14 Ekim 2016 08:06

Demokrasi buluşmasına doğru

Demokrasi İçin Birlik oluşumu, 23 Ekim günü  gerçekleştirilecek ‘demokrasi buluşması’na ilişkin hazırlık toplantılarını sürdürüyor. 

Paylaş

Fatih POLAT
İstanbul

CHP eski milletvekillerinden Rıza Türmen’in “Bir demokrasi cephesine gereksinim var” başlığı ile 13 Mayıs 2016 günü T24’te yayımlanan yazısıyla gündemleşen Demokrasi İçin Birlik oluşumu, 23 Ekim günü  gerçekleştirilecek ‘demokrasi buluşması’na ilişkin hazırlık toplantılarını sürdürüyor. 
28 Haziran’da İstanbul Tabip Odasında Rıza Türmen ve Binnaz Toprak’ın çağırıcısı olduğu toplantı sonrasında başlangıç bildirgesini açıklayan Demokrasi İçin Birlik, ekim ayı sonunda bir buluşma gerçekleştireceğini duyurmuştu. 
Demokrasi İçin Birlik çalışmasının yürütücüleri, bugüne kadar çeşitli kentlerde, çeşitli toplumsal kesimlerle hazırlık toplantıları yaptılar. Bu kapsamda önceki akşam da İstanbul Tabip Odasında bir hazırlık toplantısı düzenlendi. Toplantıya aralarında akademisyenler, yazarlar, gazeteciler ve çeşitli kurum temsilcilerinin bulunduğu bir birleşim katıldı.
Toplantıya katılanlar, ülkenin içinden geçtiği duruma dair değerlendirmelerde bulunurken, demokratikleşme sorunlarının çözümüne ilişkin de çeşitli öneriler dile getirdiler.
Seçilmiş olmanın bile bir anlamının kalmadığı, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin belediyelere atanan kayyımlarla hükümsüz hale getirildiği, ülkenin bir savaş sürecinin ağır sonuçlarını yaşadığı, muhalif televizyon kanalları ve radyoların kapatıldığı, tutuklanan gazeteci sayısının 100’ü aştığı, bir dikta rejiminin giderek kurumsallaştığı ifade edildi.
Tüm bunlarla birlikte, ağır baskı politikalarına rağmen Barış İçin Akademisyenler’in çıkışında görüldüğü gibi aydınların, bilim insanlarının çok sağlam bir duruş gösterdiği de ifade edilerek, muhalif kesimleri de yer yer karamsarlığa sürükleyen ülke tablosundan çıkış için bu türden çabaların cesaretlendirici örnekler olduğu dile getirildi. 

NASIL BİR İÇ HUKUK?

Toplantıda daha önce gerçekleşen çeşitli birlik çabalarına da atıf yapılarak, Demokrasi İçin Birlik oluşumunun en çok dikkat etmesi gereken yanlardan birinin bu deneyimlerden çıkarılan dersler olması gerektiğine işaret edildi. Bu açıdan en çok altı çizilen de, oluşturulmak istenen bu birliğin kendi içinde nasıl bir hukuk inşa edeceği oldu. Hiçbir kişi, kurum ya da partinin baskınlığı ile belirlenmeyen ve herkesi eşit düzeyde içeren bir iç hukukun hakim kılınmasının gereğine vurgu yapıldı.
Toplantının başında Demokrasi İçin Birlik buluşmasının hazırlık koordinasyonu üyelerinden Nuray Sancar ve Kadir Akın’ın yaptığı sunumlarda dile getirdikleri önemli bir nokta da, Demokrasi İçin Birlik çalışmasının, siyasi parti, sendika, meslek örgütü ve kitle örgütünün bulunduğu kurumlarca ilan edilen ‘Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği’nin alternatifi olmadığı, bu iki çalışmanın birbirine bakışan çalışmalar olduğuydu.
Koordinasyon üyelerinden Prof. Dr. Gençay Gürsoy da yaptığı konuşmada, Demokrasi İçin Birlik çalışmasının bir parti oluşumunu amaçlamadığını belirterek, “Ama bu yaşadığımız koşullar içinde nasıl bir ortak duruş örülebilir, sorusunun yanıtını tartışarak beraber bulacağız” dedi. “Ben adıyla sanıyla faşizan bir rejim kurulduğu inancındayım” diyen Gürsoy, böyle rejimlerin Türkiye’nin yakın coğrafyalarında kalıcı olmuş örnekleri olduğunu belirterek, bunun kendisini karamsarlığa ittiğini söyledi.
Gürsoy konuşmasında, 15 Mayıs 1984’te kendisinin de altında imzası bulunan “Türkiye’de Demokratik Düzene İlişkin Gözlem ve İstemler” başlığını taşıyan “Aydınlar Dilekçesi” benzeri bir kampanyanın bu dönemde yapılabileceğini söyledi.
Toplantıda güncel olarak mücadele edilmesi gereken temel noktalardan birinin de başkanlık sistemi yönünde yapılan dayatmalar olduğu ifade edildi.
Toplantı katılımcılarından bazıları Türkiye’de demokrasi ve barış mücadelesine CHP’nin aktif olarak katılımını sağlamanın önemli olduğuna vurgu yaptılar.
Demokrasi İçin Birlik (DİB) çalışması içinde HDP ve CHP eski milletvekillerinin yanısıra birçok aydın ve akademisyen bulunuyor. DİB parti, sendika, meslek örgütü, çevre ve kitle örgütlerinin katılımlarıyla Türkiye’nin temel demokratikleşme gündemlerinin çözümü bakımından yol açıcı olmayı amaçlayan bir yapı öngörüyor ancak, bunlarla birlikte katılım biçimi olarak bireysel katılımı esas alıyor. Bunu katılımcılar arasındaki herkesin kendisini ifade edebileceği eşitlikçi bir iç hukuk açısından da önemli görüyor.

TEMEL HEDEFLER

DİB, Türkiye hukuk, barış ve laikliğin olmadığı gerçeğinden hareketle bu temel sorunların çözümüne dair perspektifler ve mücadele yöntemleri geliştirmeyi amaçlıyor. Ve bununla bağlantılı olarak da Kürt sorunun çözümü, içeride ve dışarı savaşa karşı mücadele ederek barışın savunulmasını, çalışma yaşamı, doğa ve çevre, kadın ve gençlik, basın ve ifade özgürlüğü gibi temel alanlara dayanan bir çalışmayı esas alıyor.
23 Ekim’de gerçekleştirilecek olan demokrasi buluşmasında ise, temel olarak belirlenecek ortak amaçlar etrafında birleşecek güçlerin nasıl bir mücadele yürüteceği ve nasıl bir yapı oluşturacağı üzerinde durulacak.  Toplantıda bu çalışmayı yürütecek bir koordinasyonun oluşturulması ve bir sonuç bildirgesi hazırlanması da amaçlanıyor.

ÖNCEKİ HABER

'Barış isteyen yalnız biz değiliz, geri döneceğiz'

SONRAKİ HABER

TRT’deki personel alımı iddiaları Meclis gündeminde

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa