03 Ekim 2016 04:51

Dünya yarına döner bahar yarın gelir

Gebze'den bir işçi Hayatın Sesi Televizyonu'nun kapatılması üzerine Evrensel'e mektup yazdı.

Paylaş

Gebze’den bir işçi

Merhaba kardeşler. Uzun yoldan geldim, fabrikadan. İşçinin ezim ezim ezildiği fabrikadan, hakkı gasbedilen, her şeyine göz dikilen işçilerden biriyim. Dünyanın dışındayız biz, hükümetin ve patronların kasasıyız. Biz varsak onlar ayakta, biz oldukça da onlar böyle olacaklar: Başımızda ahkâm kesmeye devam edecekler.

15 Temmuz paylaşılamayan sermaye darbesinden sonra birçok gazete kapatıldı. Yazarlar çizerler göz altına alındı. Bugünlerde sesimiz olan Hayatın Sesi televizyonunun da yayını durdurulmuştur. Hayatın Sesi birimizin değil, hepimizin sesidir. Hayatın Sesi’nin yanında 10 televizyon kanalının daha yayını durduruldu.

OHAL’e sırtını dayayarak, Kanun Hükmünde Kararnameler çıkaran AKP, ilk iş olarak Kürt kentlerindeki öğretmenleri açığa aldı. Buna ek olarak binlerce on binlerce “FETÖ” dediği kişileri terör örgütünün bir üyesi olarak gösterdi ve işine son verdi. Buna ek olarak birçok şeyin üstü örtüldü. Biliyorsunuz, Roboskî’de öldürülen 33 kişinin öldürülmesinden, Suriye sınırında düşürülen Rus uçağına varana dek, hepsi “FETÖ”nün üstüne atılmıştır. Buna ek olarak 2010 KPSS sınav soruları çalındı. Bu olay da “FETÖ”nün üstüne atıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bizzat kendi ağzıyla demişti ki, “Çok başarılı bir sınav olmuştur!”

Eklersek, daha bir çok benzer olay göreceksiniz... Ben şahsım adına bu haberleri havuz medyasında görmedim. Sadece şakşakçılık yaptıklarına tanık oldum. 

Biz greve çıktık. Grevde ancak iki gün kalabildik. Birinci günün sonunda Bakanlar Kurulu toplandı. Ve yaptığımız grevin iç güvenlik yasasına aykırı olduğuna karar verdi. İç güvenlik yasası ne diye soracak olursanız, terör yasasıdır. Yani 20 bin işçi terör örgütü kurmak ve yönetmekle ülkeyi bölmekle suçlandı. O günlerde Evrensel gazetesi, Hayatın Sesi televizyonu yanımızdaydı, başka da kimseleri görmedik fabrikanın kapısında... 

Şimdi biz de Hayatın Sesi televizyonu ve Evrensel’in kapısındayız... Biz yarın diyoruz, yarın... Ve bir hatırlatma da bulununmak iyidir...

Günlere, cennet cinayeti giydirmeyin günlere! Ve ne olursa olsun unutmayın dünya yarına döner, bahar yarın gelir, çocuk yarın büyür... Siz hacılar hocalar sarayın merdivenlerine paspas olanlar bizim ellerimiz yarınındır ve yarın benim aklımın anaforunda, bilimdir, sanattır, felsefedir...

Siz doğru insanları karalamayı seviyorsunuz. Kendi suçlarınızı örtbas ediyorsunuz. Unutmayın, “Meyvesi iyi olan ağaç taşlanır.”

MERHABA BEN HAYAT...
Merhaba. 
Ben, Hayat.
Saçından duvağından
grevinden toprak yemiş ellerinden tanıyorum seni...
Ben bir pencereyim 
senin acını hasretini anlatan bir pencereyim.
Aç! Aç da gir içeri.

Ben!
Ben hiç kimseyim.
Biraz sen’im
biraz o’yum
kaldırımda sökülen taş’ım.
Alamayan hıncını 
bir daha öldürür beni
bir daha kaybettirir kimliğimi
bir iç göçe gönderir...
Ben.
Ben, hiç kimseyim
mahpusum damlar altında
açım dünyan gözü ortasında.
Gelen geçen çekiştirir yakamı
söver
döver
azıcık insan ol der.

Ben
Ben sen’im o’yum
Güneydoğu’da evi bombalanan Kürt
Ege’de zeytin bahçesi elinden alınan köylü
İç Anadolu’da evine el konulan kondulu
karadeniz’de Havva ana
ağır vergiler altında ezilen işçiyim...
Ben 
ben, bir halkım
senden çok 
senin üstünde
dağ kadar borcu olan bir ülkeyim...

Kardeş umutsuz değiliz değil mi?
Bugünler
karanlığın son günleri,
yarın hayatın ilk günü
hayatın kalbi yarın hayatla atacak...

Merhaba!
Ben, 
Ben, Hayat.
Saçından duvağından
grevinden toprak yemiş ellerinden tanıyorum seni...
Ben bir pencereyim 
senin acını hasretini anlatan bir pencereyim.
Aç! Aç da gir içeri.
Gökyüzünün altında durmadan yürüyen yeryüzü senin sofran...

Adımı soracak olursanız, adım öğretmenimin kulağıma fısıldadığı ad olsun... Saygılarımı sunuyorum...

ÖNCEKİ HABER

Akortsuz solu değil, ahenkli koru

SONRAKİ HABER

Erkan Baş'tan sandığa çağrı: AKP'nin karanlığına 'dur' demek için oy vereceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa