12 Ekim 2016 18:31

11 Ekim, 8 Mart'tan sonra kadınların en önemli mücadele günü

Uçan Süpürge 11 Ekim Günü, bir dizi etkinlik gerçekleştirerek karikatür ve sergilerin yanı sıra kız çocuklarının çizdiği resimleri sergiledi.

Paylaş

Uçan Süpürge Kadın Araştırma ve Dayanışma Derneği, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında kız çocukların insan haklarına dikkat çekerek olumlu rol modelleri ve iyi uygulamaları gündeme taşıdı. Uçan Süpürge 11 Ekim Günü, bir dizi etkinlik gerçekleştirerek karikatür ve sergilerin yanı sıra kız çocuklarının çizdiği resimleri sergiledi. Bilim dünyasının öncü kadınlarından Maria Curie'nin anlatıldığı belgesel film gösterilirken kız çocuklarının insan haklarına dair söyleşi ile devam etti. Söyleşi ve film gösterimine projede yer alan Kanada'nın Ankara Büyükelçisi John Holmes de katıldı.

KIZ ÇOCUKLARININ BİLİM TEKNİK VE TEKNOLOJİYE ODAKLANMASI HEDEFLENİYOR

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nün kız çocuklar için bayram değil, eşitsizlikle mücadele günü olarak benimsenmesini isteyen Uçan Süpürge, “Kız çocuklara yönelik ayrımcılık, ihmal ve istismarın ortadan kalması için sürekli ve kararlı bir devlet politikası benimsenmesini bekliyoruz” diye mesaj verdi.

Uçan Süpürge, 2012 yılında ilk 11 Ekim'de erken ve zorla evliklere dikkat çekerken, bu yıl Kız Çocukları Günü için bilim, teknik ve teknolojiye odaklanarak kız çocuklarının güçlenmelerine olanak sağlaması amaçlanıyor.

'Benim Madam Curie'm' film gösterimi ile kız çocuklarının bilim ve teknoloji anlamında olumlu örneklere yol açacağına değinildi. Madam Curie'nin zorlu ve mücadeleci hayatı anlatılırken matematik ve fizik alanına yaptığı katkılardan bahsedildi. Her zaman bilimi insanlık için kullanılması yönündeki sözlerine yer verildi ve iki Nobel Ödülü almasının ardındaki çalışmalarına yer verildi.

EN AZ 31 MİLYON KIZ ÇOCUĞU OKULA GİDEMİYOR

Kız Çocuklarının İnsan Hakları Paneli'ne ise Uçan Süpürge Yönetim Kurulu Başkanı Selen Doğan ve Gündem Çocuk Derneği Üyesi Emrah Kırımsoy konuştu. Doğan, 8 Mart'tan sonra kadınlar için en önemli mücadele gününün 11 Ekim olduğunu söyledi. Doğan, “Kız çocuklarını öldüren, satan, evlendiren, potansiyellerini yok eden bir ülkede yaşıyoruz” diyerek bugünün bayram değil, mücadele günü olduğunu ifade etti. Kız çocuklarının halen dünyanın birçok yerinde görünmez kılındığına değinen Doğan, 2011 tarihinde dünyada 31 milyon kız çocuğunun okula gidemediğini ve  bugün savaş, göç, yoksulluk gibi etkenlerle sayının 2-3 katına çıkmış olabileceğinden bahsetti.  Doğan, yine 2015'te, cinsel istismar nedeniyle güvenlik birimlerine gelen vakanın yüzde 80'nin üzerindekilerin kız çocukları olduğunu bildirdi. Kentlerin planlanmasında kadın ve çocukların hesaba alınmadığına vurgu yapan Doğan, “Her alanda kadın ve çocuklara şiddeti görebiliriz. Ataerkil ve heteroseksist ailelerde istismarların üzeri örtülüyor. Mevcut kutsal aile kuramı, içinde ensesti, susturulmuş kadınları, şiddeti her zaman barındırıyor. Başa çocukları ve kadınları korumak için aileyi cehenneme çevirmemeliyiz” dedi.  Doğan, Çocuklara yaşlarından büyük sorumlulukların da verilmemesini dile getirdi.

Gündem Çocuk Derneği Üyesi Emrah Kırımsoy, çocuğun insan haklarından bahsederken sadece eğitim, sağlık, beslenme, barınma değil, potansiyellerini kullanmak konusunda da alan açılması gerektiğini ifade etti. İçinde bulunulan Türkiye gündemine atıfta bulunan Kırımsoy, “OHAL ve KHK'larla yönetilen günlerden geçiyoruz. Muhalif basının bile sesinin kısıldığı bu dönemde kız çocuklarına ulaşmamızın ve dokunabilmemizin olanakları giderek tıkanıyor”dedi.

'YAŞA GÖRE KADEMELİ CEZA TECAVÜZE İZİN VERMEK DEMEK'

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, cinsel istismar suçlarında kademeli cezaya ilişkin açıklamasını Gündem Çocuk Derneği avukatı Dilek Kumcu'ya sorduk. Çocukların cinsel istismara uğramasıyla ilgili suçlar için mağdurun yaşına göre kademeli ceza sistemi getirilmesini ve Bozdağ'ın açıklamasını değerlendiren Kumcu, metni hala göremediklerini bildirdi. Kumcu, “Metne tam olarak ulaşamazsak da eğer kasdedilen yaş arttıkça cezanın azalması ise bunun bir karşılığı yok ve kabul edilemez. Buna göre cinsel istismara uğrayan  ayık bebek ölebilir. 9 aylık bebek hatırlamayabilir. 16 yaşındaki genç kadın ise birdaha belkide tedavisi mümkün olmayacak travmalar yaşayabilir. Bunları cezalandırırken neresinden tutacaklar”diye sordu. Kumcu, yaşa göre kademeli cezanın tecavüze izin vermek anlamına geldiğini söyledi. “Biz çocuklara oy kullanmasında, okula tek başına gitmesinde, şehir değiştirmesinde izin vermezken, çocukların cinsel tacize uğradıklarında rıza üzerinden değerlendirilmelerini nereye koyacağız” diye sordu.(Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Cari açık büyümeye devam ediyor

SONRAKİ HABER

DEDAŞ, Silopi’deki Çukurca mezrasını elektriksiz ve susuz bıraktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa