09 Ekim 2016 17:45

Öğretmenlere karşı FETÖ projesi devrede

Hasan Akbaş, Diyarbakır’da Eğitim Sen’li öğretmenlerin avukatı Selvi Tunç ile dava sürecini konuştu.

Paylaş

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

Diyarbakır’da Eğitim Sen’li öğretmenler 2012 yılında başlayan bir soruşturma kapsamında bir bir tutuklanıyor. Şimdiye dek ev baskınları sonucunda 11 öğretmen tutuklanırken 168 öğretmen de ev baskınları sonucu gözaltına alındı. Ağır koşullar yaşayan öğretmenlerin avukatlarından Selvi Tunç yaşanan bu tablonun boyutlarını Evrensel’e anlattı. “Bu furya için proje adı verilmiş” diyen Tunç, gizli tanıklarla beraber yürütülen bu soruşturmanın Cemaatin geçmişte başlattığı bir proje olduğunu söyledi. 

Başbakan Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’da yaptığı açıklama sonrası binlerce öğretmen açığa alındı. Açığa alınma ve gözaltıların yoğun olarak yaşandığı Diyarbakır’da 11 öğretmen tutuklandı. Şimdiye dek 168’i öğretmen olmak üzere, öğrenci ve velilerle birlikte 195 kişi ev baskınlarıyla gözaltına alındı. 

‘HEM ÖĞRETMENLER HEM AİLELERİ MAĞDUR’

Öğretmenlerin Avukatı Selvi Tunç, öğretmenlerin hem cezaevinde hem nezarethanede ağır koşullar altında tutulduğunu söyledi. Öğretmenlerin avukatlarıyla günlerce görüştürülmediğini söyleyen Tunç, “Gittiğimizde kalabalık odalarda, kötü koşullarda öğretmenlerin kaldığını öğreniyoruz. Kimisi çocuklarından bile haber alamıyor. Bir gece evinden baskın yapılarak çocuklarından ayrılan onlarca öğretmen var. Hiç gözaltı yaşamayan öğretmenler burada kötü koşullarda günlerce kimseyle görüştürülmeden bekletiliyor” dedi.

Çocuklarıyla birlikte alınan öğretmenler olduğunu da hatırlatan Tunç, “Anne sütü verilmesi için belirli saatlerde nezarethaneden çıkarılıp çocuğuna süt veren anneler de var.  Fatma Gülçiçek Arı gözaltında hem kendi çocuğunu emziriyor hem de tutuklanan Adile Ekinci’nin çocuğuna bakıyordu. Metin Çakır ve Hilal Çakır adlı öğretmenlerin çocukları şu an ortada kalmış durumda. Çocukların ikisi de rahatsız. Hem öğretmenler hem ailelerine yönelik bir mağduriyet yaşatılıyor” diye konuştu. 

‘EĞİTİM SEN ÜYESİ MİSİN?’ 

Öğretmenlerin polis sorgusu ve adliye makamlarında alınan ifadelerinde skandal sorular sorulduğunu anlatan Tunç, “Zaten ilk olarak kesinlikle ‘Eğitim Sen üyesi misin?’ diye soruluyor. Sonra ilginç bir şekilde, ‘Ehliyetin var mı, herhangi yasal bir derneğe, sendikaya üye misin’ diye soruluyor. Bu da soruşturmanın hiçbir delile dayanmayan tamamen bir uygulama prosedürü olduğunu gösteriyor. Öğretmenler katıldıkları eylemleri zaten reddetmiyor. Çünkü hepsi sendika tarafından kararı alınmış ve yasal eylemlerdir. Bu eylemler arasında ana dilinde eğitim talebiyle yapılan eylemler, barış talep eden açıklamalar, 29 Aralık grevi ve 10 Ekim Ankara Katliamı protestoları yer alıyor” dedi. 

‘GİZLİ TANIKLAR DEVREDE’

Bugün yapılan yargılamanın 2012 yılında hazırlanan bir proje davası olduğunu söyleyen Tunç kayda değer önemli açıklamalarda bulundu. Tunç, “Polisler savcılığa yaptığı açıklamalarda ve bizim polislerin ifade ediş biçimlerinden duyduğumuz kadarıyla, ‘proje dosyası’ olarak tanımlandığını öğrendik. Cezaevi ziyareti sırasında konuştuğum öğretmenlerin ifadeleri ise bu durumu tam olarak destekler nitelikte. Öğretmenler gizli tanıkların araştırılmasını bu tanıkların geçmişte öğretmenler üzerinden bu dosyaya bilgi aktaran Cemaat üyeleri olduğunu iddia ediyor. 2012 yılında Cemaatin bölgedeki eğitimcilere yönelik bir hazırlığının olduğu ise her platformda dile getiriliyor. Bu furya için proje adı verilmiş olması ve edindiğimiz bilgilere göre 2012’nin bir projesi olduğu belirtiliyor. Biz bu durumların araştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu durum FETÖ projesiyken, bugün devam ettirilmesi ileride ‘kandırıldık’ açıklamasının dahi kabul görmeyeceği durumdur” diye konuştu. 

Tutuklama ve gözaltıların giderek artabileceği konusunda izlenimleri olduğunu belirten Tunç, dosyanın aşama aşama sürdürüldüğünü ve henüz ilk aşamaların gerçekleştirildiğini belirterek, “İçerideki öğretmenlerimiz, ‘Bu durum geçici değil. Hepimizi tamamen sendikal faaliyetler nedeniyle tutukladılar. Bu devam edecek. Kamuoyunun sessizliği anlaşılır değildir. Bu duruma karşı çıkılsın’ şeklinde çağrılar yapıyorlar” dedi. Tunç, yaşanan hukuksuzluğa karşı kamuoyunun güçlü bir tepki göstermesi gerektiğini söyledi.

ÖNCEKİ HABER

Dicle Deli mezarı başında anıldı

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa