20 Ekim 2016 08:12

‘Metropolis Yayıncılık yeni bir mecra olsun istedik’

Metropolis Yayıncılığın kurucularından Onur Öztürk ile, yayın evinin kuruluş hikayesini konuştuk.

Paylaş

Elif Ekin SALTIK
İstanbul

Yayın hayatına yeni adım atan bir yayınevi Metropolis. Yayın programlarının yalnızca edebiyat dışı türde ve büyük çoğunlukla çeviri eserler olduğunu söylüyorlar. Kimi okurların merakını giderecek, kimi okurlarda da merak uyandıracak çok sayıda kitap uzunca bir süredir bir köşede biriktiğini söyleyen Metropolis Yayıncılığın kurucularından Onur Öztürk “Metropolis’i hem bu kitapların ve henüz görmediğimiz daha nice kitabın mecrası olsun, hem de hayatımıza yeni bir anlam katsın diye kurmuş olduk.” diyor. Bu ay ‘İnsan Neden Vegan Olur?’ ve ‘Prokrastineyşın’ kitaplarını piyasaya süren Metropolis Yayıncılığın hikayesini Onur Öztürk’ten dinliyoruz.

Yayınevini kurma fikri hangi ihtiyaçla ortaya çıktı? 
Biz Metropolis Yayıncılık macerasına aynı evi paylaşan genç bir çift olarak atıldık. İkimiz de editör olarak farklı yayın kuruluşlarında çalışmaya devam ediyoruz; birimiz çocuk kitaplarıyla uğraşıyor, birimiz de haftalık bir gazetenin İngilizce web sitesiyle. Fakat gönülden uğraşmak istediğimiz metinler bunlar olmadığından, artık bir değişiklik yapalım dedik. Bizi bağımsız yayıncılığa cesaretlendiren şey de, her şeyden önce kendi yaşayışımızı değiştirip dönüştürme yönünde duyduğumuz bu yakıcı ihtiyaç oldu, diyebilirim. 
Yıllar evvel dört yıl kadar süren başka bir bağımsız yayınevi macerasında bulunmuş bir editör olarak yeni bir yayınevi kurma fikri her daim benim kafamdaydı ve Cansen’in (Mavituna) de bu fikri sahiplenmesiyle, bir yerden başlayalım dedik. Böylece 2015 yılından itibaren hazırlıklara başladık ve bu ay ilk iki kitabımızı okurların ilgisine sunduk. Şimdi bir yandan bu çağda yayıncılık nasıl yapılır, nasıl ayakta kalınır öğrenmeye çalışırken, bir yandan da yeni kitapların hazırlıklarına devam ediyoruz. 

Edebiyat dışı ve çeviri eserleri tercih etmenizin nedenleri neler?
Pek çok yayınevi gibi biz de merak ettiğimiz veya hâlihazırda ilgilendiğimiz meselelerle ilgili hoşumuza giden, güvendiğimiz kitapları yayınlamak istiyoruz. Merakımızı cezbeden bu meseleleri başkalarının da merak ettiğine dair naif bir inancımız var. Kimi okurların merakını giderecek, kimi okurlarda da merak uyandıracak çok sayıda kitap uzunca bir süredir bir köşede birikince, Metropolis’i hem bu kitapların ve henüz görmediğimiz daha nice kitabın mecrası olsun, hem de hayatımıza yeni bir anlam katsın diye kurmuş olduk. Yayın programında edebiyata yer vermeme ve büyük çoğunluğunu çeviri eserlere ayırma kararımızın başlıca nedeni de budur: Bir köşede biriken bu kitapların tümü yabancı dillerde yazılmış edebiyat dışı türünde eserler. 

‘Metropolis Yayıncılık yeni bir mecra olsun istedik’  

Peki bunlar nasıl eserler?
Merak edilen ve/veya merak uyandıran; gündelik yaşamda cebelleştiğimiz sorunlara pratik ama bilimsel bilgiye dayalı çözümler getiren; insanın önünde yeni ufuklar açan; geleneksel çalışma, düşünme, eyleme ve yaşama biçimlerimizin yalnızca eşitlikçi ve özgürlükçü değil, akılcı dönüşümüne de katkı sağlayan; nitelikli, ele aldığı konuyla ilgili bilimsel/felsefi altyapıyı haiz kitaplar yayınlayalım ve bunlar mutlaka okurların yaşamına dokunsun dedik. Böylece yayın programımızı daha işin en başında şekillendirip sınırlarını belirlemiş olduk ve bu işimizi epey kolaylaştırdı. Yalnızca edebiyat dışı türde eserlere odaklanarak, daha derli toplu ve nitelikli bir yayın çizgisi tutturabilmeyi umuyoruz. 
Nitelikli, güzel edebiyat eserlerine gelince; biz iyi romanın, öykünün ve şiirin her daim sadık okurları olarak kalmak istiyoruz. Edebiyat türünde birbirinden güzel eserler yayınlayan çok sevdiğimiz yayınevleri var. Kitaplarımızı yayına hazırlarken, onların yayınladıkları romanlarla, şiirlerle nefes almayı sürdüreceğiz. 

ÖNCEKİ HABER

Frankfurt Kitap Fuarı’nda, Aslı Erdoğan’ın mektubu okundu

SONRAKİ HABER

Kayıplar Haftası’nda Ocak ve Karakoç anıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa