04 Ekim 2016 23:20

'Virgül koyuyoruz, yeniden geleceğiz'

Başbakanlığın emriyle yayını durdurulan ve bugün mühürlenen Hayatın Sesi Televizyonu önünde basın açıklaması yapıldı.

Paylaş

Başbakanlığın emriyle yayını durdurulan ve bugün mühürlenen Hayatın Sesi Televizyonu önünde basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada Hayatın Sesi Televizyonu adına konuşan Ercüment Akdeniz, dayanışma ziyaretlerinde bulunan tüm kurumlara ve izleyicilerine teşekkür etti.

Akdeniz'in konuşması şöyle: 

"Bugün Türkiye basın tarihi adına utanç verici bir gün, bu utanç bize ait değil, bu mührü basanlara aittir. Biz alnımız açık başımız dik sonuna kadar halka gerçekleri anlatmak için çalıştık, bırakalım ekmek mücadelesini hayatını ortaya koyarak gerçekleri halka anlatmaya çalıştık. Ama birileri gerçeklerden korktu, yalan haberciliğe dayandı Bunun için burada 9 yıldır yayın yapıyoruz.

DARBE GECESİ KAHRAMANCA YAYIN YAPTIK

15 Temmuz darbe girişimi gecesinin olduğu akşam burada arkadaşlarımız kahramanca haber yaptılar, sabaha kadar kaldılar. Bazı yandaş medya kuruluşları gibi TRT’den verilen darbe bildirisini okumadığımız için bugün cezalandırıldık, orada dik durduğumuz için cezalandırıldık. O gün darbe girişimi başarılı olsaydı o gün bu kanala postallarıyla geleceklerdi, ama bugün darbeyi aratmayan görüntülerle karşılaştık.

'ADETA BİR DARBE TAMAMLANIR GİBİ...'

Adeta bir darbe tamamlanır gibi polisler eşliğinde buraya gelinildi ve kapılar mühürlendi. Bütün bunlar OHAL rejimi, KHK’larla yapılıyor. Meclis’in dahi bypass edildiği, RTÜK’ün bile bypass edildiği bir Türkiye manzarasında bu uygulamalar yapılıyor. biz buna biat etmedik, biat etmeyeceğiz, biat etmediğimiz için cezalandırıldık. 

'GERÇEK BAĞIMSIZLIĞI, BARIŞI, DEMOKRASİYİ, LAİKLİĞİ SAVUNDUĞUMUZ İÇİN CEZALANDIRILDIK'

Yerli ve milli sendika istediler, kurdular, yerli ve milli yurttaş istediler, onu yapmaya çalışltılar. Yerli ve milli parti kurmak istediler, bütün partileri o çizgiye çekmek istediler. Şimdi bu kez yerli ve milli olan tv ve gazeteler istiyorlar. Eğer onların istediği Suriye bataklığına sürüklenmek isteniyorsa biz bunu reddediyoruz, biz halkımızı seviyoruz, Türkiye’nin gerçek bağımsızlığını istiyoruz. Biz barış gazeteciğini savunduğumuz için, biz demokrasiyi, laikliği savunduğumuz için cezalandırıldık. Buraya mühür vuranlar işçileri emekçileri sevindirmediler, onlar Soma davasında madencinin eşine eziyet eden patronları sevindirdiler, onlar iş cinayetlerinde hayatını kaybeden, zenginliklerini arttıran sermaye temsilcilerini sevindirdiler. Ama biz bu yoldan vazgeçmeyeceğiz,çünkü bizim köklerimiz Namık Tarancı’lardan, Metin Göktepe’den geliyor.

Bugün bir virgül koyuyoruz, yeniden geleceğiz, yine geleceğiz, televizyonumuzla geleceğiz, medya araçlarımızla geleceğiz. Ama o vakte kadar OHAL’e karşı, basın özgürlüğü için mücadelemiz devam edcek. En önemlisi Evrensel Gazetesi etrafında güçlerimizi toplayarak bu işçi basınını bütün fabrikalara  seferber edeceğiz. Burada çalışan 40 arkadaşımızı işten etmiş olabilirsiniz. Peki siz fabrikalarda, işyerlerinde, Kayseri’den Edirne’ye,  Diyarbakır’dan Ağrı’ya kadar, İstanbul’dan Adana’ya, İzmir’e kadar binlerce gönüllü muhabiri ne yapacaksınız? Onlar haber yapmayacaklar mı? Bu gönüllü muhabir ordusunu durduramazsınız!" (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Barınak çalışanı: Hayvanlar talimatla katledildi

SONRAKİ HABER

Avesta Yayınları'nın bir kitabı yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa