10 Ekim 2016 04:22

Ne pahasına olursa olsun Ankara’da olacağız

10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybeden Güney Doğan’ın babası Mustafa Doğan’la konuştuk.

Paylaş

Cansu PİŞKİN
İstanbul

10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybeden 23 yaşındaki İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Güney Doğan’ın babası Mustafa Doğan’la konuştuk. Katliamı aydınlatacak bir yargı süreci yaşanmadığını ifade eden baba Doğan, “Keşke bu ülkenin yargısına güvenebilseydim ama maalesef ülkenin ne yargısına, ne savcısına güvenemiyoruz. Bu ülkede gerçekten hukuk ve adalet olmuş olsaydı, çok daha çabuk ve seri bir şekilde çok daha önceden başlamış olurdu bu yargılama süreci" diyor. Ankara’daki anmanın yasaklanmasına tepki gösteren baba Doğan, '”Ne pahasına olursa olsun anma yapacağız. Çünkü orda kanımız dökülmüştür, şehitlerimiz ordadır” dedi.

ANNESİYLE BİRBİRLERİNE ÇOK BAĞLIYDILAR

Güney Doğan, TMMOB'la birlikte gitmişti Ankara'ya. Barışın sesini yükseltmek adına Ankara'ya gidebilmek için çok sevdiği annesine ilk kez yalan söylemişti. Ankara gideceği günün bir gün öncesinde annesine telefon edip “Bu akşam işim var, ben gelemem arkadaşımda kalacağım” diyor. Baba Doğan, "Güney, annesini hiç kırmazdı. İlk defa annesini kırıyor ve yalan söylüyor” diye anlatıyor o günü.
Oğlunun çok başarılı ve çok da duyarlı bir çocuk olduğunu, hiçbir şeyden korkmadığını anlatan Doğan, Güney ve annesinin birbirine çok bağlı olduğunu ifade ederek şöyle devam ediyor: “Güney 23 yaşına gelmiş halen annesi Güney’in saçını kesiyordu. Berbere gitmiyordu 'Anne sen kes saçımı' diyordu. Güney aile içerisinde el bebek, gül bebek büyütüldü. Güney daha bebekken annesi kimseye öptürmezdi çocuk hastalanır diye. Alerjik astımı vardı zaten. Katliam günü belki yaralı olarak kurtulma şansı olabilirdi, gazdan da etkilenip ölmüş olabilir."

İstanbul'da doğup büyüyen fakat aslen Dersimli olan Güney, yalnızca 3 kez gitmiş olmasına rağmen müthiş bir aşkla bağlıymış Dersim'e. "Dersim'le ilgili bütün parçaları severdi. Bebekken biz onu Daye Daye türküsünü mırıldanarak uyuturduk. Güney 23 yaşındaydı annesine diyordu ki 'gel benim yanımda otur, bana Daye Daye'yi söyle ben uyuyayım'. Şiiri severdi. Arkadaşları cenazesinde bir şiir okumuştu. O şiiri Güney yazmış" diye anlatıyor babası gözünden sakındığı Güney'ini.

'DOSYANIN İÇİ TAMAMEN BOŞALTILDI'

"Kürt illerindeki kirli savaşın barışla sonuçlansın” diyerek insanların mitinge katıldığını söyleyen baba Doğan, Ankara'da yaşanan patlamada güvenlik ihmali olduğunu ifade ediyor. On Ekim Barış ve Dayanışma Derneği kurucularından olan Doğan, katliamın hukuki sürecini konuşmak için savcı ile yaptıkları görüşmeyi anlatıyor: "Savcının bize anlatımı bizim hafızamızı hep geriye dönük tazelettirdi. Maraş Katliamı, Sivas Katliamı, Dersim’i, Zilan’ı... Savcının söylemine göre bu işi sadece 2-3 tane IŞİD’li yapmış. Bunların da peşinde olduklarını, yargılayacaklarını söyledi. Ancak geçmişte de aynı şeyler yaşandı bu ülkede ve hiçbir tanesi de sonuçlanamadı. Çünkü hiçbir zaman suçu işleyen, suç ortağı olan kendisini yargılayamaz bu ülkede."

10 Ekim Ankara Katliamı'nın ilk duruşması 7 Kasım'da görülecek. Katliamda ihmal olmasına rağmen kamu görevlilerinin hakkında yargılama yapılmayacağını söyleyen Doğan, "Bu dosyanın içi tamamen boşaltıldı" diyor. Katliamın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra yargılamanın başladığını vurguluyor Doğan ve ekliyor: "Keşke bu ülkenin yargısına güvenebilseydim ama maalesef ülkenin ne yargısına, ne savcısına güvenemiyoruz. Gerçekten hukuk ve adalet olmuş olsaydı bu ülkede, çok daha çabuk ve seri bir şekilde çok daha önceden başlamış olurdu bu yargılama süreci."

'NE PAHASINA OLURSA OLSUN ANMA YAPACAĞIZ'

Ankara Valiliğinin 10 Ekim Ankara Katliamı anmalarını engellemesine rağmen On Ekim Dayanışma Derneği olarak Ankara’da olacaklarını söyleyen Doğan, "Biz canlarımızı kaybetmişiz. Yani artık yaşamın bir kıymeti kalmamıştır bizim için çünkü her gün bu ülkede gencecik insanlar ölüyor. Her gün insan ölümüyle kalkıyoruz bu ülkede. Sonuca varıncaya kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Ne şekilde olursa olsun, isterse tutuklasınlar, isterse orada bir tane daha bomba patlatsınlar gideceğiz. Çünkü bizim kaybedecek bir şeyimiz yoktur. Esas kaybedecekler onlardır. Anmaya gideceğiz çünkü orda kanımız dökülmüştür, şehitlerimiz ordadır" diyor. "Bir kişi kalsak da barışı dilimizden düşürmeyeceğiz" diyen Doğan, savaşın taraflarına Kolombiya'dan cesaret alarak barışın sağlanmasını istediklerini belirtiyor.

ÖNCEKİ HABER

Yoldaşları Ali Kitapçı'yı andı

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa