20 Ekim 2016 08:22

Hukukçular: Barolar, OHAL’le ilgili sürecin tarafı olmalı

OHAL KHK’lerinin yerleşik hale getirilmek istendiğini ifade eden avukatlar, barolara bu konuda görev düştüğünün altını çizdi.

Paylaş

Metehan UD
İzmir

3 ay uzatılan OHAL’i ve KHK’leri İzmir’deki hukuk örgütlerinin üyeleri ile konuştuk. Avukatlar, OHAL’in amacını aştığı, muhalifleri susturma aracına döndüğünü vurguladı. OHAL KHK’lerinin yerleşik hale getirilmek istendiğini ifade eden avukatlar, barolara bu konuda görev düştüğünün altını çizdi. Avukatlar, OHAL’e karşı birlikte mücadelenin önemine de dikkat çekti.

Çağdaş Avukatlar Grubu Üyesi Kerem Dikmen, OHAL ilan edilmesi için öne sürülen gerekçelerin ortadan kalktığını vurgulayarak “OHAL’in sürdürülmesinin başka bir amaçla gerçekleştiğine inanıyorum. OHAL’in ardından çıkarılan KHK’leri, hükümet toplumsal muhalefeti pasifize etme, sistem dışına çıkarma amacıyla kullandı. En karikatürize hali, 15 Temmuz akşamı askerlerin televizyonların stüdyolarına girerek yayınlarını kesmeye çalıştığını gördük. Geldiğimiz noktada artık silahlı polisler televizyonlara girerek yayınları kapatıyor. Darbecilerin yaratmak istediği ortamın mevcut iktidar tarafından yaratıldığını görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
OHAL kapsamında yayımlanan KHK’ler için yapılan itirazların Anayasa Mahkemesinden geri dönmesine değinen Dikmen “OHAL KHK’lerinin Anayasa’ya aykırılığının iddia edilebildiğini düşünüyorduk, çünkü 1991 tarihinde AYM vermiş olduğu bir kararda; OHAL KHK’sinin, olağanüstü hal ilanına sebep olan gerekçe ile konu bakımından ilişkili olmasını, o gerekçenin süre bakımından sınırlı olmasını şart koşuyordu. Dolayısıyla siz OHAL koşulları dışında bir alanda ya da süre bakımından aşan bir KHK yayımlamışsanız AYM diyordu ki ‘Hayır bu OHAL kapsamında çıkmış bir KHK değil, ben bunun esas incelemesini yaparım.’ Ama bundan 3 gün önce AYM bir karar verdi ve  dedi ki ‘Ben OHAL kapsamında çıkan bir kararnameyi denetleyemem.’” 

‘KHK’LER YERLEŞİK HALE GETİRİLMEK İSTENİYOR’

Dikmen “KHK’yi, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu çıkarıyor. Bunun anlamı, KHK’lerin, Anayasa’ya aykırılığını iddia edilebilecek bir kurum yok Türkiye’de ve Meclis işlevsiz kılınıyor. Dolayısıyla OHAL KHK’lerinin daha da yerleşik hale getirilebileceğini anlıyoruz. Şahsi fikrim bir restorasyon süreci yaşanıyor. Bu süreçte din referanslı anlayışın kendini daha da kalıcı hale getirmesinin alt yapısı hazırlanıyor” dedi. 
Hukukçuların OHAL’e açık bir şekilde karşı çıkma yükümlülüğü olduğunun altını çizen Dikmen “Avukatlık Kanunu’na göre barolar, hukukun üstünlüğünden ve insan haklarından yana yapılardır. Her ne kadar AYM, OHAL KHK’lerini denetlemeyeceğim şeklinde bir karar vermiş olsa da barolar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar gözetilerek uzun vadeli bir yargısal sürecin tarafı olmalı. Bunun dışında barolar, KHK’lerle bireysel hakları ihlal edilen kişilerin arkasında durmalı ve kendi içlerinde kurdukları komisyonlarla KHK’leri incelemelidir” dedi.

‘OHAL, MUHALİF KESİMLERİ SUSTURMA ARACI OLDU’

Özgürlükçü Hukukçular Derneği İzmir Şubesi Eş Başkanı Fatma Demirer de, darbeye kalkışan örgüt için ilan edilen OHAL’in amacını aşmış olduğuna dikkat çekerek “OHAL, demokratik kitle örgütlerini, dernekleri, gazeteleri, muhalif olan bütün kesimleri vurmaya başladı. Bölge illerinde HDP, BDP binalarının bir gün arayla basılıp çalışanlarının ve siyasetçilerin gözaltına alınması artık OHAL’in devrimci, yurtsever ve muhalifleri hedef almaya başladığını göstermektedir” dedi. 

‘OHAL DOKUNULAMAYACAK HAKLARA DA DOKUNDU’

OHAL’in mevcut iktidarın kendi durumunu muhafaza etmek için kullandığı bir araç haline geldiğini de vurgulayan Demirer “Bunun artık hukukla bir bağlantısı yok, kabul edilebilir bir yanı da yok. OHAL’de dahi dokunulamayacak bazı insan hakları var; vücut bütünlüğünün korunması ve işkence yasağı gibi. Daha OHAL akşamında bunların ihlal edildiğini gördük. OHAL’e ve uygulamalarına karşı bir arada durmamız ve sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Bu hukuksuzluk yakın zamanda daha da büyüyecektir, kurumlarımız da kapatılmak istenecektir. Buna karşı biz hukukçulara da görev düşüyor” diye konuştu. 

ÖNCEKİ HABER

OHAL, 3 ayda milyonlarca kişiyi mağdur etti

SONRAKİ HABER

EYT’liler Adana’da buluştu: Açlık sınırının altında maaş hak mı, adalet mi?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa