19 Ekim 2016 08:52

Darbeden ders alınsaydı da hayal kurabilseydik...

Gençler “Darbe ve OHAL’i nasıl değerlendiriyor?” sorularına Pamukkale Üniversitesinde yanıt bulmaya çalıştık.

Paylaş

Hilmi MIYNAT
Ayten İPTEŞ
Denizli

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana darbe ve OHAL, Türkiye’nin değişmez gündemlerinden biri oldu. Televizyonlarda, hemen her gün yapılan tartışma programlarında OHAL’in gerekliliği üzerine tartışmalar yürütülürken, biz de “Gençler bu konuda ne düşünüyor?”, “Darbe ve OHAL’i nasıl değerlendiriyor?” sorularına Pamukkale Üniversitesinde yanıt bulmaya çalıştık.

OHAL BAHANE EDİLİYOR

Mühendislik Öğrencisi Vedat, “Düşünmeyi bıraktım aslında, düşündükçe insanın keyfi kaçıyor” diyor. Geçtiğimiz günlerde okuduğu bir haberden yola çıkarak tarif etmeye çalışıyor OHAL’i. Bir okul müdürünün velilerin okula yemek getirmesini yasakladığını okumuş ve müdürün OHAL’i gerekçe gösterdiği yazılıymış haberde. Sonra KHK’ler ve TV’lerin kapatılmasından açılıyor konu. “Çizgi film yayımlayan bir çocuk kanalını kapattılar” diyor Vedat. Çizgi film yayınından ne gibi bir darbe teşebbüsü çıkardıkları, ne gibi bir terör propagandası olabileceğini soruyor ve “OHAL saçma boyutlara ulaştı” diyor. İlginç bulduğu bir başka noktaya parmak basıyor: “Galatasaray lisesi önünde, kapatılan TV çalışanları basın açıklaması yapıyor ve ana akım medyada en ufak bir yer bulamıyor. Basın ve ifade özgürlüğü için yapılan eylem basında yer bulamıyor. Bu çok ilginç değil mi?”

Vedat sözlerini, “OHAL, darbe ile mücadele değil, antidemokratik uygulamalarıyla toplumsal muhalefetle mücadeleye büründü. Darbe tehdidi OHAL ile değil daha fazla demokrasi ile bertaraf edilebilir. Keşke darbeden ders alınsaydı biz de geleceğe dair güzel düşler kurabilseydik” şeklinde bitiriyor.

‘GELECEĞE KORKUYLA BAKIYORUZ’

Kampüs içindeki turumuza devam ederken Fen Edebiyat Fakültesi çimlerinde buluyoruz kendimizi. İlk baştaki tereddütlerini bir yana bırakıp sohbet etmeye karar veren öğrenciler var karşımızda. Biri, operasyonların ne kadar büyüdüğünü ve sapla samanın birbirine karşıtığını söylüyor. “Senin, benim gibi sıradan insanların bu Cemaatle bir biçimde ilişkiye geçmiş olması neyi değiştirir? Çocuğun biri zamanında AKP’nin de desteklediği Cemaat dershanesine gitmiş üniversite sınavlarına hazırlanmış, bunun darbeyle ne alakası olabilir? Adamın biri sırf bir bankada hesabı bulunduğu için hapse giriyor. O bankanın açılışında kurdeleyi kesen bizzat Erdoğan’ın kendisi değil miydi” diyor ve ekliyor: “AKP’li bürokratların, üst düzey yöneticilerin bu Cemaatle olan ilişkileridir aslında olayları bu hale getiren.”

Belli bir yaşa kadar kendisi de AKP’li olduğunu söyleyen öğrenci de kandırılmadan açıyor sözü: “Bugün bile hâlâ kendi içlerinde ‘FETÖ’cüler var. Erdoğan kendi partisine bile güvenemezken ben nasıl güveneyim. Şu an kısıtlı da olsa muhalefet ses çıkarabiliyor, peki başkanlık sistemi gelince ne olacak? Tamamen onun boyunduruğu altına gireceğiz.” Geleceğe korku ve endişeyle baktıklarını belirten öğrenciler, “Her an herkes hapse girebilir, böyle bir ülkede nasıl huzur içinde yaşayabiliriz?” sorusunu soruyor.

ÇÖZÜM MÜCADELEDE

Uzun soluklu sohbetlerinden ardından mühendisliğe doğru yola koyuluyoruz. Pamukkale Üniversitesi TMMOB Öğrenci Temsilciliğinin açtığı üye standını görüp yanlarına giderek tanışıyoruz arkadaşlarla. Makine Mühendisliğinden Caner’le bir yandan OHAL bir yandan TMMOB üzerine sohbet ediyoruz. OHAL’in herkesi gerdiğini belirtiyor Caner. Hükümetin OHAL ilanından sonra baskıları daha da artırdığını, fakat OHAL öncesinde de durumun çok da güllük gülistanlık olmadığını söylüyor. Geçtiğimiz yıl Caner’e il dışında olduğu bir tarihte okulda yapılan bir eylemden soruşturma açılmış. “OHAL öncesi böyleyse sonrasını siz hayal edin” diye iç çekiyor. 

ÖNCEKİ HABER

Ağıtların Diliyle Dersim '38

SONRAKİ HABER

Uluslararası Af Örgütünden Halfeti'de işkence görenler için acil çağrı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa