09 Ekim 2016 20:23

İlker Özdemir: Tek seslilik insanın varoluşuna aykırı

Muhalif medya kuruluşlarının kapatılmasını Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. İlker Özdemir ile konuştuk.

Paylaş

Aylin AYDIN
Adana

OHAL ’in 3 ay uzatılması ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile muhalif medya kuruluşlarının kapatılmasını Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. İlker Özdemir ile konuştuk. Üniversitede, siyasi niteliği olmayan ve İletişim öğrencileri için ‘uygulama’ amaçlı yayınlanan üniversite gazetesi de OHAL gerekçesiyle yasaklanmıştı. 

Tek sesliliğin insanlığın özgürlüğüne ve varoluşuna aykırı olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Özdemir, uygulamaların sadece kapatılan basın kuruluşları açısından değil insanların haber alma ve kendilerini ifade edebilme haklarına yönelik de saldırı niteliğinde olduğuna dikkat çekti. 

‘DÜNKÜ SANSÜR MASUM KALDI!’

OHAL nedeniyle sansürün de ötesinde bir durumla karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. İlker Özdemir, siyasi iktidarın ‘çatlak sese’ tahammülünün olmadığını ifade etti. Muhalif basına yönelik sansür ve kapatmaların katmerlendiği bu günlerde adından çokça bahsettiren Padişah Abdülhamit’in hatıralarındaki, “Bizim millet çocuk gibidir, bizim millet Avrupalıya benzemez. Nasıl ki çocuğu zararlı besinlerden ve zararlı her şeyden korumak istersin bizimde milletimizi zararlı fikirlerden korumamız gerekiyor” sözlerini hatırlatan Özdemir, Abdülhamit dönemindeki sansürün bugünün yanında masum kalacağını dile getirdi. 

HABER ALMA HAKKINA SALDIRI

“Vatan haini, damgası yememek için aynı telden çalman gerekiyor” diyen Özdemir, bu tek sesliliğin insanlığın özgürlüğüne ve varoluşuna aykırı, uygulamalar olduğunu dile getirdi. Basın özgürlüğünün sadece kapatılan basın kuruluşları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özdemir, insanların haber alma ve kendilerini ifade edebilme haklarına yönelik bir saldırı olduğunun atlandığına dikkat çekti. 

Yurttaşların, kendilerini ilgilendiren konularda fikir beyan etme ve haber alma hakkı olduğunu belirten Özdemir,  Alman Felsefeci Kant’ın “Aydınlanma nedir” makalesinden örneklendirerek kanaat önderleri ve politikacıların, vesayet ilişkisi kurarak bireylerin politik özne olmasını engellediklerini ve bu durumun insan onurunu aşağılayan bir hale dönüştürdüğünü söyledi. 

Özdemir, son olarak politik hakların insan haklarının en temel haklardan olduğunu ve bunların başında düşünce, ifade ve inanç haklarının geldiğini insanlık onuruna yakışanın bu haklar ile yaşamak olduğunu söyledi. 

Yurttaşların, kendilerini ilgilendiren konularda fikir beyan etme ve haber alma hakkı olduğunu belirten Özdemir,  Alman Felsefeci Kant’ın “Aydınlanma nedir” makalesinden örneklendirerek kanaat önderleri ve politikacıların, vesayet ilişkisi kurarak bireylerin politik özne olmasını engellediklerini ve bu durumun insan onurunu aşağılayan bir hale dönüştürdüğünü söyledi. Özdemir, son olarak politik hakların insan haklarının en temel haklardan olduğunu ve bunların başında düşünce, ifade ve inanç haklarının geldiğini insanlık onuruna yakışanın bu haklar ile yaşamak olduğunu söyledi. 

ÖNCEKİ HABER

Özgür Radyo yayını internetten sürecek

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa