03 Ekim 2016 14:16

Meslek örgütleri ve kurumlar: Kapatma kararından dönülsün

Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) kapatılan 23 radyo ve televizyon için basın açıklaması düzenlendi.

Paylaş

Cansu PİŞKİN
İstanbul

TGS Genel Merkezinde yapılan açıklamaya katılan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Disk Basın İş ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ile kapatılan 23 radyo ve televizyonun temsilcileri, hükümetin kapatma kararından dönmesi gerektiğini söyledi. Açıklamada, kapatma kararının uygulamaya geçmesi durumunda işsiz kalacak gazeteci sayısının 700-800 civarında olacağına dikkat çekildi. Öte yandan TGS Genel Başkanı Uğur Güç de Gazeteciler Meclisi Girişimini toplamak istediklerini kaydetti. Güç, “Gerekirse kooperatifleşerek on binlerce işsiz gazeteci ve halkın haber alma hakkı için mücadele etmeliyiz” dedi. 

‘OTORİTER BİR SİSTEM İNŞA EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR’

26 Şubat’ta TÜRKSAT’tan çıkarılmasının ardından Hotbird uydusundan yayınına devam eden imc TV de Başbakanlığın kapatma kararı aldığı kanallardan. Yayını hâlâ Hotbird üzerinden devam eden imc TV Genel Yayın Koordinatörü Eyüp Burç, Başbakanlığın kararının uygulamaya geçmesi durumunda kanala mühür vurulacağını söyledi. “Kapatılan 23 radyo ve televizyon Türkiye’deki demokratik kesimin sesiydi” diyen Burç, yönetimin otoriterleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Burç, “Darbe girişimi bahane edilerek otoriter bir sistem inşa edilmeye çalışılıyor. Darbe girişimi otoriter sistemin doğuşuna hizmet etti. Darbe ile susturulmaya çalışılıyoruz. Yalnız bırakılmamız gerekiyor” diyerek demokratik kamuoyuna kısılan seslerin yanında olması yönünde çağrı yaptı. RTÜK’ün denetleme hakkının yanı sıra yayın kuruluşlarının mevcut haklarını korumak zorunda olduğunu da söyleyen Burç, “Varsa bir yanlışımız RTÜK’ün kendisi kapatmalı. Gizli kapalı kapılar ardında raporlar sunmamalı. RTÜK, haklarımızı savunarak bizim de kurumumuz olduğunu ispatlamalı” dedi. 

‘KANALLARIN KAPATILMASI ABESLE İŞTİGAL’

Hayatın Sesi Televizyonu Program Koordinatörü Arif Koşar, 23 radyo ve televizyonunun kapatılmasının keyfi bir karar olduğunu, kararın geri çekilmesi gerektiğini söyledi. Hayatın Sesi’nin işçi ve emekçilerin küçük küçük bağışlarıyla kurulan bir işçi ve halk televizyonu olduğunu belirten Koşar, “Darbe sonucu ne olacaksa bugün de benzerlerini yaşıyoruz. Darbe olsaydı ne olacaktı? Sıkıyönetim ya da OHAL ilan edilecekti. Ülke KHK’larla yönetilecekti. Gazeteciler tutuklanacaktı. Kamu çalışanları açığa alınacak, barış için imza atan akademisyenler işten atılacaktı. Bizim televizyonumuz da dahil 23 radyo ve televizyon kapatılacaktı. İşte bunların hepsini bugün yaşıyoruz” diye konuştu. Koşar konuşmasını şöyle sürdürdü: “İçinden geçtiğimiz anti-demokratik ve gerici OHAL düzeninde, işçi sınıfı, emekçiler ve ezilen halkların sesine yer yok. Ve bu süreçte temel ilkeleri emek, laiklik, demokrasi ve barış olan Hayatın Sesi başta olmak üzere aykırı ses çıkartan televizyonlara tahammülleri yok. “Tek adam” tek ses istiyor. Gerçekler gün yüzüne çıkmasın istiyor. Haber alma hakkına sahip çıkan emekçiler buna izin vermemelidir.”

21 yıldır yayın yapan Özgür Radyo da kapatılan radyolar arasında. Radyoyu temsilen konuşan Sinan Gerçek, daha önce de 5 kez kapatıldıklarını ancak daha güçlü bir şekilde geri döndüklerini söyleyerek izleyici ve dinleyicilere yayınlarına ve seslerine sahip çıkmaları yönünde çağrı yaptı. Gerçek, “İzleyici ve dinleyicilerimiz tek sesli bir medya istemiyorsa RTÜK’ü arayarak hatlarını kilitlemeli” dedi. 

TV 10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin de basın yayın kurumları üzerinde ciddi baskılar olduğunu vurguladığı konuşmasında kapatma kararının “Toplumun farklı renklerdeki kesimlerinin ağzına bant vurulması” anlamına geldiğini söyledi. 

MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Gazeteciler üzerindeki baskının darbe girişimi öncesinde de olduğunu belirten DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, 15 Temmuz’dan sonra baskının tahammül edilemez boyutlara ulaştığını kaydederek kararın geri çekilmesini talep etti.  

TGS Genel Başkanı Uğur Güç de darbe sonrası 3 bine yakın gazetecinin işsiz kaldığını söyledi. Güç, “Demokratik toplumların temeli basın, fikir ve ifade özgürlüğüdür. 23 yayın kuruluşunun kapatılması büyük bir hatadır. RTÜK’e telefon açarak karar protesto edilmelidir. Yılmadan dayanışma içinde olacağız” diye konuştu. Bakanlar Kuruluna da çağrı yapan Güç “Karardan geri dönülmeli” dedi. 

TGC Başkanı Turgay Olcayto ise şöyle konuştu: “Bütün kurum ve kurallarıyla çalışması gereken demokrasi bugün mevta durumda. Türkiye artık demokrasinin olmadığı, çok sesli değil tek sesli ülke imajından kurtulmalı. Gazeteciler özgürce yazabilmeli. Dayanışmayı kaybetmemeye çalışan meslek örgütleri olarak sonuna kadar dayanışmayı sürdüreceğiz.”

ÖNCEKİ HABER

FARC'tan açıklama: Barışı düşleyen Kolombiya halkına...

SONRAKİ HABER

AKP kongrelerinde halkın ekmeğini yemişler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa