12 Ekim 2016 18:44

Türkdoğan: Siyasi çıkar için kolluk güçlendiriliyor

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, CMK'de yapılmak istenen değişiklikleri değerlendirdi.

Paylaş

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin taslağın basına yansıyan halini değerlendiren İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, AKP Hükümetinin CMK’nin bütünlüğünü bozduğunu ve kanundaki maddelerin birbiriyle çelişir hale geldiğine dikkat çekti. Türkdoğan, polisin yetkilerinin genişletilmesine ilişkin “İktidar kendi siyasi çıkarları doğrultusunda hareket eden kolluk kuvvetlerini güçlendiriyor” dedi. AKP Hükümetinin uzun zamandır siyasi ihtiyaçları doğrultusunda CMK’de değişikliler yaptığını, kanunun bütünselliğini bozduğunu ifade eden Türkdoğan, “Basına yansıdığı kadarıyla söz konusu taslakta kolluğa geniş yetki veriliyor. Bu durum adil yargılamada ciddi ihlaller doğurur. Adli kolluk zaten iç güvenlik paketiyle gereğinden fazla yetkilendirilmişti. Yargı denetimi olmadan kolluk keyfi uygulamalarda bulunacak” dedi.  

TUTUKLU SAYISI ÇOK, İŞLEMLERİYLE BAŞEDEMİYORLAR

Türkdoğan, AKP’nin otoriter yönetiminin yargı ayağını oluşturmaya çalıştığına vurgu yaparak, “Kendi siyasi çıkarı doğrultusunda hareket eden kolluk kuvvetlerini güçlendiriyor” dedi. Söz konusu taslakta yer alan tutukluluğa itirazlarda idarenin cevap suresinin 3 günden 15 güne çıkarılmasına “Kişi 15 gün suçsuz yere yatabilir” değerlendirmesini yapan Türkdoğan, “40 binin üzerinde insanı tutukladılar. İlk defa bu kadar büyük bir sayıyla karşı karşıyalar. Bunların işlemlerini yetiştiremedikleri için böyle bir uygulamaya gidiyorlar. Bu durum tutuklu sayısının ne kadar çok olduğunu gösterir” diye konuştu. Durumun kişi güvenliğine aykırı olduğunun altını çizen Türkdoğan, “Tutukluluk istisnai bir durum olması gerekir ve tedbiren uygulanması gereken bir şey.  Bir insanın tutukluluk halinin ayda bir incelenip, eğer sakınca yoksa, o gün içerisinde serbest bırakılması gerekir” dedi.

BALIK BAŞTAN KOKACAK

Basına yansıyan taslaktaki savcılara hakim kararı olamadan dijital verilere el koyabilme yetkisinin verilmesinin “delil toplanma aşamasının sakatlanması” demek olduğunu vurgulayan Türkdoğan, “Deliller yargıç denetiminde toplanmalıdır. Savcının hakim kararı olmadan dijital verileri toplama yetkisine sahip olması daha baştan delil toplama aşamasını sakatlar. Adil yargılama için delil toplama aşaması önemlidir ve hakim denetiminde yapılmalıdır. Eğer savcıya bu yetki verilirse yargıya zaten sakat olan güven iyice azalır” diye konuştu.

Söz konusu taslakta yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında kalan tutuklu ve hükümlüler hakkında tutanak düzenleyen görevlilerin açık kimliği yerine sadece sicilinin yazılmasına ilişkin düzenlemenin de tehlikeli olduğunu  vurgulayan Türkdoğan, “Kamu görevlilerinin isimlerini saklaması, demek ki ortada saklanacak bir şeylerin olduğunu gösterir. Bu görevliler istihbaratçı değil ya da saklaması gereken bir görevi yapmıyorlar. Yapılmak istenen görevlilerin hukuka aykırı fillerinin üstünü örtmek” dedi. Davaların yer değişikliği için Yargıtay onayından geçmeyecek olması konusunda ise Türkdoğan, “Zaten Yargıtayın yer değişikliği yapması da yanlış bir olaydı. Durum cezasızlık politikası nedeniyle bu tür keyfilikler daha da artacak” diye kaydetti. Türkdoğan, yetkililere çağrıda bulunarak, “Taslak, Meclis Adalet Komisyonuna geldiğinde toplumun geniş kesimlerinden temsilcilerin görüşleri alınmalı ve  taslaktaki yanlışlar düzeltilmeli” dedi. (AnkaraEVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Muhabirimizin tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

SONRAKİ HABER

CHP Eski Milletvekili Mehmet Tüm'e "Cumhurbaşkanına hakaret" davası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa