10 Ekim 2016 05:04

İşçiler, Korkmaz Tedik'i yazdı

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren EMEP GYK Üyesi Korkmaz Tedik’i işçiler yazdı.

Paylaş

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren EMEP GYK Üyesi Korkmaz Tedik’i işçiler yazdı.

MÜCADELE ETMEYİ MİRAS BIRAKTI BİZE

Jantsa Metal İşçisi - Aydın

Merhaba Evrensel okurları, ben Aydın’da bulunan Jantsa metal fabrikasında çalışan bir metal işçisiyim. Öncelikle asıl yazmak istediğim şeylerden önce size fabrikadaki çalışma koşullarından bahsetmek istiyorum. Emek dünyasını ve Evrensel’i takip eden dostlar bilir. Metal işkolu diğer işkollarına göre daha kötü çalışma koşullarına sahiptir. Biz de yaptığımız işin ağırlığı ile sürekli bel ve eklem ağrıları ile boğuşuyoruz. Haftada neredeyse 2-3 iş kazası gerçekleşiyor, fakat bütün önerilerimize karşı iş güvenliği üzerine önlemler halen yetersiz durumda. Evrensel’in de daha önce haber yaptığı gibi Jantsa’da DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası örgütlüdür ve Birleşik Metal-İş her fırsatta taşeron çalışmaya karşı olduğunu dile getirse de Jantsa’da benim de içinde olduğum yaklaşık 400-450 taşeron işçileri ilgilendiren en ufak bir girişimi yoktur. Biz sendika işyeri temsilcilerine taşeronların sendikaya üye olması için bir şey yapmayacak mısınız diye sorduğumuzda karşımızda buz gibi bir surat görüyoruz. Sendika odasında temsilciyi bulman ve ulaşman için epey bir uğraş vermen lazım. Dahası  takip edenler bilir, Türk-Metal’in 3 yıllık sözleşme girişimine karşı mücadele eden işçilere Birleşik Metal-İş 3 yıllık sözleşmenin işlere bir ihanet sözleşmesi olduğunu belirterek, kendi sendikalarının daha demokratik bir sendika olduğunu ve işçilere kendi sendikalarında örgütlenmesi çağrısı yapan sendika şube ve yöneticileri, Türk Metal’in bile işçilerin tepkisinden geri çekmek zorunda kaldığı 3 yıllık sözleşmeyi Jantsa’da işverenle anlaşarak gerçekleştirdiler.
Fabrikada olup bitenler bunlar kısaca, aslında ben bu yazıyı bizim fabrikada yaşadığımız bunca sıkıntılardan daha çok bu sıkıntıları da birlikte tartıştığımız birinden bahsetmek istiyorum. Korkmaz Tedik... Evrensel’de birçok haberi çıktı ama tekrar söyleyeyim, Korkmaz Tedik 10 Ekim’de Ankara’da patlayan bombalar sonucu hayatını kaybedenlerden biriydi. Ben Korkmaz ile ilk defa sendika şube seçimlerinden önce görüştüm. Yani hemen hemen 10 Ekim’den önceki 1 ay boyunca Korkmaz ile 3 defa oturup fabrikadaki işçiler ve sendikanın durumu üzerine tartışmıştık. Korkmaz’la ilgili ilk izlenimin Jantsa’da hiç çalışmamış olmasına rağmen fabrikaya hemen hemen çalışan bir işçi kadar hakim olmasıydı. Ben daha ilk görüşmemizde samimiyeti ve konuşması ile insana güven veren biri olduğunu hissettim. Her şeyi çok açık ve olabildiğince heyecanlı anlatıyordu. Biz bu buluşmadan sonra 2 defa görüştük ve fikir alışverişinde bulunduk. En son yanılmıyorsam 2 Ekim’di son görüşmemiz, mutlaka en kısa sürede görüşeceğiz diyerek ayrıldık. Bana “Çalışma koşulları, ücretler, ekonomik ve sosyal haklar... Bir şeyler değişecekse bu sizin bir araya gelmenizle olacak, bunun başka bir alternatifi yok” diyerek ayrılmıştı. Ben patlama sonrası anca gece öğrenebildim Korkmaz’ın hayatını kaybettiğini. O gün bütün gece bu adamın hiçbir çıkarı olmadığı halde sırf biz daha iyi koşullarda çalışalım, evimize daha fazla ekmek götürelim diye bir şeyler yapmaya çalıştığını anımsadım. 12 Ekim’de fabrikaya gittiğimde işçilerle 10 Ekim’de yaşanan saldırı ve ölen 100 kişiyi konuşunca bir iki arkadaşın da Korkmaz ile tanıştığını ve benimle aynı süreçte görüştüğünü fark ettim. Ben Korkmaz’ın EMEP’li olduğunu biliyordum ama o arkadaşlar katliamdan sonra öğrenmişler Emek Partisi üyesi olduğunu. Zaten EMEP’i dağıttıkları 1 Mayıs bildirisinden tanıyorlardı çoğu. Ben 10 Ekim’den sonra yapılan basın açıklamasına katıldım ama fabrikada bir tepki yoktu. Evet Korkmaz hayatını kaybetti belki ama o işçilerin iyi şartlarda çalışması iyi bir ücret alması için mücadele etme fikrini bana-bize miras bıraktı, biz işçiler de bu mirasa sahip çıkmak için mücadele edeceğimize buradan Korkmaz’ı da büyük bir saygı ile anarak söz veriyoruz.


MÜCADELENİN SONUCUNDA KAZANACAĞIMIZDAN ŞÜPHEMİZ YOK

Özlem KILINÇ
Eski Nova Med İşçisi - Antalya

Merhaba Evrensel okurları, ben Özlem Kılınç. Adını 448 günlük direniş ile duyuran eski bir Nova Med işçisiyim. Aslında annem ve babamın aracılığıyla birçok grev ve direnişe katıldım. Antalya’nın Ahatlı Mahallesi’nde oturuyorduk. Ahatlı daha çok işçilerin ve yoksul halkın oturduğu bir gecekondu mahallesidir.
Çalıştığım Nova Med’de sendikalı olduğumuz için oluşan baskı ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptığımız girişimler sonuçsuz kalınca 26 Eylül 2006 tarihinde başlayan bir direniş başlattık. Direniş başlayınca yanımızda ilk biten Korkmaz’dı. Uzun bir süreçti ve bu süreçte Korkmaz bizi bir gün dahi yalnız bırakmadı, o güzel kalbiyle güç verdi sürekli bize, morali bozulan herkes ile konuşur mücadele etmemiz gerektiğini ve bu süreç sonunda kazanacağımızdan şüphe etmememiz gerektiğini belirterek bütün işçilere destek verirdi. Korkmaz haklıydı. Uzun süren direnişten sonra kazanmıştık da. Tam 448 gün sonra Korkmaz da bizimle birlikte kazanmıştı. Ve o 10 Ekim’de yine bir mücadele için barış mücadelesi için Ankara’daki mitinge gitmişti. İşçiler, emekçiler, gençler ve biz kadınlar için barış talebini haykırmaya gitmişti ama bunu hazmedemeyenler o kara planı gerçekleştirdiler. On binlerce güzel yürekli insanların bir araya gelmesini istemeyenler o hain planı hayata geçirdiler ve  tam 101 insan hayatının baharında yaşamını yitirdi. Korkmaz da onlardan biriydi, acımız çok büyük. Halen çok taze ama Korkmaz’ın da dediği gibi mücadelenin sonunda kazanacağımızdan en ufak bir şüphe yok içimizde. Korkmaz hayatta olsaydı mücadelenin ilerletilmesi için elinden gelen her şeyi yapardı. Katliamın üzerinden 1 yıl geçti, hayatını kaybedenler için, mücadeleyi yükselteceğimize söz veriyoruz.


KORKMAZ'IN MEZARINI MUTLAKA ZİYARET EDECEĞİM

Hikmet DURAN
Yatağan işçisi

Direnişe haber yapmak için geldiğinde tanıştık. Bizimle beraber yatıp, bizimle beraber yemek yiyen biriydi. Her fırsatta bizi güldüren, çok neşeli birisiydi. ‘Dik dur eğilme’ diye bir laf var ya, işte oradaki Korkmaz’dı. Dik duruşu, dürüst oluşu gerçekleri yazmasıyla bu cümlenin beden bulmuş haliydi. Korkmaz’la 1 yıl beraberdik, her zaman yanımızda oldu beraber direndik. Çevredekiler onlarla iletişim kurmayın, onlar polise taş atıyor diyorlardı ama taş atmayı bırak ağızlarından kötü bir laf duymadık. Hatta Korkmaz’la beraber polisten gaz yedik. Ben sağ görüşlü birisiyim, ülkücü bir gelenekle büyüdüm. Biz insanın ekmeği elinden alınırken sağ ya da sol diye düşünmedik. Çünkü biz direnişte iki sınıfın olduğunu anladık. Ben Korkmaz’ı hiçbir zaman unutmayacağım. İki yıl sonra emekli oluyorum, Korkmaz’ın mezarına gidip mutlaka ziyaret edeceğim. Çünkü Korkmaz’ın bize verdiği değeri başka kimse vermedi. Öldüğünü öğrendiğimde ise bir parçamı, oğlumu kaybetmiş gibi oldum. Haberleri her açtığımda Korkmaz çıkacak diye bekliyorum bazen. Kimse bizi susturamaz, kimse Korkmaz’ı unutturamaz. Bizler neredeysek siz oradaydınız. Şimdi de sizler neredeyseniz biz oradayız. Korkmuyoruz, yine konuşuyoruz, Korkmaz’ları unutturmayacağız. Bizler Korkmaz’ın yolunda her türlü haksızlığa başkaldırarak sonuna kadar mücadele edeceğiz.


HAYATINI İŞÇİLERİN MÜCADELESİNE ADAMIŞTI

Mehmet ACAR
Oto tamir işçisi - Denizli

Merhabalar Evrensel okurları, ben Denizli’den Mehmet. Bir oto tamir işletmesinde çalışıyorum. Arkadaşlarla bir çay sohbetindeyken tanıştık Korkmaz abiyle. O dönem ben bir yandan üniversite okuyor bir yandan oto tamir işletmesinde çalışıyordum. Günler, haftalar geçiyor, sürekli Korkmaz abinin adını duyuyordum arkadaşlarımdan. Sonra öğrendim ki o, hayatını işçilere emekçilere adamış bir yiğitti. Onun adını çok duyduk fabrika önlerinde, direnişlerde, yatağan santralinde.
Korkmaz abi Denizli’ye yerleşmişti daha sonra ve bu arkadaşlarda başka bir heyecan yaratmıştı. Çünkü onun olduğu yerde insan kendini daha güvende ve daha umut dolu hissediyordu. Her konuda bizimle birlikte oluyordu. Herkesin her problemine kafa yoruyor ve mutlaka bir çözüm yolu üretiyordu. Korkmaz abimiz bitmek bilmeyen enerjisiyle birçok ile yetişirken biz de onun bu koşuşturmasından ilham alıyorduk.
Gençlere özel ilgi gösterir, gençlerin her sevincine her üzüntüsüne ortak olurdu. Korkmaz abiyi son kez 8 Ekim’de görmüştüm. Yine gençlerle bir halı saha maçına gidecek olmuş ve benden halı saha ayakkabısı istemişti. İşten izin alamamış 10 Ekim’e katılamamıştım. Arkadaşlardan dinlediğim kadarıyla orada bile yaralı haliyle gençlere yardıma koşmuş. Son sözleri yine “Ben iyiyim gençlere bakın gençler iyi mi?” olmuş.


YATAĞAN İŞÇİSİ KORKMAZ'I UNUTMAYACAK

Dinçer YILDIZ
Yatağan Maden İşçisi

10 Ekim’de Ankara’da yaşanan katliamda hayatını kaybeden Korkmaz’ı Yatağan işçilerinin deyimiyle Evrenselci Korkmaz’ı anlatmak istiyorum.
Biz Yatağan’da bulunan Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin özelleştirmesine karşı mücadele kararı alıp, direniş çadırını kurmamızın hemen ardından Maden-İş Şube Başkanı Süleyman Girgin aradı ve bize “Bir gazeteci gelip sizin haberinizi yapacak, yardımcı olun” dedi. Korkmaz geldi tanıştık ve bizim sesimizi duyurmak için işçilerle röportajlar yapmaya başladı. O andan itibaren Yatağan işçilerinin yanında  en büyük desteği Korkmaz aracılığıyla Evrensel gazetesinden aldık. Korkmaz Yatağan işçilerinin sesini duyurmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Neredeyse her gün haber yapıp Evrensel gazetesi getiriyordu bize ve bizler gelen gazeteleri bölümler arasında paylaşıyorduk. Bizler mücadele sonunda şunu öğrendik. Biz işçilerinin yaşadığı her sorunu her fırsatta gündeme getirecekleri bir gazetesi var. 10 Ekim günü patlama olduğunu öğrendik fakat Korkmaz’ın haberi ertesi gün geldi. İşçilere Korkmaz’ın hayatını kaybettiğini söylediğimde herkes çok üzüldü. 101 insanın hayatını kaybetmesi bizi çok üzdü ama Korkmaz, yani Evrenselci Korkmaz hepimiz için daha farklıydı.Yatağan işçisi direnişten, çadırlardan ve eylemlerden tanıdığı Korkmaz’ı hiçbir zaman unutmayacak!

ÖNCEKİ HABER

Canım yanıyor diyemiyorum

SONRAKİ HABER

Hatay'da 25 farklı noktada orman yangını çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa