10 Ekim 2016 19:19

Gazlasanız da bombalasanız da yine barış yine barış!

Ankara’da 101 kişinin hayatını kaybettiği canlı bomba saldırısının yıl dönümünde yapılanlar vicdanları sızlattı.

Paylaş

Haber ve Fotoğraflar: Birkan Bulut, Tamer Arda Erşin, Burcu Yıldırım, Damla Yeltekin

Ankara’da 101 kişinin hayatını kaybettiği canlı bomba saldırısının yıl dönümünde yapılanlar vicdanları sızlattı. Devlet erkanına anma için açılan gar önü, binlerce kişiye kapatıldı. Vali ve bürokratların, katliamın yaşandığı Gar önüne karanfil bırakıp alandan ayrılmasının ardından polis başkenti gaza boğdu. IŞİD saldırısında yakınlarını kaybedenlerle birlikte katliamdan yaralı kurtulup halen tedavisi sürenler de polis saldırısından nasibini aldı. Çok sayıda kişi gözaltına alındı. Yakınını kaybeden bir kadının feryadı ise akıllara kazındı: “Neden böyle oluyor? Savaş mı isteseydik?”

Katlimın birinci yıl dönümüne 3 gün kala önce Emniyet, sonra Ankara Valiliği 10 Ekim günü her türlü yürüyüşün yasaklandığını açıkladı. Valilik, Gar önünde sembolik bir anma yapılabileceğini bildirdi. Ancak buna bile imkan verilmedi.

VALİYE SERBEST, HALKA YASAK

Sabah saatlerinden itibaren Tren Garı’na çıkan tüm yollar polislerce kapatıldı. Gara gitmek isteyenler ise ancak biletlerini göstermeleri durumunda alana alındı. Polis, gazetecilere de engel olarak, alana sadece sarı basın kartı olanların alınacağını belirtti. Valilik ve bazı bürokratlar, Gar önüne gelerek karanfil bırakıp, gazetecilere poz verdiler.

İlerleyen dakikalarda katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, yakınları, yaralananlar, sendika, meslek örgütü, siyasi parti temsilcileri ve milletvekilleri Gara yakın noktalarda toplanmaya başladı. Ancak polis Ulus, Tandoğan ve Opera yönünden gelen tüm yolları keserek geçişlere engel oldu. Valiliğin aileler ve kurum temsilcilerine izin verilebileceği yönündeki açıklamasına rağmen polis barikatları kaldırmadı.

AİLELERE ‘SOYADI’, YARALILARA ‘GAZ’ EZİYETİ

Yaşanan gerginliğin ardından polis her üç kolda da biber gazı ve plastik mermiyle kitleye saldırdı. Alana bütün girişler durduruldu. Bir süre sonra, patlamada hayatını kaybedenlerin yakınlarından sadece soyadı tutanların Gar önüne alınacağı ifade edildi. Bazı aileler karara tepki gösterip Gar önüne gitmediler. Sendika, oda temsilcileri ile HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ise Valiliğin yasağını protesto ederek Gençlik Parkı önünde bekledi. Bu esnada polis tekrar TOMA, gaz ve copla saldırıya başlayarak kitleyi dağıtmaya çalıştı. Polis saldırısına maruz kalanlar arasında tedavisi devam eden ve doktorlarının özel izniyle anma için Ankara’ya gelenler de bulunuyordu.

KARANFİL BIRAKTILAR

Gar önüne giden ailelere ise EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ile CHP ve HDP’li milletvekilleri yalnız bırakmadı. Gözyaşlarına hakim olamayan aileler saldırının gerçekleştiği yere karanfiller bıraktılar. Demiryolu çalışanlarının örgütlü olduğu ve katliamda üyelerini kaybeden Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası da (BTS), Gar önünde anma yapmak istedi. Ancak polis, BTS üyesi demiryolu çalışanlarının Gar’dan çıkmasına izin vermedi.

YAKINLARINI KAYBEDENLERE GAZLI SALDIRI

Gar önüne karanfil bırakmalarının ardından aileler Opera yönüne doğru yürümeye başladı. Aileler polis barikatlarının arasından çıkarken polis tekrar gaz ve plastik mermiyle saldırdı. Polis saldırısına tepki göstererek “Neden böyle oluyor? Savaş mı isteseydik?” diye feryat eden bir kadın, çevredekilerce güçlükle sakinleştirildi.

Saldırının ardından aileler, kurum temsilcileri ve desteğe gelenlerle yeniden bir araya gelerek Kızılay’a doğru yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş boyunca AKP hükümetine ve savaş politikalarına tepkilerini dile getiren aileler, “10 Ekim’i unutma, unutturma”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları attı.

ENGELLEMELERE RAĞMEN TOPLANDILAR

Polisin engellemelerine rağmen Atatürk Bulvarı üzerinden Kızılay’a gelen aileler ve kurum temsilcileri Yüksel Caddesi’ne ulaştı. Diğer kollardan gelenler de burada toplanmaya başladı. Yüzlerce kişi “Halka değil, katillere barikat” sloganları attı. Burada aileler ve kurum temsilcileri adına konuşan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, bir yılın ardından katliamın olduğu yerde yapmak istedikleri anmaya izin verilmediğini belirterek, “Barikatların ardında ailelere, kurum temsilcilerine, milletvekillerine  saldırarak bugünü burnumuzdan getirdiler. Acımızla bile yüzleşmemiz bile engellendi. Katliamda yakınlarını kaybedenler darp edildi. Kimse 365 gün önce yapılan katliamı unutmasın” dedi.

'HÜKÜMETİN KORKUSU OHAL İLE DEVAM EDİYOR'

Daha sonra söz alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da yasak kararının yalnızca Valilik tarafından verilmediğini, yasağın arkasındaki asıl nedenin 10 Ekim 2015'te bir araya gelenlerin taleplerinden duyulan korku olduğunu söyledi.  Gürkan, iktidarın barış ve özgürlük talebinden duyduğu korkunun bugün OHAL, KHK'lar ve Ortadoğu'daki savaş politikaları ile sürdüğünü vurguladı. AKP hükümetinin 10 Ekim Katliamı’ndaki ortaklığının, karanlık ilişkilerinin ihmale ilişkin belgelerle ortada olduğunu ifade eden Gürkan, bu ittifakın katliama ilişkin davanın 7 Kasım'da görülecek ilk duruşmasında ortaya konması gerektiğini vurguladı.

'VALİ VE EMNİYET MÜDAHALE ETMEYECEĞİZ DEMİŞTİ'

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da 3 gün boyunca Valilik ve Emniyet yetkilileri ile görüştüklerini ve son güne kadar anmaya herhangi bir müdahale olmayacağının söylendiğini aktardı. Sancar, “Ankara Emniyet Müdürü ile konuştuğumuzda bizzat bize her kurumdan temsili düzeyde 50 kişi ile bir anma yapılabileceğini ve müdahale etmeyeceklerini söyledi. Dün de Ankara Valisi aynı şeyi tekrarladı. Ancak görülen o ki son anda başka birilerin emri devreye girdi” dedi. Saldırının ardından da emniyet yetkililerini aradığını belirten Sancar, bu kez de başından beri yasakladıkları yanıtıyla karşılaştığını dile getirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da hükümetin ismini bile bildiği katillerin Antep'ten, Kilis'ten gelerek Barış mitinginde 101 insanı katlettiğini söyledi. Ağbaba, bugün katliamlara ve faşizme karşı hep birlikte, dimdik ayakta durmak gerektiğini vurguladı.

SURUÇ KATLİAMI AİLELERİ DE ORADAYDI

Suruç aileleri adına konuşan SGDF Eş Başkanı Özgen Sadet ise “Bizler geçen yıl 20 Temmuz'da yüreğimizden 33 kez bıçaklandık. Suruç'un acısı henüz tazeyken 3 ay sonra Ankara'da 101 canımızı kaybettik. Onların düştükleri yerden yoldaşları yeşertecek çiçekleri. Suruç aileleri, 10 Ekim aileleri olarak unutmadık, unutturmadık” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından aileler ve kurum temsilcileri 10 Ekim katliamına anısına Çankaya Belediyesi'nde düzenlenen fotoğraf sergisine gitti. Kısa bir süre sonra Yüksel Caddesi'nde eyleme devam eden bir gruba polis saldırdı.

‘ONLARI UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN’

Ailelerin Gar önüne karanfil bıraktığı sırada Gençlik Parkı önünde bekleyen emek örgütleri ve siyasiler de burada açıklama yaptı.

Burada konuşan TMMOB Başkanı Emin Koramaz, AKP’nin mitinglerine alanlar açıkken, katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına Gar önünün kapatıldığını belirterek, polis saldırısına tepki gösterdi. KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise, “Bize kurum temsilcileriyle sembolik anma yapın diyorlar. Bizim sembolik anmada yerimiz yok. Biz emek demokrasi güçleri olarak oraya gideriz. Biz Ankara’da barış talebini haykırmak istedik. Bundan dolayı katledildik. Barış talebini sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Katliamda yaşamını yitiren Dicle Deli’nin babası Faik Deli ise, “1 yıl önce bombaların içimizde patlamasına izin veren zihniyet, barikatla bugün bizi engelliyor. Bu önlemler o gün alınsaydı bu katliam olmayacaktı. Bu alan valiye ve bürokrasiye açık, çocuklarını kaybedenlere kapalı” dedi.

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da, “Bugün izin vermiyorlar ama devran dönecek, yüzbinlerle anma yapacağız. Bu zulmün faturası siyasi iktidara çıkarılacak. Korkmak yok. Ölümden öte köy yok. Türk ve Kürt halkının direnen evlatları kazanacak. O gün burda ölen barış isteyen insanların bize bıraktığı barış mirası yerine gelecek” diye konuştu.

SENDİKA YÖNETİCİSİ BOYNUNDAN, GAZETECİ GÖZÜNDEN YARALANDI

Polisin saldırısı sırasında Tarım Orkam Sen Ankara Şube Başkanı Ercan Cömert boğazına isabet eden plastik mermiyle yaralandı. Numune Hastanesi’ne kaldırılan Cömert’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Fotomuhabiri Ümit Bektaş da gözüne sıkılan gaz nedeniyle güç anlar yaşadı.

Saldırılar sırasında 74 kişi gözaltına alındı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Hukuk TİS Sekreteri Aylin Akçay ile Emek Partisi Ankara İl Yöneticisi Ayhan Aydoğan, Eğitim Sen Ankara 5 Nolu Şube Yürütme Kurulu üyesi Mert Kükrer de gözaltına alınanlar arasında bulunuyor.

ÖNCEKİ HABER

Önder: 15 Temmuz NATO operasyonu

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa