04 Ekim 2016 04:52

Çalışan temsilciliğinin güvencesi var mı?

Gıda zehirlenmesinin üzerine gittiği için işten atılan Cemal Bilgin’e, tıp fakültesinde örgütlü sendika ve meslek örgütleri sahip çıktı.

Paylaş

Şeref ÖZCAN 
İş Başmüfettişi

Çalışan temsilciliği kurumunun, “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun (kısaca İSG K.) temel düzenlemelerinden olduğu ifade edilmelidir. Bu nedenle, çalışan temsilcisinin görev yapmasının engellenmesi durumu, sadece çalışanların katılımı ve çalışan temsilciliği ile ilgili yükümlülüklere riayetsizlik anlamına gelmeyecek; Yasanın pek çok hükmünü de uygulanamaz hale getirecektir.  
Çalışan temsilcisinin görevi; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak işyerinde çalışanları temsil etme şeklinde saptanmış olup; bu görevin, işverenlikçe gerekli bilgilendirmeler yapılmaksızın yerine getirilebilinmesi ise mümkün olamayacaktır. Bilgilendirme sürecinin, sadece işverenin uygun gördüğü hususların aktarılması ile değil; çalışan temsilcisinin bu yöndeki taleplerinin karşılanması şeklinde de yürütülmesi gerekmektedir. Gerekli bilgilendirmelerin yapılmaması halinde ise çalışan temsilcisi için lazım gelen imkanların sağlanmadığı ve giderek de görevini yerine getirmesinin engellendiği sonucuna ulaşılabilecektir.  
Görevini yürütmesi engellenen çalışan temsilcisinin, idari birimlere bildirimde bulunmak ve sonrasında da sorunun çözülmesini beklemek dışında bir imkanının olup olmadığının açığa çıkarılması önem taşımaktadır. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili özel yükümlülükler üstlenmiş olan çalışan temsilcisinin, görevinin gereklerini yerine getirirken bütün imkanları zorlaması gerekmektedir. Neticede, konu edilen sorun, iş arkadaşlarının ve kendisinin yaşamının korunması ile ilgili bulunmaktadır. Zorlanması gereken bütün imkanlar içinde, diğer çalışanların bilgilendirilmesinin ve sorunla ilgili kamuoyu oluşturulmasının da yer alabileceği ifade edilmelidir. Kamuoyu oluşturmada soysal medyanın kullanımı açısından, genel esaslar dışında bir engelin bulunmadığı da belirtilmelidir.


Kamuoyuna yansıdığı üzere, “işyeri yemekhanesinde ‘salmonelle’ kaynaklı gıda zehirlenmesi yaşandığı ve bu konuda gerekli araştırmanın yapılmayıp aksine olayın örtbas edildiği” iddia edilerek sosyal medyada yapılmış paylaşımlar üzerine, iş sağlığı ve güvenliği Çalışan Baştemsilcisi Cemal Bilgin’in iş sözleşmesi, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle feshedilmiştir.
Görevini yapmasının engellenmesi durumunda, çalışan temsilcisinin çalışanları bilgilendirmesi ve kamuoyu oluşturmak amacıyla sosyal medya da dahil olmak üzere girişimlerde bulunması önünde bir engel olmayıp; bu nedenle, konu değerlendirilirken, öncelikle çalışan temsilcisinin görevinin engellenip engellenmediğinin açığa çıkarılması gerekmektedir.
Çalışan temsilcisinin görevini yapmasının engellenmediğini ispatlaması gereken, bu yöndeki yükümlülüklerin sorumlusu olan işverendir. Değerlendirilen olay açısından, herhangi bir talep olmaksızın, işverenin gerekli bilgilendirmeleri yapması, konu ile ilgili verileri çalışan temsilcisiyle paylaşması, gıda zehirlenmelerinin özel bir tedbir gerektirmesi nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği kurulunu toplantıya çağırması zorunlu olup; medyaya yansıyan verilerden anlaşıldığı üzere, belirtilmiş yükümlülüklerden hiçbiri yerine getirilmemiştir. Gıda zehirlenmesi olayının gerçekten söz konusu olup olmadığından bağımsız olarak, bu yönde çalışanlarda bir kaygının meydana gelmiş olması halinde dahi işverenin bilgilendirme temelli yükümlülüklerini yerine getirmesinin bir zorunluluk olduğu ifade edilmelidir.


İşverenin bilgilendirme temelli yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasından, çalışan temsilcisinin görevini yapmasının engellendiği açığa çıkmaktadır. Bu durumda, çalışan temsilcisinin, kamusal karakterli de olan bir yükümlülüğün gereğini yerine getirmek amacıyla gerçekleştirdiği girişimlerinin, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı ifade edilmelidir.
Yazı içeriğinde, işyerinde “salmonelle” kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının yaşanıp yaşanmadığı üzerinde durulmaksızın; iddia, çalışan temsilcisinin görevinin engellenmesi bağlamında değerlendirilmiştir. Netice olarak da, iddiaya konu gıda zehirlenmesi gerçekten meydana gelmemiş olsa dahi, işverenliğin değinilmiş olan bilgilendirme temelli yükümlülüklerini yerine getirmediği her durumda, çalışan temsilcisinin görevini yapmasını engellediği sonucuna ulaşılmıştır.
Görevini yapması engellenen ilk çalışan temsilcisinin Cemal Bilgin olmadığı şüphesizdir. Ancak, bilebildiğimiz kadarıyla, ilk kez bir çalışan temsilcisi, görevini yapmasının engellenmesine bu denli gür bir sesle karşı çıkmaktadır. “İSG K.”nin iş cinayetlerine karşı bir iyileşme sağlayabilmesi için en temel gerekliliklerden birisi de, çalışan temsilciliği kurumunun işletilmesidir. Bu açıdan bakıldığında, görevini yapması engellenerek çalışan temsilcisinin işten çıkarılması, “İSG K.”nin uygulanmasının da engellenmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle, Çalışan Baştemsilcisi Cemal Bilgin’in işten çıkarılmış olması, iş cinayetlerinin hedefindeki tüm çalışanları yakından ilgilendirmektedir.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Halkın haber alma özgürlüğü nerede?

SONRAKİ HABER

Bursa'da yaşlılara ulaşım için şart üstüne şart

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa