesi. Oysa bu ülkede elektronik ortamda insanlara ne suçlamalar yapıldı. Bunun örneklerini yaşadık. Bize reva görülen bu olmaması gerekir. Kaynakların bizim ulaşım ya da yemek sorunumuzu çözmek yerine bu tür şirketlere aktarılmasını peşkeş çekme olarak görüyorum. Bunu kurumun kendisi de oluşturabilirdi, kendi veri tabanını sağlayabilirdi. Bu ciddi bir para. Toplusözleşme döneminde kullanılabilecek bir paraydı. Harcamaların insana yönelik yapılması gerekiyor” dedi.

‘3 SENDİKA BERABER DİRENİYORUZ’

Tüm Yerel-Sen 1 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Gizem Çağlar da uygulamanın her şeyden önce insan haklarına aykırı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Benim performansımı, verimimi daire başkanım, müdürüm bilir. Burada korkunç bir güvensizlik var herşeyden önce. İzmir, Türkiye’nin borçsuz bir belediyesi ise bu biraz da çalışanlarının sayesinde. Bunları üreten bizlere saygı duymak ve güvenmek zorundalar. Olağanüstü hal koşullarına da baktığımızda, at izi, it izine karışmış, bu ülkenin kozmik odalarına girilmiş. Ben şahsen bu koşullarda da babama bile güvenmezken bizim bilgilerimiz bilmediğimiz bir şirkete verilecek. Kimdir bu şirket? İsmini de cismini de bilmiyoruz. Bu uygulama sadece kart sistemiyle sınırlandırılmalı. Yüz ve parmak izi uygulamasına geçilmemeli. Ayrıca sendikalar ilk defa güzel bir şey yaptı. Bir aradayız ve bu uygulamaya karşı direniyoruz.”

‘OHAL İŞYERLERİMİZE TAŞINMAK İSTENİYOR’

Tüm Bel-Sen 1 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Çağdaş Yazıcı bu sistemin, OHAL koşullarında devreye girmesinin tesadüf olmadığına dikkat çekti. Yaçızı “Ülkeyi yarı açık cezaevine çevirmeye çalışanların yarattığı atmosfer İBB idaresi eliyle işyerlerimize taşımak istenmektedir. Her adımı izlenen, her an denetlenen, kameralar, elektronik cihazlarla her hareketi veriye dönüştürülen ve bunun basıncıyla giderek kapıkuluna dönüşen bir çalışan profili arzu ediliyor. Açık hak ihlallerine dayanan, sürekli ve merkezi olarak çalışanları takip etme, denetleme, onlara dair veri tutma ilgisi ve merakının ürünü olan bu yahut benzer metotları yürürlüğe sokarlarsa çalışanların karşılaşacağı bir sonraki yöntemin ne olacağını merak ediyoruz. Barkod mu takacaklar, araç takip sistemleri gibi çip mi takacaklar? Ama biz Büyükşehir’de çalışan kamu emekçileri ve işçiler olarak iradesiz, kimliksiz birer nesne muamelesi reva gören, bizi sıraya sokmaya çalışanlara gerçeğin bunun tam tersi olduğunu örgütlü bir mücadele vererek göstermeye çabalayacağız” dedi.

ÖNCEKİ HABER

15 cana 15 yıl hapis

SONRAKİ HABER

Merkezi yönetim brüt borç stoku 1 trilyon 210,6 milyar lira

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa