19 Ekim 2016 01:30

Musul: IŞİD sonrası için savaş

Musul operasyonu beklendiği üzere Arap basınının köşelerinde geniş yer buldu. Arap yazarlar operasyonu çeşitli yönleri ile değerlendirdiler.

Paylaş

Ali KARATAŞ

Musul operasyonu beklendiği üzere Arap basınının köşelerinde geniş yer buldu. Arap yazarlar operasyonu çeşitli yönleri ile değerlendirdiler. Haberimizin başlığı, Lübnan’da yayımlanan al Ahbar gazetesinde yer alan haber analize ait. Haberin  kurgusu daha çok Türkiye’den yapılan açıklamalar üzerine kurulu. Türkiye’nin ve Körfezdeki müttefiklerinin, Haşdi Şabi milislerini kastederek ‘mezhepçi milislerin Musul’a girmemesi’ uyarılarına geniş yer verildi ve Türkiye’nin operasyona katılmak için sunduğu gerekçeler aktarıldı. En güçlü pozisyonda olan ABD’nin Musul’un kurtarılmasından sonra güçlerini nasıl konumlandıracağına yönelik şimdiden haritalar yaptığına dikkat çekildi.

IŞİD’İ BÜYÜTEN SEBEPLER ORTADAN KALKACAK MI?

Arap basınının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan, konu ile ilgili kaleme aldığı makalede bu soruya yer verdi. Atwan, IŞİD’in bitmesinin belki de teorik olarak uluslararası koalisyonun Musul’u parçalamasının başlangıcı olacağı yorumunu yaparken,  “Musul’un düşmesi durumunda ikinci gün nasıl olacak?” sorusunu sordu.
Yazar, esas belirleyici olanın Amerikalıların yönlendirmesiyle yapılan bombardımandan çok, kara birlikleri olduğuna vurgu yaptıktan sona önemli olan sorunun savaşın ne kadar süreceği ve kurbanlarının kimler olacağı olduğuna dikkat çekti.
Makalenin bir bölümü şöyle: “Musul’un düşmesi IŞİD’in sonu olacak mı? Türkiye, Suudi Arabistan ve İran gibi bölge ülkelerinin tutumu ne olacak? Bu düşüş Irak’ta mezheplerin birlikte yaşadığı yeni bir dönemi mi, yoksa yeni bir mezhep savaşının fitilini mi ateşleyecek?
Musul savaşının birinci gününde bu soruları cevaplamak çok zor. Lakin Irak’ı işgal eden ABD, bu direnişi ve kayıpları beklemiyordu. Eski rejimin bıraktığı boşluğu İslami grupların dolduracağını beklemediği gibi. Yine silahlı muhalefeti destekleyen ve Esad’ın sayılı günleri olduğunu söyleyen ABD, Körfez ve Türkiye ittifakının, savaşın 6’ıncı yılına gireceğini düşünmemesi gibi.

IŞİD YER ALTINA ÇEKİLEBİLİR

“Musul’un düşmesinin IŞİD’in sonu olacağını düşünmüyoruz. Taliban’ın 2001’de düşmesi yeni yayılımının başlangıcı oldu. IŞİD’in Musul’u ve belki de sonrasında Rakka’yı kaybetmesi 60 ülkeli koalisyon uçaklarının bombalamalarının ve boğucu bir kuşatmanın gölgesinde onu bu bölgeleri yönetme yükünden kurtarabilir. On binlerce kişiyi silahlandırdığı koşullarda yer altına çekilmesi, Arap ve Batılı hasımlarından intikam için terörist eylemlerde bulunması daha büyük bir risktir.”

FARKLI BİR IRAK OLACAK MI?

İşgal sırasında düştükten sonra Bağdat’a  giren Amerikalılar ve müttefikleri demokratik, özgür ve ekonomik olarak  “yeni bir Irak’tan” bahsettiler. Sayın İbadi de herkesin içinde yaşadığı “farklı bir Irak’tan” söz etti. IŞİD’in ortaya çıkmasına neden olan hatların düzeltileceğini ima etti. Bu çok önemli ve gelecekte ortaya çıkacak sorunların farkında olmak anlamına geliyor. Ancak önemli olan bunu tatbik etmek ve birleştiren ulusal ruh.”

IRAK KURTLAR SOFRASINDA

Atwan yazısının sonunda Musul’un, Kürlerin ve Kürt güçlerinin katılımıyla alınmasına, Türklerin pastadaki paylarındaki ısrarlarına, Rusya’nın kuşkucu izleyişine, İran’ın uyanıklığına dikkat çekerek bütün bunların gelecekte başka çatışmaların yaşanacağının işaretleri olduğuna işaret etti. “Bütün taraflar bıçaklarını biliyor ve ganimetten payını istiyor” dedi.

MUSUL HANGİ SÜRPRİZLERİ SAKLIYOR?

Al Kuds al Arabi gazetesinin yukarıdaki başlıkla yer alan baş yazısında, savaş uçaklarının ve savaşan birliklerin detaylı bir dökümü yapıldı. Makale, haftalar yerine aylar alacak bir savaş  sürprizi yaşanma olasılığını Peşmergelerden, Haşdi Şabi’ye, Türkiye’ye ve PKK’nin sürece ortak olmasına bağlıyor. Bu ortamda IŞİD’in kaybolacağı ve yeniden başa dönüleceği ileri sürülüyor.
Katar’da yayımlanan al Şark gazetesinde Faiz el Faiz imzasını taşıyan makalede de IŞİD’in yenilmesinin ancak uluslararası güçler olan ABD ve Rusya’nın irade göstermesine ve Irak hükümetinin söylemede değil gerçekte savaşmasına bağlı olduğuna dikkat çekti.

MUSUL’UN DÜĞÜNÜ

Irak’ta yayınlanan as Sabah Gazetesinin Yazarı Muhammed Abdulcabbar Şabbut, Musul’un kurtarılmasıyla Iraklıların düğüne gider gibi sevineceklerini yazdı. Yazar, IŞİD’in Musul’u ele geçirdiği 10 Haziran 2014 ile operasyonun başladığı 17 Ekim 2016 için “yer ile gök arasındaki fark” nitelendirmesi yaptı.
Yazı boyunca Başbakan Haydar İbadi’ye, Irak ordusuna övgüler dizildi. Musul’un kurtarılmasının, ülke içindeki hezimetin durdurulması demek olduğu belirtildi.

SYKES-PICOT’UN SINIRLARI VE MUSUL SAVAŞI

Lübnan’ın önemli gazetelerinden as Safir konuyla ilgili olarak aralarında Alaa Halebî’nin de olduğu üç yazarın makalesine yer verdi. Halebî, Musul savaşını IŞİD’in Irak’taki son savaşı olarak nitelendirdi. 2014’ün ortalarından bu yana Irak ile Suriye arasında 90 yıldan beri duran sınırın kalktığını hatırlan Halebî, iki ülke arasında ailelerin geçişiyle demografik yapının karıştığını söyledi. Halebî, Irak ile Suriye arasında yeniden sınır sorunları olabileceği ve buna örnek olarak 1980’lerde Bukemal kentine yakın Albaguz köyü ile ilgili yaşanan krizi hatırlattı. Kriz sonunda köy Irak’a katılmıştı.

MUSUL İLE HALEP ARASINDAKİ BAĞLANTI

IŞİD’in, Musul’dan Suriye’ye doğru çıkması halinde Suriye ordusu ve müttefiklerinin daha fazla baskı altında kalacağına vurgu yapan Halebî, Halep ve Musul’daki gelişmelerin birbirine bağlı olduğunu söyledi ve bu çerçevede Suriyeli bir generalin sözlerini aktardı: “Halep’te yaşananlar Suriye ordusunun ve Rusya’nın zaferini ve ABD’nin ve müttefiklerinin kaybetmesini temsil ediyor. Bundan dolayı Musul savaşı, hızlı bir zafer kazanıp Suriye’de savaşı yükselterek, Suriye ordusuna baskıyı arttırmak hedefiyle sürdürülüyor”.

ÖNCEKİ HABER

Musul savaşı uzun sürebilir

SONRAKİ HABER

Stockholm'de IŞİD gözaltıları protesto edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa