12 Ekim 2016 01:19

Bir grup gençten yeni dünya müziği

Simurg Ahir Zaman Orkestrası, amaçlarının geçmişten günümüze yeryüzüne dağılmış olan sesleri bir araya getirip paylaşmak olduğunu söylüyor.

Paylaş

İzmir'deki Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Müzik Teknolojileri Bölümünde yüksek lisans eğitimi alan 30 yaşındaki Bahadır Özdemir ile aynı üniversitenin sahne sanatları bölümünden mezun eşi, 25 yaşındaki Saadet İşmen Özdemir’in öncülüğünde oluşturulan ‘Simurg Ahir Zaman Orkestrası’, uzun bir çalışma ardından sahneye çıkmaya başladı. Yeni dünya müziği yaptıklarını kaydeden orkestranın şefi ve eserlerin bestecisi Bahadır Özdemir, çellodan davula, neyden klavyeye bir çok müzik aletinin kullanıldığı performansın, dans ve semazen gösterileriyle vücut bulduğunu söyledi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Entitüsü Müzik Teknolojileri Bölümünde yüksek lisans eğitimi alan Bahadır Özdemir, İranlı Mutasavvıf Feridüddin Attar’ın yazdığı ‘Mantık-ut Tayr’ adlı eserinden etkilenerek bir çalışma başlattı. Çalışmalarını uygulamaya geçirmek için proje hazırlayan Özdemir, bu süreçte aynı üniversiteden mezun olan Saadet İşmen Özdemir ile yaşamını birleştirdi. Genç çift, eserde ‘kuşların padişahları’ Simurg’a varmak için çıktıkları yol ve bu süreçte karşılaştıkları olayların anlatıldığını belirtip, projenin felsefi altyapısını da bu eserin oluşturduğunu belirtti. Bu süreçte tanıştığı Adnan Menderes Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu ve dans eğitmeni 27 şaxıhrami Göksu Tezulaşan’ın koreograf, eşi Saadet İşmen Özdemir’in sanat yönetmeni olarak görev aldığı grubun şefi ve eserlerin bestecisinin de kendisinin olduğunu belirten Bahadır Özdemir, şöyle dedi: “Yaklaşık 4 yıl önce bir sanat ekibiyle bir araya geldik ve sahne imkanları bakımından yeni olan neyi yapabiliriz diye düşündük. Bununla da kalmayıp ‘Tek başına bir hiç hep birlikte her şey’ adını verdiğimiz bir proje ortaya çıktı. Daha sonra bunu geliştirdik. Bugüne kadar orkestra kurulumu ve diğer birimlerin eklenmesi gibi aşamalardan geçtik. Müziğin türüyle ilgili yöneltilen sorularını cevaplandırırken zorlanıyoruz çünkü burada tek bir öğeden söz etmek çok zor. Bir çok bileşen bu müziği ortaya çıkartıyor. O nedenle türüne yeni dünya müziği diyoruz. Geçmişin etkisinde ve geleceğin hayalinde olan bir müzik türüne uyarlamaya çalıştık çalışmalarımızı. Geçmişin etkisinden kurtulmak gibi bir amacımız yok kısmen de olsa Doğu ve Batı’yı bir araya getirdik. Batı’nın sistematik yöntemlerini esas alarak Doğu’nun da aynı zamanda manaya dayalı felsefi arka planı olan öğretilerini ve aynı zamanda müzik yöntemlerini inceleyerek bu grubu oluşturduk. Sahne performansımızda, çello, davul, bas gitar, vokal, ney ve klavye bulunuyor. Bununla birlikte dansçımız var ve bazı bölümler de semazen gösteri yapıyor. Amacımız, geçmişten günümüze yeryüzüne dağılmış olduğunu hayal ettiğimiz sesler var, o sesleri bir araya getirip insanlarla paylaşmak ve bu paylaşımı sürdürmek. Sahne değeri taşıyan her hangi bir yerde performansımızı sergileyebiliriz. Bu bir sokak da olabilir yeter ki orayı gerekli teçhizatlarıyla donatabilelim.”

DESTEK BEKLİYORLAR

‘Simurg Ahir Zaman Orkestrası’ adını verdikleri grubun sahne çalışmaları için desteğe ihtiyaç duyduklarını söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: “Şu an festival ve farklı mekanlarda sahne alıyoruz ancak yapılanmamız henüz yeni olduğu için sponsor arayışımız sürüyor. Sahne işi yapıyoruz ve bunun esaslarını düşündüğünüzde bir gelir elde edilmesi gerekiyor. Bu nedenle sponsora da ihtiyacımız var. Şu ana kadar aldığımız geri dönüşler bizleri memnun ediyor. ‘Dem Bu Dem’ adında projemizin ilk 3 şarkısının bulunduğu bir çalışmayı sosyal paylaşım sitelerine yükledik ve çok güzel tepkiler aldık.” (DHA)

ÖNCEKİ HABER

Euroleague’de heyecan başlıyor

SONRAKİ HABER

KHK ile ihraç edilen kanser hastası Haluk Savaş, pasaportunu aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa