19 Ekim 2016 00:35

İklim değişikliği en çok küçük üreticiyi vuruyor

CHP’li Vekil Orhan Sarıbal şu gerçeğe dikkat çekti: İklim değişikliğinden en çok küçük ölçekli çiftçiler zarar görüyor.

Paylaş

Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) “İklim değişiyor. O halde gıda ve tarım da değişmeli” bu yılki teması hakkında açıklama yapan CHP’li Vekil Orhan Sarıbal şu gerçeğe dikkat çekti: İklim değişikliğinden en çok küçük ölçekli çiftçiler zarar görüyor.

İklim değişikliğinin gıda güvenliği üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Sarıbal şu bilgileri verdi: “Kronik yetersiz beslenmeden etkilenen 800 milyon insanın birçoğunu; yüksek sıcaklıklardan ve iklimle ilgili afetlerden en çok zarar gören kesim olan küçük ölçekli çiftçiler oluşturmaktadır. İklim değişikliği dünyanın en yoksul kesimlerini en sert şekilde etkilemektedir. Çünkü dünyadaki yoksul insanların yüzde 70’inden fazlası geçinmek için tarıma ve doğal kaynaklara ihtiyaç duymaktadır.”

GELECEK KUŞAKLARI KORAMAK İÇİN

Yeterli gıdanın üretimi için, gıda yetiştirme yöntemlerinde değişiklik yapılması gerektiğini dile getiren Sarıbal şu tespiti yaptı: “İklim değişikliğine uyum sağlamak, gelecekte ihtiyacımız olan gıdayı yetiştirme yöntemlerimizi değiştirmek anlamına gelir. Bunun için iklim değişikliğinden en fazla etkilenen yoksul çiftçileri, kuraklığa ve diğer felaketlere karşı desteklemek gerekir. Tarım ve gıda üretimini iklim değişikliğine uyarlarken sürdürülebilir bir yol izlemek gerekir. Sürdürülebilirliğin amacı, artan nüfusu ve gelecek kuşakları besleyebilecek sağlıklı bir dünya oluşturmak ve bu dünyayı korumaktır.”

Temininden üretime, işleme ve pazarlamaya kadar Türkiye’de tüm süreç çokuluslu şirketler tarafından kontrol ediliyor. Bu durumun Türkiye’nin gıda egemenliği çokuluslu şirketlerin güdümüne soktuğunu belirten Sarıbal, “Yaşanılan gıda krizleri, yeterince gıda üretemeyen ülkelerin hangi sorunlarla karşı karşıya kalacaklarını dramatik bir biçimde ortaya koymuştur” diyor.

Ülke insanının ihtiyaçlarına ve ülkeni özgül ekolojik (toprak, iklim) şartlarına uygun; planlı ve üretim odaklı bir programın uygulanması gerektiğini vurguluyor.

NÜFUS ÜRETİMDEN HIZLI ARTIYOR

Ülkemizde tarımsal üretimdeki artış hızı, nüfus artış hızının altında kalıyor. Hayvan varlığının, dolayısıyla et üretiminin de nüfus artışıyla birlikte paralel olarak artmadığı da dikkate alınırsa, gıda yetersizliği ve ithalata bağımlılığın Türkiye’nin temel sorunlarından biri olduğu söylenebilir. 

GIDA EŞİT DAĞITILMADI SÜRECE

Yoksulların gıdaya erişimi giderek zorlaşırken, tarımdaki özelleştirme, taşeronlaşma, gıda güvenilirliğini tehdit eden hukuki düzenlemeler bu sıkıntıları daha da artırmakta. Bu gerçekten hareketle ziraat mühendisi kökenli vekil Orhan Sarıbal, “Dünyada yaşanan yetersiz beslenmenin ve açlığın sebebi üretim yetersizliği değil, üretim ve gıdaya erişimdeki adaletsizliklerdir. İnsanların temel ihtiyacı olan gıdanın eşit ve adil dağıtılmadığı bir dünya hiçbir zaman güvenli olamaz” uyarısını yaptı. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Türkiye’de 50 bin insan resmen aç

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa