18 Ekim 2016 19:19

Hak ihlallerine karşı adalet ve özgürlük nöbeti devam ediyor

OHAL ve KHK’lerle birlikte ülkede yaşanan hak ihlallerine ilişkin İstanbul Adliyesi önünde başlayan adalet nöbeti devam ediyor.

Paylaş

Zülal KOÇER
İstanbul

Aralarında TİHV, TTB, Basın-İş ve KESK'in de bulunduğu emek ve demokrasi güçleri, OHAL ve KHK’lerle birlikte ülkede yaşanan hak ihlallerine ilişkin Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde adalet nöbeti tuttular.
"Adalet, özgürlük istiyoruz" pankartının açıldığı eylemde "KHK uygulamalarına son verilsin", "OHAL kaldırılsın", "Öğretmenime, hekimime dokunma" dövizleri taşındı. 
TİHV adına konuşan  Ümit Efe, "Biz gerçekleri yazdığı için hapse atılan tüm gazetecilerin, yazarların; gericiliğin karanlığına karşı bilimsel bilgiyi öğrettiği için içeride olan tüm akademisyenlerin serbest bırakılmasını, gerici eğitim sistemine karşı aydınlık bir ülke mücadelesi verdiği için açığa alınan, ihraç edilen tüm eğitim emekçilerinin, kurumu kapatıldığı için işten çıkarılan basın emekçilerin işlerine iade edilmesini istiyoruz" dedi.

'KESK'İN EYLEMLERINDE GÜVENLİK NEDEN SORUN OLUYOR'

KESK adına konuşan Fadime Kavak, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananlara asıl darbeyi iktidarın gerçekleştirdiğine işaret ederek "Yaptığımız eylem, etkinlikler engellendi,  daha bu haftasonu iş güvencemiz için yapmak istediğimiz mitinge izin verilmedi. 1 ay boyunca demokrasi mitinglerinde güvenlik önlemleri alınıp hiç bir sorun yaşanmazken KESK'in eylemlerinde güvenlik neden sorun  oluyor?" diye sordu.   

Türk Tabipleri Birliği (TTB) adına söz alan Hüseyin Demir de demokrasinin vazgeçilmez olduğunu söyleyerek "Bugün en temel haklarımız darbe girişimi bahane gösterilerek tek tek ortadan kaldırılıyor, gazeteciler tutuklanıyor, öğretmenler, hekimler açığa alınıp tutuklanıyor,  bir hekim arkadaşımız Bakırköy cezaevinde sırf görevini yaptığı için tutuklandı. Eğer insanlar zorla, baskıyla yönetiliyorsa orada sağlıklı bir toplumdan, sağlıklı bireylerden bahsedemeyiz" şeklinde konuştu. Demir, barış içinde yaşamanın en temel koşullarından birinin demokrasi olduğunu söyledi. 

'UMARIM SİZLERİN ARASINA GERİ GELEBİLİRİZ'

Kapatılan TV 10 adına, Yönetim Kurulu Üyesi Turabi Kişin söz aldı. Kişin, “Değerli basın emekçileri bir hafta on gün önce bizler de sizin gibi o kameraların arkasındaydık ama şimdi orada değil karşısındayız, korsanvari bir baskınla televizyonumuz kapatıldı, eşyalarımıza el konuldu. Umarım tekrar sizlerin arasına, kameralarımızın arkasına geri geliriz” diyerek her Salı günü burada adalet nöbetinde olmaya devam edeceklerini söyledi.
Yine kapatılan basın yayın kuruluşlarından biri olan ve polisin baskın yapıp çalışanlarını yerlerde sürükleyerek gözaltına aldığı Özgür Radyo adına da Derya Oktan konuştu. Oktan, yapılan baskını anlatarak "Bununla da kalınmadı, frekansımız başka kuruluşlar tarafından işgal edildi.  Şimdi bizim frekansımız üzerinden hukuksuzca yayın yapılıyor" dedi.
Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi adına da gazetenin editörü Günay Aksoy konuştu. Aksoy, "Özgür Gündem gazetesine yapılan baskıları ilk yaşayanlar değiliz. Yıllarca çalışanlarımız katledildi, gazetelerimiz bombalandı, gazetelerimiz toplatıldı. Şimdi üzerinden 20 yılı aşkın  bir süre geçmesine rağmen değişen bir şey yok ve aynı anlayış devam ediyor." dedi. 3 Mayıs Gazeteciler Gününde Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği dayanışma kampanyası başlattıklarını hatırlatan Aksoy, "Şimdi hemen hemen haftanın her günü Çağlayan Adliyesine gelip ifade veriyorlar ve yarın bunların ne olacağını bilmiyoruz. Biz bu hukuksuzluğa karşı her hafta burada olacağız. Özgür Gündem’in tekrar yayın hayatına devam etmesini istiyoruz" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

ÖSYM, 2017 sınav takvimini açıkladı

SONRAKİ HABER

CHP'den uluslararası Suriye konferansı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa