12 Ekim 2016 04:30

Matthew kasırgası ve sınıf farkı

ABD Sosyalist Eşitlik Partisi Başkan Yardımcısı Adayı Niles Niemuth, Matthew kasırgasının etkilerini yazdı.

Paylaş

Niles NIEMUTH*
wsws.org

Matthew kasırgası Karayiplerden ABD’nin güneydoğu sahillerine ilerleyişini sürdürüyor, sellere ve sert rüzgarlara neden oluyor. Haiti, Küba ve Bahamalardan Güney Carolina adalarına kadar binlerce millik bir alanda yıkıma neden oldu.
Kasırganın, yoksullaştırılmış bir ülke olan Haiti’deki yıkımı daha yeni ortaya çıkmaya başladı. Cuma gününün resmi rakamlarına göre 800’den fazla insan yaşamını yitirdi ve daha da artacak, yardım çalışanları dağlardaki ve ülkenin diğer bölgelerindeki seller ve devrilen ağaçlar nedeniyle ulaşılamayan alanlara ulaşmaya çalışıyorlar.
ABD’de en az dört kişi öldü, milyonlarcasının elektriği kesildi, sel ve rüzgar nedeniyle evleri zarar gördü.
Doğal afetlerde her zaman olduğu gibi yıkım, kapitalist sistemin yarattığı devasa sosyal eşitsizliği ifşa etti.
Yıkım en savunmasız olanı vurdu; tahliye koşulları olmayan, rüzgara, sellere ve devrilen ağaçlara dayanıksız karavanlarda ya da barakalarda hayatta kalmaya çalışmaktan başka şansı olmayan yoksulları... Ölenlerin ve yıkımın çoğu kasırgadan değil, zenginlerin çıkarlarını koruyan hükümetlerin eylemleriyle artan yoksulluktan.

KASIRGADAN SONRA NE OLACAK?

ABD medyası kasırganın ABD’deki etkileri üzerine durmaksızın yayın yapmaya adanmış durumda ancak sonrasında insanların hayatlarının nasıl kalıcı olarak etkilendiği ve sosyal koşulların yıkımı nasıl arttırdığı konusunda yayına devam etmeyecekler.
Haiti’deki durum, ki şimdiye kadar en büyük yıkım orada ortaya çıktı, görmezden geliniyor.
Haiti dünyadaki en yoksul ülkelerden biri. Pazartesi geçesi kasırga vurduktan sonra en az 842 kişinin öldüğü tespit edildi.
Yüzyıldan uzun bir süredir ABD emperyalizmi Haiti’yi en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak durumda bıraktı. Adadaki kitleleri korumak için kayda değer bir önlem alınmadı.
Son yıllarda Haiti, doğal ve insan eliyle yaratılan felaketlerin adresi oldu, kitlesel ölümler ve tahribat yaşandı. 2008’de dört kasırga vurdu, 800’den fazla insan öldü.
Birleşmiş Milletler ve Clinton Vakfının sağladığı ‘yardımlar’a rağmen ülke, 90 bin kişinin öldüğü 2010 depremi ile BM barış güçlerinin neden olduğu ve 10 binden fazla can aldığı belirtilen ciddi kolera salgınını atlatabilmiş değil.

SAVAŞA AYRILAN BÜTÇEYLE TÜM SORUNLAR ÇÖZÜLEBİLİRDİ

ABD’de, geçtiğimiz cuma günü kocasıyla birlikte kasırgadan kaçmak için sürdükleri kamp karavanının üzerine ağaç devrilmesi sonucu bir kadın öldü. En az iki yaşlı acil yardım çalışanları kendilerine ulaşamadıkları için tıbbi sorunlar nedeniyle yaşamını yitirdi.
Her ne kadar ABD’nin güneydoğusunda kasırgadan etkilenen milyonlarca insana tahliye emri verilmiş olmasına rağmen, bunun hayata geçirilmesi için çok az destek sağlandı. Çoğu bir otel odası ya da uzaklaşmak için gerekli benzin ücretini karşılayamayacak durumdaydı.
Tahliye olanların önemli bir kısmı yeterli kaynaktan ya da kasırgadan zarar görmüş evlerine dönmelerini sağlayabilecek bir afet sigortasından yoksunlar.
ABD ordusuna sınırsız kaynaklar akıtılırken, yönetici sınıflar temel altyapının sağlanması için “para olmadığını” ileri sürüyorlar. Mide bulandırıcı bir saçmalık. Son 15 yılda savaşa harcanan 5 trilyon dolar ile 2020 yılına kadar tüm okullar, su sistemleri, köprüler ve ulaşım gibi kritik tüm altyapı sağlanabilirdi. Buna mali elitler ve şirketlerin tekeline aldığı devasa miktardaki para dahil değil.  

NE TRUMP NE CLINTON ÇÖZÜM DEĞİL

Ne Trump ne de Clinton, Matthew kasırgasının yarattığı toplumsal felakete yanıt veremez. İkisi de ABD’nin dışarıdaki savaşının yayılmasına ve ABD ve uluslararası işçi sınıfına yönelik saldırıların yoğunlaştırılmasına kendilerini adamış durumda.
İki büyük patron partisinin bu adayları, sosyal ve ekonomik sistemi iflas ettiren yönetici sınıfların farklı kesimlerini temsil ediyorlar.
Matthew kasırgası gibi trajediler kapitalizmin ve Amerikan emperyalizminin insanlığa bedelinin ne olduğunu yeniden hatırlatıyorlar.
Sosyalizm kasırgaları ortadan kaldırmayacak fakat sosyal altyapıya yatırım yapacak, akılcı ve örgütlü bir dünya ekonomisi ile yoksulluğa ve yıkıcı sonuçlarına bir son verecek.  

* ABD Sosyalist Eşitlik Partisi (Socialist Equality Party) Başkan Yardımcısı Adayı
(Çeviren: Elif Görgü)

ÖNCEKİ HABER

Bir grup gençten yeni dünya müziği

SONRAKİ HABER

ODTÜ’de alternatif akademik açılışa soruşturma açıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa