09 Ekim 2016 16:26

EMEP: 10 Ekim sadece anma günü değil, bir mücadele günüdür 

10 Ekim Ankara katliamına dair Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, bir açıklama yaptı.

Paylaş

10 Ekim Ankara katliamına dair Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, bir açıklama yaptı.

Açıklamada yaşamını yitirenler arasında 16 parti üyesinin de olduğunu hatırlatan Gürkan, “101 arkadaşımızı kaybettik. O gün onların meydanda haykırdıkları emek, barış, demokrasi talebi bugün de yakıcılığını koruyor” dedi.  

Katliamın ülkenin ve bölgenin giderek tırmanan ve tırmandırılan gerilimli ortamında gerçekleştiğini ifade eden Gürkan, Hükümetin Suriye politikasının bir sonucu olarak Reyhanlı’da patlayan bombaların ardından benzerlerinin yaşanmaya başladığına dikkat çekerek, AKP iktidarının Suriye ve Ortadoğu’da yeni Osmanlıcı, yayılmacı politikalarının savaşı derinleştirdiğini; mezhepçi, ırkçı politikalarla halkın ayrıştırılıp kutuplaştırıldığını; emekçi sınıfların kazanılmış haklarının tasfiye edildiğini; siyasi iktidarın, sonucunu beğenmediği 7 Haziran seçimlerini yok sayarak yenileme kararı aldığını ve bunlarla beraber çözüm masasının bir çırpıda devrildiğini aktardı. Bu koşullarda yola düşen onbinlerce insanın barış ve demokrasi talebiyle Ankara’ya gittiklerinde, Gar’ın önünde katledildiklerini belirtti. 

Selma Gürkan’ın açıklamasından satır başları şöyle;

10 Ekim Ankara katliamında içlerinde 16 partilimizin de olduğu 101 arkadaşımızı kaybettik. O gün onların meydanda haykırdıkları emek, barış, demokrasi talebi bugün de yakıcılığını koruyor.  

Bu katliam, ülkenin ve bölgenin giderek tırmanan ve tırmandırılan gerilimli ortamında gerçekleşmiştir. 

Bu katliamdan sonra İstanbul, Gaziantep, Ankara’da başka patlamalar oldu. Böylece siyasi iktidarın içeride ve dışarıda ısrarla sürdürdüğü savaş politikaları çok sayıda cana maloldu. Bombalamalarla geçen bir yılın bilançosunda bir darbe girişimi ve bu darbe girişiminin bastırılmasından sonra yüzbine yakın kamu emekçisinin işten atıldığı, çok sayıda insanın gözaltına alındığı, üniversitelerin kuşatıldığı, televizyon-gazete-radyoların kapatıldığı, emeğin kazanılmış haklarının son kırıntılarının tasfiyesinin de gündeme alındığı bir karşı darbenin tesisi de bulunuyor.  

'10 EKİM BİR MÜCADELE GÜNÜ OLACAKTIR'

Bu bakımdan bir yıl sonra 10 Ekim, sadece katliamda yitirdiklerimizi andığımız bir gün değildir. 10 Ekim’e yol açan siyasal ortam devam ettiği sürece de 10 Ekim, sorumlularıyla hesaplaştığımız bir mücadele günü olacaktır. 

10 Ekim anmasının yasaklanması hiçbir biçimde kabul edilemez. Bu yasağı bu kadar kolaylıkla koyabileceğini zannedenler yanılıyorlar. 

10 Ekim dava dosyasına giren belgelerden anlaşılmaktadır ki bu katliam göz göre göre gelmiştir. Katliama hazırlıkları görmeyenler, önlem almayanlar ve hatta bu katliama adeta yol verenlerin tek tek açığa çıkarılması ve gerçeklemesinde sorumluluğu olan istihbarat, emniyet, valilik, bakanlık vb. her düzeyde yetkili ve görevlilerin yargılanması ve cezalandırılması için bu mücadele sürecektir. 

'10 EKİM'DE YİTİRDİKLERİMİZE SÖZÜMÜZ VAR'

10 Ekim’de yitirdiklerimize sözümüz var. Demokrasiyi, barışı ve özgürlüğü kazanacağız. AKP faşizminin adım adım tesis edildiği bu süreçte 10 Ekim davası hukuki bir hesaplaşma ve demokrasi mücadelesi olacaktır.  

Ülkenin hızla Suriye’de savaş bataklığına sürüklendiği, içerde çatışmaların ve katliamların sürdüğü, baskıların ve polis şiddetinin arttığı bir süreçte mücadeleyi büyütmek ve demokrasiyi, barışı kazanmak hem siyasi sorumluluğumuz hem de yitirdiklerimize karşı borcumuzdur. 10 Ekim davasının takipçisi olacağımızı, Ankara garında katledilen arkadaşlarımızın mücadelesini yükselteceğimizi bir kez daha ilan ediyor; emek, barış ve demokrasi güçlerini de ortak mücadeleye çağırıyoruz. (HABER MERKEZİ)
 

ÖNCEKİ HABER

Kapatmalar Hollanda’da protesto edildi

SONRAKİ HABER

Avesta Yayınları'nın bir kitabı yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa