03 Ekim 2016 09:22

HDP’li vekiller: Çocuk şarkılarından dahi korkuyorlar

HDP milletvekilleri 12 televizyon kanalı 11 radyonun kaüpatılmasına tepki göstererek, "Çocuk şarkılarından dahi korkacak noktaya gelinmiştir" dedi. 

Paylaş

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile aralarında Azadi TV, Hayatin Sesi, Zarok TV, Denge TV, Jiyan TV ve Van TV gibi kanalların da bulunduğu çok sayıda televizyon ve radyonun RTÜK tarafından TÜRKSAT platformundan çıkarılmasına bir tepkide HDP milletvekillerinden geldi. 

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Zarok TV'nin çocuklara, doğayı ve Kürt dilini sevdiren bir televizyon kanalı olduğunu belirterek, bu kanalın kapatılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Televizyonların KHK'ler ile kapatılmasının hukuka aykırı bir durum olduğunu vurgulayan Doğan, tüm bu pratiklerin darbe zihniyetinin devam ettiğinin göstergesi olduğunu kaydetti. Kapatılan kanalların halkın ortak değerleri olduğunu dile getiren Doğan, "Halkın televizyonlarına sahip çıkması, buna karşı direnmesi gerekir. Özellikle toplumsal muhalefet içinde yer alan tüm devrimci demokrat, yurtsever kesimin kurumlarına sahip çıkması lazım" diye belirtti. 

‘TEK SESLE ÜLKEYİ YÖNETMEK İSTİYORLAR’

HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli de, kendilerine biat eden tek tip bir ülke modeli yaratılmak istenildiğinin altını çizerek, Türkiye'de basına yönelik baskı ve tutuklamaların dünyanın hiç bir yerinde olmadığını hatırlattı.

Becerikli, "Bunlar hep yürüttükleri siyasete bağlıdır. Basını susturarak yarattıkları ortama ürün toplamaya çalışıyorlar. Tek sesle, tek adamın söyledikleriyle ülkeyi yönetmek istiyorlar" dedi.

'TÜM REJİMLERDE ÖNCELİKLE GERÇEKLER KARARTILIR'

HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak ise, diktatöryal rejimlerin tümünde öncelikle gerçeklerin karartıldığını söyledi. Bugün de aynı şekilde KHK'lerle televizyon kanallarının kapatıldığını ifade eden Irmak, çoğu kez KHK'lere dahi ihtiyaç duyulmadığını dile getirdi. Irmak, sistemin gerçekleri çarpıtmak, halkın haber alma hakkını ve toplumsal muhalefetin oluşmasını engellemek için basın kuruluşlarını kararttığını vurguladı. Rejimin yanında olan, rejim ile birlikte hareket eden medyanın desteklenerek çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Irmak, gazeteciliğin etik kurallarından birinin gerçeklerden ödün vermemek olduğunu belirtti. 

'BASIN TOPLUMUN SESİDİR'

Gerçekleri yazan gazetecilerin çoğunun şu anda cezaevinde olduğunu anımsatan Irmak, birçok gazeteci ve yazarın "kamu güvenliği" gerekçesiyle toplumdan izole edilmiş durumda olduğunu dile getirdi. Hükümetin gazetecileri yalnızca gazetecilik yaptıkları için duvarların arkasına hapsettiğini ifade eden Irmak, şöyle devam etti: "Gazetecilerin yalnızca kameralarına, bilgisayarlarına el koymuyorlar. Gerçekleri yazdığı için aynı zamanda özgürlüğüne de el koyuyorlar. En çok korktukları şey, toplumun gözü olma halidir. Tüm bunlara rağmen, şunu söylüyoruz ki; gerçeklerin illaki ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Siz ne kadar gizlerseniz gizleyen, o gerçekler bir şekilde ortaya çıkar ve topluma ulaşır. Basın toplumun sesidir, toplumun sesi bastırılamaz, susturulmaz."

Zarok TV'nin kapatılmasına işaret eden Irmak, çocukların dahi kendi dillerinde televizyon izlemelerine tahammül edilmediğini vurgulayarak, "Bu sistem bu kadar çürümüştür. Bu hükümet bu kadar batağa girmiştir. Çocuk şarkılarından dahi korkacak noktaya gelmiştir" şeklinde konuştu. (DİHA)
 

ÖNCEKİ HABER

Med Nuçe TV'yi susturma talimatı

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa