19 Ekim 2016 00:07

Valilik yasağına tepki: Yasaklar yönetememenin göstergesi

Ankara Valiliği’nin 30 Kasım’a kadar tüm toplantı ve gösterilerin yasaklanmasına sendika ve siyasi partilerden tepki geldi.

Paylaş

Birkan BULUT
Ankara

Ankara Valiliği’nin 10 Ekim Katliamı anmasından mitinge ve aşure etkinliklerine kadar süren yasakları, tüm toplantı ve gösterilerin yasaklanmasına vardı. 30 Kasım’a kadar sürecek olan yasağı değerlendiren sendika ve siyasi partiler, yasak sebebinin iddia edildiği gibi “güvenlik” değil, OHAL hukuksuzluklarına karşı çıkanları engellemek olduğunu vurguladılar.

CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, “Yasaklayarak yönetmek yönetememenin, acziyetin ifadesidir” derken, DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün de, valiliği mitingleri değil, iş kazalarını önlemeye çağırdı. Ankara Valiliği’nin açıkladığı yasağı siyasi parti ve sendika temsilcileri gazetemize değerlendirdi.CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Ankara Valisinin başkenti yönetme konusunda yasaktan başka bir yöntem bilmediği söyledi. “Yasaklayarak yönetmek yönetememenin, acziyetin ifadesidir” diyen Yılmaz, yasağa gerekçe gösterilen güvenlik kaygısının da şüpheli olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyası havasında her gün farklı bir ilde mitingler düzenlediğini belirten Yılmaz, bu mitinglerden güvenlik endişesi duyulmazken vatandaşların toplantı ve gösterilerinin yasaklanmasının düşündürücü olduğunu dile getirdi. Dolayısıyla ortada bir güvenlik endişesi olmadığını ifade eden Yılmaz, “Aksine vatandaşın OHAL hukuksuzluklarına karşı verdiği tepkinin engellenmesi isteniyor” dedi. 

HDP Ankara İl Eş Başkanı Birsen Kaya da, AKP’nin OHAL’i fırsata çevirme amacını sürdürdüğünü söyledi. OHAL politikalarının süreklileştirilmek istendiğini belirten Kaya, bunun için fiili başkanlık sisteminin yasallaştırılmaya çalışıldığını kaydetti. Halkın siyasette iki temel alanda kendisini ifade edebildiğini kaydeden Kaya, “Bunlardan biri parlamento, diğeri de sokaktır. Parlamento zaten devre dışı bırakıldı ve tasfiye edilmeye çalışılıyor. Halkın doğrudan kendisini ifade edeceği sokak siyasetini de yasaklıyorlar. Bu tamamen devrimci, sol, demokrat kesimlerin varlığını ortadan kaldırma amacındadır. Hem bölgede bir savaşın içerisine giriyorlar, hem de içeride halka yönelik yasaklarını sürüdürüyorlar. Demokratik siyaset zeminini yok etmek iktidarın ömürünü uzatmaz, tam aksine kısaltır” dedi. 

‘EMEKÇİLERİN İTİRAZ  ETMEMESİNİ İSTİYORLAR’

Emek Partisi (EMEP) Ankara İl Başkanı İlke Işık, Ankara Valiliğinin başkentte her türlü toplantı ve gösteriyi 30 Kasım’a kadar yasaklamış olmasının hangi gerekçe olursa olsun kabul edilemeyeceğini söyledi. Ankara’da bir süredir güvenlik gerekçesinin karşılarına çıktığını belirten Işık, “OHAL emekçilerin yan yana gelmesi sokağa çıkmasını engellemek için güçlü bir bahaneye dönüştü. Gerekçe güvenlikse güvenliği alacak olan kurumlar bunlar zaten. Alamadıklarını söyledikleri güvenlik sebebiyle her türlü protestoyu engellemeye çalışmak mantıkla izah edilebilir bir durum değil.” dedi. Ankaralı emekçilerin hiçbir şeye itiraz etmemesini, Ankara’nın sessiz bir kent olmasının istendiğini ifade eden Işık, Anayasa ve evrensel hukuk ilkelerinin tamamının çiğnendiğini dile getirdi. 

DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, OHAL uygulamalarının kendi konusu ile sınırlı kalması gerektiğini vurguladı. Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’in sınırlarını aşarak yasaları da çiğnediğini belirten Görgün, “Eğer yasaklayacaklarsa işten atmayı, iş kazalarını, meslek hastalıklarını, kuralsız ve güvencesiz çalışmayı yasaklasınlar. Toplantı ve gösterilere karşı yasaklar, iktidarın emekçiler arasında giderek artan ekonomik memnuniyetsizlikleri örtmenin de bir aracı durumunda” dedi. Ankara’da artan yasakların iktidar için nelerin göze alındığını gösterdiği söyleyen  Görgün, kıdem tazminatı için planladıkları kampanyayı yasağın ardından yeniden görüşeceklerini dile getirdi. Görgün, yasakçı iktidarların kendilerini her zaman tarihin çöplüğünde bulduklarını söyledi. 

‘İŞTEN ATSANIZ BİLE SOKAĞA ÇIKACAĞIZ’

KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Sultan Saygılı, iktidarın fırsata çevirdiği OHAL ile daha önceden hayata geçiremediği uygulamaları gerçekleştirme peşinde olduğunu söyledi. Proje okullarında öğretmenlerin zorunlu tayin edilmesi, sözleşme öğretmenliğin kalıcılaştırılması gibi kamuda birçok saldırı ile karşı karşıya olduklarını belirten Saygılı, bu saldırılara karşı emekçilerin tepki göstermesinin yasaklarla engellenmek istendiğini dile getirdi. Saygılı, “KESK her zaman ve koşulda sokağa çıkmanın bir yolunu buldu. Kamudaki kıyıma karşı birçok ilde imza stantları açtığımızda  kamudaki keyfiliklere ve hukuksuzluklara karşı her kesiminin huzursuz olduğunu gördük. Bu yasağa karşı da işten atmalarla sonuçlansa bile tepkimizi göstereceğiz” diye konuştu.
 

ÖNCEKİ HABER

Saray Akademisi

SONRAKİ HABER

Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri'nde emek mücadelesi öne çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa