10 Ekim 2016 00:50

Barış eyleminde babasının öldürülmesini anlayamadı

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitiren Mesut Mak'ın eşi Evrim Mak yazdı.

Paylaş

Evrim MAK
10 Ekim’de katledilen Mesut MAK’ın eşi

Bilindiği üzere ülkemizde 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşandı ve halk sokağa akın etti. Öyle ya da böyle bu darbe halkın da desteğiyle başarısızlığa uğradı. İnsanlar tankların önüne geçerek kendilerini ateşin önüne attılar. O gün orada ölenler de oldu. Bu ölenler de halktan insanlardı. Doğru bir amaç için insanların ölümü göze almalarına saygı duyuyorum. Günlerce sokakta demokrasi eylemleri yapıldı. İnsanlar ülkemize zarar verecek bu girişimle ilgili çok duyarlılık gösterdi. Orada ölenlerle ilgili günlerce haber yapıldı. Yakınlarına Hükümet yetkililerince taziyelerde bulunuldu. Darbe girişiminde bulunanlar vatan haini ilan edildi.
Şimdi geriye dönecek olursak bu ülkede bir de 10 Ekim 2015’te barışa dair bir eylemlilik kararı alınmıştı. Birçok insan ülkemizde barış şiarıyla yola çıktı. Barışa olan özlemlerini dile getirmek için, hiç kimsenin çocuğu bir daha ölmesin diye, hiçbir çocuk yetim kalmasın diye gittiler. Çünkü onlar biliyorlardı ki bu ülkede barış sağlanmazsa huzur da olmayacak. Bu ülkede barış olmazsa refah olmayacak, savaş ülke üzerinde ekonomik krizler yaratacak ve bu krizlerin faturası halka çıkarılacak. Ve yine onlar biliyordu ki bu en önemli noktadır, barış olmayan bir ülkede demokrasi de olmayacak.

‘NEDEN ŞÜPHELİLER SERBEST BIRAKILDI?’

Bu iki olayı da yaşayan biri olarak neden halkımız demokrasiye yapılan darbe girşimine bu kadar tepki gösterirken barış eyleminde hem de ülkenin başkentinde 101 insan ölmüşken ve yüzlercesi yaralanmışken tepkisiz kaldı? Üstelik bunu yapanların dışardan birilerinin IŞİD’in yaptığı söylenirken insanlar neden bu kadar duyarsızlaştılar? Neden yakınlarını kaybedenleri devlet erkanından biri arayıp başsağlığında bulunmadı? Neden yaralıları iyileştirmek için imkanlar sağlanmadı? Ve neden orada yaralılara müdahale eden insanların üzerine gaz sıkıldı? 10 Ekim’den bu yana 1 yıl geçmesine rağmen neden hâlâ hukuksal anlamda herhangi bir şey olmuyor? Bırakın hukuksal anlamda bir şey olmasını bu işte parmağı olan şüpheliler serbest bırakılıyor. Bu şüphelilerin IŞİD mensubu olduğu bilindiği halde. Biz bugün IŞİD için sınır ötesi müdahalede bulunduğumuzu iddia ederken neden bu militanlar ülkemizde serbest bırakılıyor. Benim eşim Mesut Mak “vatan haini” ya da onların deyimiyle “terörist” değildi. Ülkesini, halkını çok seviyordu. Bir arkadaşının dediği gibi kimin kirpiği yere düşse onun yanındaydı. Onu tanıyan herkes ama herkes düşüncesi farklı da olsa onu sevip saygı duyarlardı.
O yıllarca devletin kurumunda çalmayan, çırpmayan vergisini veren namuslu dürüst bir insandı. En önemlisi o benim güzel kızımın babasıydı, kahramanıydı. Bu kadar basit mi babası giderken sarılıp peşinden ağlayan, babasının yarın geliyorum deyip söz verip teselli ettiği bir çocuğa ertesi gün babasının öldüğünü söylemek.

‘BEN İYİ BİR İNSAN OLMAYACAĞIM’

Babası Deniz’e söz verdiği şeyleri hep yapardı. Kızımız Deniz’e de hep bunu öğretmeye çalışır, tutamayacağın sözleri verme derdi. Mesut ilk defa kızına vermiş olduğu sözü tutamadı. Bunu Deniz’e anlatmanın ne kadar zor olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Deniz’in kafasında anlamlandıramadığı en önemli şeyse barış için gidilen bir eylemde babasının öldürülmesi oldu.
Bu çocuğa barışın iyi bir şey olduğunu anlatmak ne kadar zor. Bu çocuğa iyi bir insan olmayı anlatmak çok zor, babası çok iyi bir insandı ve öldürüldü.
Deniz’in ben iyi bir insan olmayacağım dediği zamanlar oldu. Deniz yarın büyüdüğünde daha çok sorgulamaz mı? Babası öldüğünde neden bu ülke sahiplenmedi? Neden insanlar bu kadar duyarsız davrandı? İçinde insanlara karşı bir nefret oluşmayacak mı?

ÖNCEKİ HABER

Elif Kanlıoğlu’ya mektup

SONRAKİ HABER

Yunanistan'ın yaralı mültecileri zorla Türkiye'ye geri gönderdiği iddia edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa