19 Ekim 2016 15:23

Diyarbakır bombacısı da ‘FETÖ’ mağduruymuş (!)

Diyarbakır'da 5 Haziran 2015'teki HDP mitingine bomba koymakla suçlanan Orhan Gönder, ifadesini alan polislerin 'FETÖ’cü' olduklarını iddia etti.

Paylaş

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

HDP’nin 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır’daki seçim mitingine yönelik IŞİD’in gerçekleştiği bombalı saldırı davasının ilk duruşması Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sincan Adliyesi’ne getirilen sanıkların duruşmadaki rahat tavırları dikkat çekti. Bombalı saldırıyla ilgileri olmadığını savunan sanıkların devlet yetkileri ve hükümetin son dönemde HDP ve PYD’yi hedef gösteren açıklamalarına paralel ifadeler kullanmaları dikkat çekti. Bombayı alana koymakla suçlanan Orhan Gönder, ifadesini alan polislerin “FETÖ’cü” olduklarını iddia etti. Tanık olarak dinlenen çaycı ise polisin diğer mitinglerde yaptığı kadar sıkı bir arama yapmadığını söyledi. Davanın Diyarbakır’da görülmesi talebi reddedilirken, mahkeme heyeti HDP’nin müdahilliğini kabul etti. 

5 kişinin öldüğü, 400’den fazla kişinin yaralandığı saldırıya ilişkin davanın güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya taşınması istenmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı davanın Sincan Adliyesi’ndeki 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar vermişti. Saldırıyla ilgili ilk duruşmaya tutuklu sanıklar Orhan Gönder ve ona yardım ettiği düşünülen İsmail Korkmaz, Mustafa Kılınç, Burhan Gök katıldı. Sanıkların “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “nitelikli öldürme”, “nitelikli öldürmeye teşebbüs”, “tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme” suçlandığı davanın ilk duruşmasını HDP Milletvekilleri Besime Konca, Mizgin Irgat, Nimetullah Erdoğmuş, Nursel Aydoğan, Osman Baydemir de takip etti.  

‘DAVA DİYARBAKIR’DA GÖRÜLSÜN’ TALEBİ REDDEDİLDİ

Sanıklardan İsmail Korkmaz’ın sol baş parmağı sarılı olduğu görüldü. Bombayı miting alanına bıraktığı tespit edilen Orhan Gönder’in ise rahat tavırları dikkat çekti. 
Müşteki avukatlarından Gülistan Koç, birinin CMK gereği zorunlu müdafi avukatı olarak 2 sanığa atandığı duruşmada ortaya çıktı. Avukat Koç, sanıkların müdafiliğini bıraktığını mahkeme başkanına bildirdi. 
Mağdurların ve delillerin Diyarbakır’da olduğunu, dava taşındığı için mağdurların mahkemeye katılamadıklarını belirten müşteki avukatları, davanın tekrar Diyarbakır’a taşınmasını talep etti. 
Ayrıca avukatlar, yargılama sırasında mahkeme heyetinin değişmesi ihtimaline karşı duruşmaların tamamının kamera ile kayıt altına alınmasını talep ettiler. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, davanın Diyarbakır’da görülmesi talebini reddederken, duruşmanın kaydedilmesini talebini kabul etti ve duruşma kamera kaydıyla sürdü. 
Orhan Gönder’in daha önce emniyet ifadesinde bombadan haberdar olduğunu iddia ettiği Yiğit Süleyman Zeren’in de davaya müşteki olarak katılmasına diğer müştekilerin avukatları itiraz ederek, Zeren’in sanık olması gerektiğini ifade ettiler. Mahkeme heyeti, avukatların itirazlarını reddetti. 

BOMBACI DA ‘FETÖ’YE SIĞINDI

Bombayı miting alınanı bırakan Orhan Gönder ifadesinde, bombalamayla ilgisi olmadığını iddia etti. Gönder, Diyarbakır’da ifadesini alan polislerin kendisine işkence yaptıklarını belirterek, “Görüntüleri var, getirsinler. FETÖ’cü olabilirler. Araştırılmasını istiyorum. Kafama çuval bile geçirdiler” dedi. Diğer sanık İsmail Korkmaz’ı da, IŞİD’in sınır emiri olarak bilinen İlhami Balı’yı da tanımadığını iddia eden Gönder, ikisiyle de olaydan telefonla görüştüğünü söyledi. Gönder, “Diyarbakır a gezmek için gelmiştim, olaydan 4 5 gün önce gitmiştim otobüsle. Ailem polise kayıp başvurusunda bulunmuş. Otele polis geldi, askerlik yoklaması imzalatıp bıraktı” dedi.

DEVLET AĞZIYLA KONUŞTU

Diğer sanık İsmail Korkmaz da suçlamaları reddetti. İfadesinde Kobanê eylemleri sırasında ölen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sık sık bahsettiği Yasin Börü’yü hatırlatan Korkmaz, “Bu olay Yasin Börü’nün öldürülmesi gibi aynı derecede olaydır. İnsani ve vicdani olarak kabul edemem” dedi. Orhan Gönder ve İlhami Balı ile görüştüğünü, ama olayla alakası olmadığını belirten Korkmaz, “Suriyeli Türkmen olarak bilirim” dediği Balı’yı kod adı “Ebubekir” adıyla tanıdığını söylemesi dikkat çekti. Korkmaz, “Gönder’le de bombacı olarak konuşmadım. Konuşmanın içeriğine bakılabilir” dedi. Kaçakçılık yaptığını belirten Korkmaz, devlet yetkililerinin son dönemdeki açıklamalarına benzer bir dil kullanarak şunları söyledi: “Bu olay HDP’ye kazandırdı, oyları arttı, ben HDP’ye karşı görüşteyim. IŞİD’in YPG’yi, YPG’nin IŞİD’i vurması umrumda değil ama orada taşeron Kürdistan kurulması benim umrumda. Ben IŞİD üyesi değilim çocuğum okula gidiyor. IŞİD’liler çocuğunu okula yollamaz. Hata yapan adam kaçar, ben kaçmadım. Olayla alakam yok.”  

BELEDİYE KONVOYUYLA GİDİP SİLAHLI FOTOĞRAF ÇEKTİRMİŞ

Gönder için ev kiraladığı iddia edilen sanık Mustafa Kılınç da suçlamaları kabul etmedi. “Ben bu evi Türkmen bir aileye tuttum. Aileyi oraya bıraktım, sonrası bu” diyen Kılınç, telefonundan çıkan silahlı fotoğraflarıyla ilgili şunları söyledi: “Ben Suriye’ye Gaziantep Belediyesinin düzenlediği bir konvoyla gittim. Bir vakıftı. Onlarlaydım ama adını hatırlamıyorum. Orada herkese boş silahla foto çektiriyorlar. Sanıklardan sadece Burhan Gök’ü görmüştüm, diğerlerini görmedim.”
Sanık Burhan Gök de suçlamaları kabul etmedi. Gök, diğer sanıklardan sadece Kılınç’ı taksicilikten tanıdığını, kimseye ev tutmadığını, Balı ve Gönder’i ilk gazetelerde gördüğünü söyledi. 

DİĞER MİTİNGLERDEKİ GİBİ ARAMA YAPILMADI

Patlamada yaralanan ve Gönder’in daha önce bombadan haberdar olduğunu iddia ettiği Yiğit Süleyman Zeren tanık olarak ifade verdi. Zeren, “Bana poşeti bırakmak istedi, kabul etmedim. Ben su almaya gittiğimde bombalı poşeti bırakmış. Muhtemelen polis alanda arama yaptığı sırada poşetleri okulun oraya bırakmış. Yanımdaki çocuklardan yoğun bakımdan çıkışta öğrendiğime göre, onlara “esrar, para var poşette” demiş. Benim üstüme iftira atıyor” dedi. Polislerin miting günü üstün körü arama yaptığını belirten Zeren’in “Ben çaycıyım, diğer mitinglere de giderim. Onlardaki gibi arama yapılmadı” ifadesi dikkat çekti. 

HDP’NİN MÜDAHİLLİĞİ KABUL EDİLDİ

Duruşmanın sonunda mağdur avukatları, duruşmanın Diyarbakır’a taşınmaması nedeniyle Ankara’ya gidip gelmek zorunda kalacak olan mağdurların yol masraflarının mahkeme tarafından karşılanmasını talep etti. Mahkeme kabul etmedi. Diğer yandan HDP’nin davaya müdahillik talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edildi. 
Mağdur avukatları, Orhan Gönder’in otelde asker kaçağı olarak kontrolünü yapıp bırakan emniyet görevlileri ve miting alanında arama yapan emniyet görevlilerinin belirlenmesi ve dinlenmesini talep ettiler. Sanıklar Korkmaz, Kılınç ve Gök ise tahliyelerini istediler. Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde duruşma devam ediyordu. Savunmasını daha sonra yapacağını belirten Gönder ise tahliye talep etmedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve Orhan Gönder’in ailesinin dinlenmesine karar verdi. Gönder’in oteldeyken serbest bırakılmasıyla ilgili belgeleri isteyen mahkeme, tanıklar Hakan ve Mustafa Zeren ile Yusuf Ay’ın SEGBİS sistemi ile dinlenmesini kararlaştırdı. Dava 16 Aralık 2016 tarihine ertelendi. Ayrıca mahkeme, patlama sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğünün  görevlendiği Polis Teftiş Kurulu’nun olayla ilgili kamu görevlileri hakkında yürüttüğü soruşturmanın raporunu istedi.

ÖNCEKİ HABER

Türk Telekom'da 'FETÖ' operasyonu

SONRAKİ HABER

Köprüde otomobilini yakan bir kişi daha sonra intihar etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa