13 Ekim 2016 00:07

‘TV’lerimiz kapatılsa da haber vermeyi sürdüreceğiz'

Kapatılan televizyonların Diyarbakır’daki çalışanlarının başlattığı oturma eylemi, basın açıklamasıyla sona erdi.

Paylaş

OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV’lerin Diyarbakır’daki çalışanlarının başlattığı oturma eylemi yapılan basın açıklamasıyla sonlandırıldı. Gazeteciler açıklamada, TV’lerin kapatılmış olmasına rağmen evlerine çekilmeyeceklerini alternatif olanaklar yaratarak her şeye rağmen bölgede yaşananları aktarmaya devam edeceklerini söyledi. 

Diyarbakır’daki gazeteciler 10 Ekim Pazartesi günü, TV ve radyoların kapatılmasının hukuksuz olduğunu belirterek hukuksuzluğa dikkat çekmek amacıyla Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde (GGC) 3 günlük oturma eylemi başlatmıştı. OHAL kapsamında toplumsal muhalefetin susturulması ve baskı altına alınması amacıyla TV’lerinin susturulduğunu belirten gazetecilere üç gün boyunca toplumun çeşitli kesimlerinden destek ziyaretleri gerçekleşti. Gazeteciler, eylemin sonlandırıldığını basın açıklamasıyla duyurdu. Açıklamada, eyleme katılan TV’lerden birer kişi söz aldı. 

‘BARIŞIN SESİNİN KAPATILDIĞINI ANLATMAK İSTEDİK’

İlk olarak konuşan İMC TV Diyarbakır Temsilcisi Faruk Balıkçı, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gazeteciler, öğretmenler ve siyasetçilere yönelik bir darbe yapıldığını söyledi. Bu darbe ile halkın haber alma hakkının engellendiğini ifade eden Balıkçı, basın özgürlüğünün de çiğnendiğini kaydetti. Balıkçı, “Üç günlük eylemimiz süresince çok büyük destek ziyaretleri gerçekleştirildi. Bu ziyaretlerden birisinde de Barış Anneleri’nden oldu. Bu ziyaret bizim için çok anlamlıydı. Burada bir anne, ‘TV’lerin kapatılmasıyla bizim barış sesimiz kesilmiş oldu’ sözü tam olarak durumu anlatan bir sözdür. Burada kesilen barışın sesiydi ve bu eylemle bunu anlatmak istedik. Bizler bizden beklentisi olan barış isteyen herkesin sesini duyurma sorumluluğuyla hareket etmek zorundayız. Bu nedenle gazeteciliğimizi sürdüreceğiz” diye konuştu. 

‘OHAL İYİ’ DİYENLERE KARŞI BARIŞ HABERCİLİĞİNİ SÜRDÜRECEĞİZ’

Daha sonra konuşan Hayatın Sesi Televizyonu Diyarbakır Temsilcisi Cumhur Daş da, üç günlük eylemin bir tepki ve karşı duruş olarak, sessiz kalmadıklarını göstermek amacıyla yapıldığını belirterek, “Bu bir son değildir. Daha söyleyecek çok sözümüz var. Gerçekler ortada iken, bizler de bu gerçekleri göstermek için çaba sarf edeceğiz. Üç günlük eylemimizde de gördük ki, bu üç gün içerisinde bombalar patladı, insanlar öldü ancak varolan TV’lerde barışın sesi yerine savaş dili egemen oldu. Bu üç gün içerisinde OHAL yeniden uzatıldı, OHAL’in ne kadar ‘iyi bir şey’ olduğu anlatılmaya başlandı. Ve yine Diyarbakır’da bir Kürtçe okul kapatıldı ve buna benzer hak ihlallerini kimse göstermedi. Yine üç gün boyunca siyasetçiler, muhalifler gözaltına alındı, çok sayıda iş cinayeti yaşandı kimse bunlardan bahsetmedi. Ama bizler daha aydınlık günler için sorumluluğumuz gereği haberciliğimizi sürdüreceğiz. TV’ler kapatılsa da biz yeni olanakları tartışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

‘HEM GAZETECİLİĞE HEM HALKA DARBE YAPILDI’

Jiyan TV çalışanı Faruk Siyahkoç da, kendilerinin Zazakî dilinde yayın yaptığını, bu dilin unutturulmaması için çabalarını sarf edeceklerini söyledi. Siyahkoç, “Biz buradaki eylemimizle bir mesaj vermek istedik; biz de burada varız, bu dili konuşanlar var demek istedik. Kapatılan her bir televizyonun ayrı bir özgünlüğü var ve bugün televizyonları açtığınızda bu özgünlükler yok ve yerini tek bir sese bırakmış oldu. Bizler bu sorumlulukla hareket etmek için çabalayacağımızı da belirtmek istiyorum” dedi. 

Van TV Diyarbakır Muhabiri Hülya Emeç, kapatılan TV’lerin önemini birkaç gün içerisinde yaşananlardan gördüklerini ifade ederek, “Birkaç gün içerisinde ziyaretlere gelen toplumun birçok kesimi kendi seslerinin kesildiğini söylüyor. Bu darbe hem bizlerin haber verme hakkına hem de halkın haber alma hakkına yapılmış bir darbedir. Biz bu eylemde haklı olduğumuzu bir kez daha ifade ettik ve haklıysak kazanacağımızı da biliyoruz. Bizler gördük ki halkın haber alma ihtiyacı var ve biz bunu sosyal medyadan bile olsa sürdüreceğiz” diye konuştu. 

‘DARBE OLSAYDI DURUM BUNDAN FARKSIZ OLMAZDI’

Gazetecilere eylemleri süresince destek veren Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) Eş Başkanı Hakkı Boltan da söz alarak, eylemdeki gazetecilerin önemli ve örnek bir adım attığını belirterek, “Sesi kesilmeye çalışan her kesim bunu görüp birlikte olmaya ve ses çıkarmak gerektiğine dair bir mesaj almalıdır. Önemli bir eylemdi ve iyi bir mesaj sunduğu kanaatindeyiz. Bugün TV’lerin kapatılması başka ülkelerde görülmemiş bir durumdur. Türkiye’de eğer 15 Temmuz günü darbe olsaydı bundan farklı bir şey olamazdı. Bu yapılan bir darbedir ve bunu kınıyoruz. Gazetecilerin ve toplumun haber alma hakkı için bizler de direnmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Gazeteciler konuşmaların ardından, “Özgür basın, özgür toplum” sloganları atarak eylemlerini sona erdirdi. (Diyarbakır/EVRENSEL) 

ÖNCEKİ HABER

Müvekkilini görmeye giden avukatın parmaklarını kırdılar

SONRAKİ HABER

Alakır'da taş ocağı şirketine karşı girilen arazi ihalesi kazanıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa