09 Ekim 2016 19:35

10 Ekim aileleri: Barış demeye devam edeceğiz

10 Ekim Ankara Katliamı'nın yıl dönümünde 'Birinci yıl dönümünde 10 Ekim’in ardından' paneli düzenlendi.

Paylaş

10 Ekim Ankara Katliamı'nın yıl dönümünde “Birinci yıl dönümünde 10 Ekim’in ardından” paneli düzenlendi. Panelde, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınları ülkede barışın gelmesi için ellerinden geleni yapacaklarını ifade derken, “Katliam öncesinde hangi inançtaysak bugün de aynı inançtayız. Canlarını kaybedenler olarak barış demeye devam edeceğiz” dediler. Katliamın faillerinin açığa çıkarılması için 7 Kasım’da gerçekleşecek 10 Ekim davasının ilk duruşmasına da çağrı yapılan panelde, “Hükümetin ve FETÖ’nün yargıçlarının adalet vereceğine inanmıyoruz. Biz ne zaman demokrasi güçleri olarak etkin olursak o zaman katliamın faillerini açıklamak zorunda kalacaklar” ifadelerini kullandı.

10 Ekim Barış ve Demokrasi Derneği’nin (10 Ekim- Der) düzenlediği “Birinci yıl dönümünde 10 Ekim’in ardından” paneli İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu’nda gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü yapan 10 Ekim- Der Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, “İnsanlar öldükleriyle kalmayacak, öldükleriyle kalmamaları için mücadele edeceğiz. Biz onlara sahip çıkmazsak, kimse sahip çıkmaz. Aradan bir yıl geçti ama her geçen gün aramıza katılanların sayısı arttı. Daha da büyüyeceğiz” sözleriyle 10 Ekim’de hayatını kaybedenlerin aileleri ve yaralıların kurduğu derneğin nasıl günbegün güçlendiğini açıkladı.

'FETÖ- HÜKÜMET EL ELE'

10 Ekim katliamında hayatını kaybedenlerin aileleri adına konuşan Dicle Deli'nin babası Faik Deli, katliamın kendisi için bir milat olduğunu, katliamda yoldaşları ve 17 yaşındaki evladını kaybettiğini söyleyerek, “Benim evladım feda olsun. Onların katliamları bombaları bizi yıldıramaz. Dün hangi inançtaysak, bugün aynı inançtayız. Kaldığımız yerden barış demeye devam edeceğiz” dedi.

12 Eylül dönemine de tanıklık ettiğini anlatan Deli, “12 Eylül'de katliamda yitirdiğim evladımın yaşındaydım. 15 Temmuz’la bir orta oyunu yaşanıyor. Çünkü sistem çürümüş. Bu çürümüşlüğün iki elemanından biri FETÖ biri hükümet. Hükümetin ve FETÖ’nün yargıçlarının adaleti vereceğine inanmıyoruz. 7 Kasım’da adliyeye giderek, yüz binlerle orayı nefes alamaz hale getireceğiz” dedi.

‘GÜÇLENİRSEK FAİLLER BULUNUR'

Katliamda yaralanan Cihan Andıç’ın babası Ahmet Andıç, oğlunun sağlık durumunun iyiye gittiği bilgisini paylaşarak, “Yaşamak direnmektir, Cihan da ona yakışır şekilde direniyor. Umutla umutsuzluğun çatıştığı ortamda umudu kazandı” ifadesini kullandı.

Baba Andıç, AKP hükümetini eleştirerek, “Bir zihniyet düşünün amacı demokrasi değil ve bunu araç olarak kullanıyor. Demokrasiyi araç olarak kullanan birisinden demokrasi bekleyebilir miyiz?” dedi. IŞİD’in egemen güçlere hizmet ettiğine dikkat çeken baba Andıç, “IŞİD ‘in saldırgan güçleri, iktidara dayanmadan Türkiye’de eylem yapamazdı. Egemen güçler değil muhalif güçlere saldıran bir IŞİD’in neye hizmet ettiği ortada” şeklinde konuştu. Ülkeye demokrasiyi, demokrasi güçleri olarak halkın getireceğini vurgulayan baba Andıç, “Biz güçlenirsek onlar da 10 Ekim katliamının faillerini zorunlu olarak açıklayacaklar” vurgusunu yaptı.

‘DERNEKLER NEDEN AÇIK?’

Panelde, Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, katliam sonrası sağlıkçıların yaptığı çalışmalardan bahsetti. Katliamın yargı süreci hakkında da konuşan Tükel, “Kamuoyuna açık ve tarafsız bir yargılama olmadan, adil bir yargılama yapılamayacağına dair güvensizlikler var. Adil yargılama için katliamın arka planının da aydınlatılması gerekiyor” dedi. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’e de değinen Tükel, “Darbe girişimi oldu ve ardından 20 Temmuz’da OHAL ilan edildi. Bu OHAL barış ve demokrasi diyenlere yöneldi. Darbe fırsatçılığı yapıldı. Alanda barış ve demokrasi diyenler şimdi tutuklanıyor. Televizyonları ve radyoları kapatılıyor” diye konuştu.

10 Ekim davası avukatlarından Pınar Akdemirli, dava için oluşturulan iddianamede, aydınlatılmayan birçok konu olduğuna dikkat çekerek, “Katliamı gerçekleştiren IŞİD’lilerin gittiği dernek halen açık ve kapatılmıyor. Hatta bu dernek dernekler kanunu kapsamında bile soruşturulmuyor. Devletin üstüne düşeni yapmadığının en büyük göstergesi” dedi. (AnkaraEVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Sanatçılar: Bizi yalnızca geniş bir örgütlülük kurtarır

SONRAKİ HABER

Rehabilitasyon için gittiği kursta istismara maruz bırakıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa