Sosyal ‘Güvencesizlik’ Haftası

Sosyal ‘Güvencesizlik’ Haftası

Sosyal Güvenlik Haftası, SGK tarafından 14-20 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında ilköğretim öğrencileri arasında “sigortalı çalışmanın önemi” konulu ödüllü yarışmalar yapılıyor, reklam panolarına ilanlar veriliyor, işverenlere ödüller veriliyor. Birçok

Cem Gurbetoğlu

Etkinlikleri gazetemize değerlendiren Büro Emekçileri Sendikası (BES) Genel Sekreteri İlknur Bilgen, AKP döneminde çıkarılan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun etkilerinin her geçen gün daha da görülür hale geldiğini söyledi. Etkinliklerin “SGK’nın dökülen cilasını yenileme” amacı taşıdığını belirten Bilgen, güvencesiz, kuralsız ve esnek çalışmanın yaygınlaştığı bu koşullarda yapılan etkinliklerin olsa olsa “Sosyal Güvencesizlik Haftası Etkinlikleri” diye nitelenebileceğini dile getirdi.

Gençlerden sağlık hakkından yararlanabilmeleri için prim ödemeleri istendiğini hatırlatan Bilgen, bir yandan çocuklar için “Sigortalı çalışmanın önemi” konulu etkinlikler düzenlenirken, 18 yaş ve üstü gençler için gelir testi yapıldığına dikkat çekti.

PLAKET VERMEYİN YÜKÜMLÜLÜK GETİRİN

Bilgen, “Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında konser, piknik, resepsiyon gibi etkinliklerle sözüm ona kayıt dışı çalışmanın kayıt altına alınması düşünülmektedir. Sermayeye verilen teşviklerle vergi, sigorta, prim aflarıyla yeniden yapılandırma adı altında sermayenin lehine yapılan düzenlemelerle kayıtdışı çalışma kayıt altına alınabilir mi? Kayıt dışı çalışmanın ortadan kaldırılması için izlenecek yok, işverenlere plaket vermek değil, onlara yükümlülük getirecek önlemleri almaktır” diye konuştu.

Bilgen, “Reform” adı verilen yeniden yapılanmanın SGK çalışanlarını da olumsuz yönde etkilediğine vurgu yaptı. “Performans” adı verilen uygulamalarla emekçiler arasındaki dayanışma duygularının yok edilmek istendiğini kaydeden İlknur Bilgen, turnike ve kamera kontrol sistemleriyle çalışanların emeklerinin denetim altına alınmak istendiğini söyledi. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da uygulamaya konulan yüz tarama sistemini de eleştiren Bilgen, yaratılan rekabet ortamının emekçilere zarar verdiğini dile getirdi.
SGK’da kadrolaşma yaşandığına dikkat çeken Bilgen, atamaların kariyer ve liyakat esaslarını yok sayarak hayata geçirildiğini belirtti. Kurum çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük haklarıyla ilgili sorunlarının da yakıcılığını sürdürdüğünü ifade eden Bilgen, “Bütün bunlar yaşanırken, kurum çalışanlarının Sosyal Güvenlik Haftası etkinliklerine katılımlarının zorunlu kılınması bizim açımızdan kabul edilemez bir durumdur” dedi.

‘YANITI 23 MAYISTA VERECEĞİZ’

“Yeniden yapılanma” adı altında sürdürülen bu saldırılara yanıtı emekçilerin işyerlerinde vereceğini belirten İlknur Bilgen, KESK ve Kamu-Sen’in 23 Mayısta yapacağı grevin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. SGK emekçilerinin işyerlerinde grev için sağlayacağı birliğin “performans” dayatmasına karşı verilecek mücadelenin de bir dayanağı olduğunu ifade eden Bilgen, tüm SGK emekçilerini 23 Mayısta greve çıkarak, saldırılara yanıt vermeye çağırdı.
(Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net