‘Vur’ emrini kim verdi?

‘Vur’ emrini kim verdi?

Roboski Katliamı’nın üzerinden geçen yaklaşık 5 aya rağmen sorumlular yargı önüne çıkarılmaz ve soruşturmanın askeri savcılığa devredilmesi gündeme gelirken, ‘İstihbaratı kim verdi’ tartışması sürüyor. TSK, 34 kişinin katledildiği olayda istihbaratın ‘yerli kaynaklardan’ alındığını açıkla

‘İstihbaratı kim verdi’ tartışmasına ilişkin açıklamalar ardı ardına geliyor ama kamuoyu ve katledilenlerin yakınları ‘vur emrini verenlerin ve katliamı gerçekleştirenlerin’ ortaya çıkarılmasını bekliyor.

‘ÖNEMLİ OLAN KARARI KİMİN VERDİĞİ’

Günlerdir süren tartışmalara ilişkin gazetemize konuşan TBMM Uludere İnceleme Komisyonu Üyesi BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, “Bizim açımızdan en önemli mesele istihbaratın milli kaynaklardan mı ABD’den mi geldiği değildir. Mesele bu katliamın kararını kimin verdiğidir” dedi. 34 köylünün yaşamını yitirmiş olmasının en somut durum olduğunu dile getiren Kürkçü, ilk günden beri istihbaratın kimden geldiğine ilişkin tartışmaların, asıl meselenin eksenini kaydırmak üzere kullanılmaması gerektiğine dikkat çektiğini belirtti. Kürkçü, “Bu tartışma katliamın özüne dair bir fayda sağlamıyor. Ancak bu tartışma da gösteriyorki bizim de içinde yer aldığımız komisyonun sağlıklı bir çalışma yürütebilmesi için gerekli belgeler önümüze gelmemiştir” dedi.

‘ASKERE DEVRETMEK, ÖRTBAS ETMEKTİR’

Roboski soruşturmasının askeri savcılığa devredilmesine ilişkin tartışmalara da değinen Kürkçü, “Bu kabul edilemez. Bu olayı soruşturmak Genelkurmay’In alannında olmamalı. Askeri savcılığa devretmek, olayı örtbas etme kararı anlamına gelir.Bu ölümcül bir karar olur” şeklinde konuştu.

GÜL: TSK’YE GÜVENİN

Gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Gül, Uludere istihbaratını ABD’nin verdiği iddialarına ilişkin, “Kendi milli kaynaklarımıza önce güvenmemiz lazım. Genelkurmay Başkanlığı yazılı açıklama yaptıysa buna hepimizin güvenmesi lazım. Açık bir bildiriyle söylenmişse buna inanmak lazım. Gereksiz polemiğe girmek doğru değil” dedi.

BAŞBAKAN’DAN AÇIKLAMA

Günlerdir süren tartışmaya dair sessiz kalan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise ‘Uludere istihbaratı ABD’den’ haberleri ile ilgili yaptığı açıklamada “Bu haber ABD yönetimini zora düşürme gayretidir. Genelkurmay Başkanı gerekli cevabı verdi” dedi.

‘O HABERLER DOĞRU’

TSK’nın “Uludere’de istihbarat yerli” açıklamasından birkaç saat sonra ABD’den de yanıt geldi. Önce üst düzey bir Pentagon yetkilisi, Hürriyet’e, Uludere olayı sonrası yaşananların perde arkasını anlattı ve Wall Street Journal’ın haberinin doğru olduğunu belirterek, haberi yazan muhabirin olayı kendilerinden teyit ettiğini söyledi. Pentagon yetkilisi, “Haberde bahsedilen Uludere’deki olayda, Türkiye ile yürüttüğümüz istihbarat paylaşımı çerçevesinde istihbaratın bizden gittiği doğrudur. Tek söyleyebileceğim, Irak’tan İncirlik Üssüne nakledilen Amerikan Predator’larından biri, o gün Türk tarafından aldığı direktiflerle rutin bir devriye uçuşundaydı. Üzerinde yükler taşıyan hayvanlar ve bir grup tespit etti. Bu bilgiyi daha sonra Türklerin de bulunduğu İstihbarat Füzyon Merkezine iletti. Ve daha sonra Türk tarafı bizden Predator’u bölgeden uzaklaştırmamızı istedi” dedi.

ABD: YİNE BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ

TSK’nin dün yaptığı açıklamanın ardından bir açıklama yapan ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü George Little ise “Bu haberin nereden geldiğini bilmiyorum. İstihbarat konusunda yorum yapmayacağım. Sızdırmalar ne yazık ki olur. Hem PKK ile mücadele çabalarında hem de diğer zorluklarda Türkiye ile çalışmaya devam edeceğiz” dedi. George Little, Orgeneral Özel’in ziyaretiyle haberin yayımlanma tarihinin zamanlamasına yönelik bir soru üzerine ise böyle bir bağlantı görmediğini söyledi. Little, haberin Türkiye’nin ABD’den silah alımlarını da etkilemeyeceğini belirtti. (HABER MERKEZİ)


WSJ: HABERİN ARKASINDAYIZ

Türkiye’nin gündemine oturan iddayı Wall Street Journal’da yazan Joe Parkinson ve Adam Entous’tan haberlerinin arkasında durduklarını söyleyen ve yayınladıkları makaleye açıklık getiren ikinci bir yazı geldi.
Makaleyi yazanlardan Joe Parkinson twitter hesabından da “Haberimizin arkasında duruyorum. Haberdeki bütün iddialar araştırılmış, kaynaklara dayandırılmıştır. Eğer başkalarının olayların başka şekilde geliştiğine dair kanıtları varsa merakla dinlemek isteriz” diyen Joe Parkinson, şu iki soruyu sordu; “Türkiye insansız hava uçağının hangisi olduğunu neden kesin olarak açıklayamıyor? Hava uçağının ölçümü değerlendirmede yer aldı mı?”


TÜRK HALKI ROBOSKİ'YE İSYAN ETMELİ

Iğdır ziyaretinde halka seslenen BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, “Türk halkı bu katliama isyan etmeli” dedi.

BDP Iğdır il binası önünde toplanan binlerce kişiye seslenen Kışanak, “Kürt halkı dili, onuru, kimliği için verdiği mücadeleden asla taviz vermeyecektir. Tarihte hiçbir diktatörlük ebedi olmadı. AKP hükümeti de yok olmaya mahkumdur” dedi. Barış yolunun bir arada yaşayan halklara saygı duymakla mümkün olabileceğini belirten Kışanak, “Kürtlerin özgürlüğü Türkiye’nin özgürlüğüdür” dedi. Konuşmasında Roboski Katliamı’na ilişkin tartışmalara da değinen Kışanak, “Katliamın sorumluları Başbakan ve Genelkurmay Başkanıdır. ABD ve İsrail ile iş birliği yapan AKP, bunu Türk halkı adına yaptığını belirtiyor. Türk halkının bu katliama isyan etmesi gerekiyor” diye konuştu. (IĞDIR)


34 KÖYLÜNÜN KATİLİ AKP'DİR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Roboski Katliamı’na ilişkin, “Bu olayı konuşmayan bir kişi var. O da sayın Başbakan. Genelkurmay açıklama yapıyor. Genelkurmay mı bu ülkeyi yönetiyor? Nasıl bir devlet bu? Bu hükümet 34 yurttaşımızın katili olan bir hükümettir” dedi.

BU ÜLKEYİ TSK Mİ YÖNETİYOR?

Esenboğa Havalimanında Dalaman’a hareketi öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, Wall Street Journal gazetesinin iddiaları ve Genelkurmay Başkanlığının açıklamalarını hatırlatması üzerine, “Genelkurmay açıklama yapıyor. Genelkurmay mı bu ülkeyi yönetiyor? Bu ülkenin milli savunma bakanı yok mu? Bu ülkenin başbakanı yok mu? Bu hükümetin sözcüsü yok mu? Nasıl bir devlet bu? Nasıl bir yönetim anlayışı?” dedi. “Bu hükümet beceriksiz bir hükümet. Uludere konusunda sınıfta kalan bir hükümet. 34 yurttaşımızın katili olan bir hükümet. Nasıl oluyor da hâlâ o koltukta oturuyorlar? Anlamakta güçlük çekiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, iki gündür Türkiye’de herkesin bu olayı tartıştığını belirterek, “Bu olayı konuşmayan bir kişi var. O da Sayın Başbakan. Niye konuşmaz? Benim her söylediğime laf yetiştirmeye çalışıyor Sayın Başbakan. Konuşsun bakalım. Nedir olay, gerçek nedir? Bu gerçekleri bilmeye herkesin hakkı var. Siyasetçinin görevi, halkına doğruları söylemektir. Yanlış yapıldığında çıkarlar milletten özür dilerler. ‘Bir yanlış yaptık, bir hata yaptık, bir beceriksizlik yaptık’ desinler. Bu erdemi bile göstermekten acizler” şeklinde konuştu. (ANKARA)

www.evrensel.net