04 Ekim 2016 22:43

AKP’ye inat, yaşasın Hayat! 

Çanakkale'de emek ve demokrasi güçleri, medyaya yönelik karartmaya tepki gösterdi.

Paylaş

Seçkin SAĞLAM
Çanakkale

Televizyon ve radyoların Başbakanlığın emriyle kapatılmasına tepkiler sürüyor. Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından düzenlenen basın açıklamasında televizyon ve radyoların yayınlarının durdurulması, “haber alma hakkına AKP darbesi” olarak yorumlanırken, “Milyonların sesi Hayatın Sesi susturulamaz” denildi.
Açıklamaya CHP, Emek Partisi, HDP gibi siyasi partiler, Halkevi, KESK, Eğitim-Sen, Tabip Odası, İda Dayanışma, Ziraat Mühendisleri Odası gibi demokratik kitle örgütleri ve meslek kuruluşları katıldı. Burada yapılan açıklamada “15 Temmuz darbe girişiminin ardından, darbecilerle mücadele gerekçesi ile ilan edilen Olağanüstü hal kapsamındaki Kanun Hükmündeki Kararnamelerle, önce barış isteyen akademisyenlerin işine son verildi. Sonra ‘kurunun yanında yaşta yanar’ diye sendikalı öğretmenler açığa alındı, gazeteciler gözaltına alındı, tutuklandı. Son olarak da, içinde Hayatın Sesi televizyonunun da olduğu, TV 10, Zarok TV, Van TV olmak üzere 12 televizyon ve 11 radyo; hiçbir resmi uyarı, tebligat yapmadan, mahkeme kararı olmadan, hükümet kararıyla, bir gecede OHAL ve Kanun Hükmünde Kararname düzeniyle hukuksuzca kapatıldı. Hayatın Sesi, sermayeye karşı işçi ve emekçilerin, gerici dayatmalara karşı laikliğin, savaşa karşı barışın, bütün ezilen sömürülen halkların sesidir. TV 10 devamlı türkü çalan Alevilerin sesi, Zarok TV ise Kürtçe yayın yapan bir çocuk kanalıdır. AKP hükümeti bu kapatma kararıyla, tüm bu seslere düşman olduğunu ilan etmiştir” dendi. 

‘SUSTURULMAK İSTENEN CERATTEPE’NİN KAZ DAĞLARI’NIN SESİ’

“Şu iyi bilinsin ki, susturulmak istenilen, Soma’da toprağa gömülen madencinin, iş cinayetlerine kurban giden işçilerin sesidir” denilen açıklamada; “Bu ses; işi ve ekmeği için direnen metal işçilerinin sesidir. Bu ses 'Neden İslami Esaslara göre giyinmedin?’ diye saldırıya uğrayan, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine karşı haykıran kadınların sesidir. Bu ses, laik-bilimsel ve anadilinde eğitim isteyen öğrencinin, bu ses iş güvencesine sahip çıkan kamu emekçisinin sesedir. Bu ses hak eşitliği, adalet, özgürlük isteyen Kürtlerin, Alevilerin sesidir. Bu ses; her türden gericiliğe karşı laikliği, Cumhuriyeti savunanların sesidir. Bu ses yaşam alanları, doğası, sermayeye peşkeş çekilen, Cerrattepe'nin Kazdağları'nın sesidir. Aslında susturulmak istenen senin, benim bizim sesimizdir. Bu ses de tek sese karşı birleşen halkın ortak sesidir. Bu sesi susturmak o kadar kolay değildir” denildi.
Açıklama, “Darbe girişiminin yarattığı kaotik ortamı fırsata çevirmek isteyen AKP hükümeti kendisine muhalif olan her kesimi baskı altına alarak susturmak istemektedir. Bunun için de Meclis bekleme odasına alınmış, kimi milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmış, Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle ülkede hukuksuzluk almış başını gitmektedir. Olağanüstü Hal yönetimini çok seven Cumhurbaşkanı,  Başkanlık ve tek parti, tek adam, baskı rejimin inşası için OHAL durumunu süreklileştirmek, uzatmak istemektedirler. Çünkü onun için darbe Allah'ın bir lütfudur. OHAL döneminde bakınız ‘Grev, boykot gibi ıvır zıvır şeyler olmuyor’ derken hak aramak için sokaklara çıkmak isteyenlere sokakları yasaklamanın zevkini yaşamaktadır. Onların amacı her türlü hak arama eylemini yasaklayarak, sermayeye dikensiz bir sömürü cenneti yaratmaktır. Siyasi gericiliğe uygun olarak hayatın dinci gericilikle yeniden düzenlenmesi için OHAL uygulamalarından, KHK yararlanmaktadırlar. Bütün bu gizli açık amaçlarına varmak için laikliğe Cumhuriyet değerlerine savaş açmışlardır. Gazeteleri baskı altına almanın, radyo ve televizyonları kapatmanın grev ve mitingleri yasaklamanın, darbecilerle mücadele olmadığı çok açıktır. Burada amaç, ülkede yapılan haksızlıkların, hukuksuzlukların, yolsuzlukların halk tarafından öğrenilmesinin bilinmesinin engellenmek istenmesidir. Tüm amaç halkın kendi taleplerine sahip çıkmasının, halkın gerçekleri öğrenmesinin ve bilgi sahibi olmasının önüne geçerek, sömürü ve baskı yönetimlerini devam ettirmek istemektedirler. İktidarın bu uygulamalarının önüne geçmenin, özgürlükleri kazanmanın yolu Emek-Barış ve Demokrasi mücadelesi veren güçlerin birliğidir. OHAL kaldırılsın Hayatın Sesi ve kapatılan Radyo, televizyonlar açılsın. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Basın ve gazeteciler üzerindeki tüm baskılara son verilsin. AKP'ye inat yaşasın hayat! Darbecilerden hesap sorulsun!” ifadeleri ile tamamlandı. 
 

ÖNCEKİ HABER

Yerel internet sitesinde AKP baskısı!

SONRAKİ HABER

Hiçbir şey olmasa da bir şey oldu: 40,6 milyon lira boşa harcandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa