03 Ekim 2016 04:56

Halep; Rusya ile ABD arasında...

ABD ve Rusya arasındaki çatışmanın Halep merkezli olarak kızışması, uluslararası ve bölgesel aktörlerarası kutuplaşmayı derinleştiriyor.

Paylaş

Yusuf ERTAŞ
Ali KARATAŞ

ABD ve Rusya arasındaki çatışmanın Halep merkezli olarak kızışması ve karşılıklı hamlelerle bir güç gösterisine dönüşmesi, uluslararası ve bölgesel aktörler arası kutuplaşmayı derinleştiriyor. Rusya, Suriye’deki hava kuvvetlerini güçlendirirken ABD’nin aralarında “Manbad” uçaksavar füzesi de olmak üzere Halep’teki Suriye silahlı muhaliflere gelişmiş silahlar vermeleri için Körfezdeki müttefiklerine yeşil ışık yaktı. 
Lübnan gazetesi al Ahbar “Suriye’de ateşkesin başarısızlığa uğraması ve Amerika ile Rusya arasındaki gerilim Suriye’de büyük bir kızışmanın işareti” diye yazdı.

ABD VE RUSYA BİRBİRİNİ SUÇLUYOR

Öte yandan, ABD ve Rusya arasında artarak devam eden karşılıklı suçlamalara dikkat çekiliyor. Rusya’nın ABD’yi “Suriye’de cihatçıları himaye etmekle” suçladığına işaret eden BBC Arapça, Amerika Birleşik Devletleri’nin de, Rusya’yı, “Suriye’de askeri operasyonlarını yoğunlaştırarak ‘ılımlı muhalefeti’ aşırılık yanlısı grupların saflarına katılmaya zorlamakla” suçladığını yazdı. Amerikan-Rus gerginliğinin Halep etrafında yükselmekte olduğunun altını çizen Rai al Youm, “Tüm faktörler, Amerikan-Rus çatışmasının arttığını ve bir ay önceki gibi bir çözümün artık mümkün olmadığını teyit ediyor” yorumunu yaptı.

ÜRDÜN-İSRAİL GAZ ANLAŞMASI

Haftanın öne çıkan gündem maddelerinden birisi de Ürdün-İsrail gaz anlaşması oldu. Ürdün hükümeti ile İsrail devleti arasındaki elektrik ihtiyacının yüzde 40’nı sağlayacak olan 15 milyar dolarlık 15 yıl süreli gaz anlaşması Ürdün’de protestolara neden oldu. Başyazısında, “Ürdün ekonomisinin zor durumlar yaşadığının farkındayız” diye yazan Rai al Youm “Lakin Filistin topraklarından çalınmış gazın ithalatı çoğu Siyonist rejim ile normalleşme karşıtı olan Ürdün sokaklarını ve ulusal duyguları ‘tahrik’ etmektedir” yorumunu yaptı.

FAS’TA SEÇİM

Bu arada, Kuzey Afrika ülkesi Fas’ta 7 Ekimde parlamento seçimleri yapılacak. Aralarında sosyalist, liberal ve İslamcıların olduğu bazı parti ve hareketler seçimleri boykot ediyor. Bunların içerisinde ağırlıklı olarak sosyalist bir hareket olan Demokratik Yol ve İslami bir topluluk olan Adalet ve Bağış grubu yer alıyor. CNN Arapça Haber sitesi, Demokratik Yol hareketinin “seçimlerin ve kurumların inandırıcı olmadığını, seçime katılmanın 20 Şubat hareketinin ruhunu inkar ederek zulmün ömrünün uzamasına yarayacağını” söyleyerek kitleleri seçimleri boykot etmeye çağırdığını aktardı. Haber sitesi, “Belirli bir örgütlenmenin içinde olmayan bir çok Faslı başta partilere ve parlamentoya güven eksikliği veya adayların sözlerini reddetmeleri gibi gerekçelerle Seçimi boykot edeceklerini ilan ettiler” diye yazdı.


AMERİKAN-RUS ÇATIŞMASININ MERKEZİ

Rai al Youm
Başyazı

AMERİKA, Halep’in düşmesine izin vermeyecek! Ancak nasıl olacağını kendisi de bilmiyor? Katar ve Suudi Arabistan, Suriye muhalefetinin uçaksavar füzeleri taleplerini karşılayacak mı? Bu füzeler savaşın gidişatını değiştirecek mi? İran ve Rusya buna nasıl cevap verecek; Yemen’de Husilere gelişmiş silahlar verecek mi? 
Rusya’nın ve Suriye’nin Halep’teki bombalamalarını arttırmasından ve ateşkesin haftalar önce çökmesinden sonra, ABD’nin Suriye’deki çıkmazı aratarak devam ediyor.  

Barak Obama; bölgede açık uçlu ve üçüncü dünya savaşına doğru genişleyebilecek bir savaş ihtimali nedeniyle, ABD’nin Suriye’ye asker göndermesi için içerden ve dışardan yükselen sesleri reddetti.
ABD yönetimi, Halep’i kırmızı çizgi olarak görüyor. Suriye ordusunun geri almasına ve silahlı muhalefetin hezimetine izin vermeyeceğini söylüyor. Ancak temenni başka, zeminde gerçekleşen başka şey! Burada Suriye’yi desteklemeyi ve kentin doğu mahallelerinde silahlı muhalifleri (önceden el Nusra olan Şam Fetih Cephesi ve müttefiklerine karşı) bombalamayı sürdürmekle temsil edilen Rusya’nın “ısrarından” bahsediyoruz.

SOĞUK SAVAŞTAN SICAK ÇATIŞMAYA DOĞRU

İki süper güç arasındaki soğuk savaş, Suriye topraklarında aşamalı olarak ısınıyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Çarşamba günü Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’a, “Eğer Halep’e bombardıman durdurulmasa Suriye kapsamında askeri işbirliği de dahil Rusya ile ikili anlaşmaları durdurmak için hazırlık yapıldığı” uyarısı duygusuz bir öpücük. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, “Rus hava kuvvetleri Suriye hükümet güçlerine desteğe devam edecek ve teröre karşı savaş sürecek” diyerek bu uyarıya cevap verdi.

Bize göre iki süper güç arasındaki daha ciddi atışma, John Kerry’nin adına konuşan ABD Dışişleri Sözcüsü’nun Rusları öfkelendiren ve “mayınlı” bir tehdit içeren açıklamasıydı. Sözcü, “Suriye’de iç savaşın devam etmesi durumunda aşırı gruplar Suriye’deki bu durumu istismar edebilir ve operasyonlarını genişletebilir. Hiç şüphe yok ki bu Rusya’nın menfaatleriyle çatışabilir ve Rusya şehirleri dahi bu saldırılara maruz kalabilir” dedi.

Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Rybakov bu açıklamayı “düşüncesiz”  ve teröre açık bir destek olarak nitelendirdi.

ABD’NİN ASKERİ SEÇENEĞİ NE?

Eğer ABD, Halep’in düşmesine izin vermemekle tehdit ediyorsa ve Obama asker göndermek istemiyorsa, diplomatik seçeneklerin çöktüğü koşullarda askeri seçenekler nelerdir?

Reuters haber ajansı; birkaç gün önce Washington’un, aralarında “Manbad” uçaksavar füzesi de olmak üzere Halep’teki Suriye silahlı muhaliflerine gelişmiş silahları vermeleri için Körfezdeki müttefiklerine yeşil ışık yaktığın bildirdi. Çünkü muhalefetin kendini savunma hakkı var. Muhalefete Türkiye ve Ürdün üzerinden silahların ulaşması mümkün.

HUSİLERE SİLAH

İran ve belki de Rusya; Suriyeli muhaliflere bu tür füzelerin verilmesine Yemen’de Husilere ve Ali Abdullah Salih’e yerden ve havadan daha etkili füzeler vererek karşılık verebilir.  Bu durumda “Kararlılık Fırtınası” uçakları ve karadaki kuvvetler daha büyük risklerle karşılaşabilir.


Hafifletmek için herhangi bir diplomatik çabanın yokluğunda Amerikan-Rus gerginliği Halep etrafında yükselmekte. Hava bombardımanının ve kanın akmasının durdurulması için Ateşkesin sağlanması konusunda bütün seçenekler başarısız oldu. Tüm faktörler, Amerikan-Rus çatışmasının arttığını ve bir ay önceki gibi bir çözümün artık mümkün olmadığını teyit ediyor.


ÜRDÜN’ÜN İSRAİL İLE GAZ ANLAŞMASI

Rai al Youm

ÜRDÜN bu günlerde İhvan’ın katıldığı parlamento seçimleri sonrasında medyanın ve siyasetin gözünün önünde. Siyasi ve toplumsal tıkanıklıkta nefes almak için ihvanın da devletinde çıkarına hizmet eden ilan edilmemiş “uzlaşmadan” sonra Ürdünlü Yazar ve Siyasi Aktivist Nahid Hattar suikastı gerçekleşmesi siyasi seçimlere ve sokağa sersemletici bir darbe oldu. Fanatik Ortadoğu’da medeni bir görüntü veren devletin büyük bir sorun yaşamadan gerçekleştirdiği “seçim düdüğünü” çaldı. 

Ürdün’de bazıları geleneksel basının yerini alan sosyal medya üzerinde tartışıyor. Ürdün’de derin devlet Müslüman ve “yaramaz” bazı kesimlerin seçimlere katkısını sağladılar. Geçen seçimlerdeki gibi müdahale etmediler. Böylece bir taşla birkaç kuş vurulmuş oldu. Bunun en önemlisi ve en tehlikelisi olan Ürdün hükümeti ile işgalci İsrail devleti arasındaki elektrik ihtiyacının yüzde 40’nı sağlayacak olan 15 milyar dolarlık 15 yıl süreli gaz anlaşması.

Ürdün’ün ekonomisinin zor günler yaşadığının farkındayız. Bu yılki bütçe açığı 907 milyon dinarı buldu. Yeni vergilere ve temel mallar üzerindeki sübvansiyonların kaldırılmasına rağmen genel borçları 35 milyar dolara ulaştı. Gelen hükümetin veya başka herhangi bir hükümetin zaten bitkin durumda olan Ürdün vatandaşına yeni vergiler koymasının mümkün olmadığının farkındayız. Ancak Filistin topraklarından çalınmış gazın ithalatı, çoğu Siyonist rejim ile normalleşme karşıtı olan Ürdün sokaklarını ve ulusal duyguları “tahrik” etmektedir.


SOSYALİSTLER, İSLAMCILAR VE LİBERALLER FAS’TA SEÇİMİ BOYKOT EDİYOR

CNN Arabic

FAS’ta 7 Ekim’de gerçekleşecek seçimlere katılan partilere karşın, seçimi boykot ettiğini ilan eden partiler ve örgütler mevcut. Bunların içerisinde ağırlıklı olarak sosyalist bir hareket olan Demokratik Yol ve İslami bir topluluk olan Adalet ve Bağış grubu. 

Bir önceki hükümette bakan olan Muhammed Zeyn’in önderlik ettiği ve liberal olan parti bu yıl boykotçulara katıldı. Belirli bir örgütlenmenin içinde olmayan bir çok Faslı başta partilere ve parlamentoya güven eksikliği veya adayların sözlerini reddetmeleri gibi gerekçelerle Seçimi boykot edeceklerini ilan ettiler.

DEMOKRATİK YOL; DOĞUŞUNDAN BU YANA BOYKOTTA

2004 yılında bu yana bu Marksist-Leninist bu örgüt (partinin tarihi daha eskilere dayanmaktadır) seçimleri boykot ediyor. Bu seferki boykot gerekçesi  “20 Şubat 2011 hareketinin taleplerine sarılmak”.

Parti internet sayfasındaki başyazısında; “Seçimlerden zaferle çıkan Adalet ve Kalkınma Partisinin muhalefeti bastırmak için devlet otoritesini kullandığını, ekonomik krizin sonuçlarının işçi ve emekçilerin sırtına atıldığını” söylüyor. 

Demokratik Yol bu günlerde kitlelerin seçimi boykot etmesi için bir kampanya yürütüyor. Yine baş yazıda “seçimlerin ve kurumların inandırıcı olmadığını, seçime katılmanın 20 Şubat hareketinin ruhunu inkar ederek zulmün ömrünün uzamasına yarayacağını” söylüyor. Hareket, Fas’ta insanların kendi geleceklerine ve rejimin biçim ve içeriğine  ilk sefer karar verebilecekleri yeni bir yolun açılmasının zamanının geldiğini vurguluyor.


RUSYA-İRAN-SUUDİ ARABİSTAN: PETROLÜN VE KANIN SAVAŞI

Al Kuds al Arabi

GENİY Arap haritalarında bir yandan İran ve Rusya diğer yandan Suudi Arabistan ve müttefikleri arasında paralel askeri cepheler açılmış durumda. Bu savaşlar, Konusu petrol ve gaz olan ve diğerinden daha az şiddetli olmayan bir savaşla beraber devam ediyor. Lakin bu sefer çatışan taraflar siyasi, askeri ve ekonomik kartları aynı anda ve aynı gaddarlıkla oynuyorlar.

ÖNCEKİ HABER

OHAL’de yaşananlar Alevileri tedirgin ediyor

SONRAKİ HABER

İstanbullu işçiler: İmamoğlu’nun verdiği sözleri tutmasını bekliyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa